Londra Gatwick Havalimanı, Robot Vale Denemelerine Hazırlanıyor

2018 yılında 46 milyon yolcuya hizmet veren ve tek pistli havalimanları arasında bu bakımdan dünyanın bir numarası konumunda bulunan Londra Gatwick Havalimanı, otoparklarında kullanılmak üzere robot vale denemelerine başlamayı planlıyor.

Önümüzdeki Ağustos ayında başlayacak ve üç ay sürecek denemeler, havalimanının güney terminalinin yakınında bulunan “uzun süreli” otoparkta gerçekleştirilecek.

Stanley Robotics tarafından geliştirilen ve “Stan” adı verilen robot vale ile havalimanlarındaki otopark işletmelerinin verimliliğinin artırılması hedefleniyor.

Stan halihazırda, Paris Charles de Gaulle Havalimanı’nda kullanılmakta.

Robot Vale “Stan”

Gatwick’te Denemeler Nasıl Yapılacak?

Gatwick’teki robot vale denemeleri, Zone B olarak adlandırılan ve düz bir alan üzerinde açık hava otoparkı şeklinde düzenlenen bölgede yapılacak.

2016 yılında bizzat ziyaret edip görme fırsatını bulduğumuz bu alanda yolcular, otomobillerini kendileri park ediyor.

Bu durum hem yer bulma gerilimini yaşayan yolcuları sıkıntıya sokuyor, hem de yan yana park halindeki araçların giriş çıkışında zaman zaman küçük hasarlar yaşanmasına yol açıyor.

Zone B’nin araç park kapasitesi 2.350.

Deneme süresi boyunca, 270 araçlık bir bölüm, robot vale kullanımına ayrılacak.

Robot vale kullanmak isteyen yolcular araçlarını, bu iş için belirlenen teslim noktalarına bırakacak ve aracın anahtarını kendisinde tutacak.

Yolcu buradan, servis otobüsüne binerek terminale gidecek.

Robot vale “Stan”, park edilmesi gereken bir aracın geldiğini otomatik olarak tespit edecek, yavaşça onun altına kayacak ve tekerleklerini hafifçe kaldırarak, boş olan park pozisyonlarından bir tanesine götürecek.

Yolcular araçlarını teslim ederken aynı zamanda orada bulunan bir kiosk üzerinden uçuş bilgilerini de girecek.

Bu sayede yolcunun Gatwick Havalimanı’na ne zaman döneceği sistem tarafından otomatik olarak takip edilecek ve Stan, gereken saatte aracı yeniden teslim noktasına getirecek.

Yolcular bir yandan zaman kazanırken, diğer yandan da boş park pozisyonu bulma sıkıntısından kurtulmuş olacak.

Gatwick Havalimanı otopark işletmesi de vale olarak çalıştıracağı personel bulma mecburiyetinde kalmayacak.

Zira ister inanın ister inanmayın, Gatwick’teki otopark işletmelerinde çalıştıracak vale bulmak pek de kolay değil.

Gatwick Havalimanı, Teknoloji ile Büyüyor

Son derece kısıtlı bir alanda oldukça fazla sayıda yolcuya hizmet veren Gatwick Havalimanı, her noktada kullanmaya çalıştığı yeni teknolojiler ile kapasitesini artırmaya çalışıyor.

Kısaca hatırlatmak gerekirse, Gatwick, 2017 yılında dünyanın en kapsamlı “artırılmış gerçeklik” (augmented reality) teknolojisi kullanan havalimanı haline gelmişti.

Yeni uygulama sayesinde terminal operasyonunun verimliliğinin artırılması amaçlanmıştı.

Yolcu akış hızı, kuyrukta bekleme süreleri, sıkışıklık olan noktalar, yığılma yaşanan alanlar gibi önemli operasyonel veriler, bu gibi uygulamalar üzerinden toplanarak, işletmeye yönelik gerekli iyileştirmeler ve anlık müdahaleler yapılabiliyor.

Gatwick Havalimanı kapsamlı bir “artırılmış gerçeklik” çalışması başlattı (Mayıs 2017)

Gatwick diğer bir proje kapsamında da aprondaki ulaşımı sağlamak amacıyla kullandığı otobüslerin bir bölümünü, sürücüsüz olanlarıyla değiştirme yönünde bir deneme yapmıştı.

Sürücüsüz otobüsler ilk aşamada, havalimanının hava tarafında çalışan personelin PAT sahasındaki ulaşımında kullanılacak.

Denemelerin başarılı olması halinde, bu işin kapsamı genişletilecek ve açık park pozisyonundaki uçaklara gitmesi gereken uçuş ekiplerinin ve yolcuların taşınmasında da aynı otobüslerden faydalanılacak.

2020 yılı ortalarında Gatwick Havalimanı, halen taksi yolu olarak veya acil durumlarda ana pistin yerine kullanılan yedek pisti standart kullanıma açmayı planlıyor.

Bu durum, havalimanındaki uçuş kapasitesinin %30 oranında artması ve yılda 80.000 yeni sefer planlanabilmesi anlamına geliyor.

Bu çerçevede bakıldığında, gelecek yıllarda artması neredeyse kesin olan yolcu sayısına karşı Gatwick Havalimanı’nın sürekli bir biçimde teknolojiye yatırım yapması hiç de şaşırtıcı değil.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.