Brexit Öncesi, Havayolu Şirketleri Endişeli

Easyjet_Airbus_A319_G-EZBTBirleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden çıkışı, ya da diğer bir ifadeyle Brexit süreci sancılı bir biçimde devam ediyor.

İngiltere Başbakanı Theresa May, 29 Mart 2017 tarihinde Brexit sürecini resmen başlatırken, sürecin yaklaşık olarak iki yılda tamamlanması öngörülmüştü.

Brexit’in özellikle Avrupa sivil havacılığına ne gibi etkileri olabileceğini, geçtiğimiz yıl bu konuda yapılan referandumun hemen ardından Havayolu 101’de ele almıştık.

Zira küresel ekonominin uluslararası düzlemde en fazla regüle edilmiş sektörlerinden bir tanesi olan havayolu işletmeciliğini esnetmek hiç kolay değil.

Zaten AB içerisindeki havayolu pazarının serbestleştirilme süreci de uzun ve sancılı bir biçimde hayata geçirilmişti.

AB iç hat havayolu pazarının serbestleşmesiyle birlikte, “düşük maliyetli taşıyıcı” olarak tâbir edilen havayolu şirketleri hızla büyümeye başlamıştı.

Klasik havayolu şirketlerinden farklı olarak, iş modelini tek bir merkez (hub) üzerinden “topla & dağıt” sistemi üzerine kurmayan bu şirketler, AB genelindeki bir çok farklı kente uçuş düzenler hale geldiler.

Bu iş modelini benimseyen bir çok farklı havayolu şirketi kurulmuş olsa da özellikle İrlanda tescilli Ryanair ve İngiltere tescilli easyJet ön plana çıktılar.

İkiliye sonraki yıllarda, Macaristan tescilli Wizz Air de katıldı.

Örnek vermek gerekirse; İrlanda tescilli olmasına karşın Ryanair, Avrupa genelinde 84 farklı merkezde bulunuyor ve günlük 1.800’den fazla uçuşla 33 ülkeyi birbirine bağlıyor.

Serbestleşme ve buna paralel bir biçimde hızla yaygınlaşan düşük maliyetli taşıyıcılar, AB’nin kendi içerisindeki entegrasyonun en önemli motoru haline dönüştü.

Bu noktada Ryanair ve easyjet’in İngiltere pazarıyla ilgili durumları önem kazanıyor.

Ryanair CMO’su Kenny Jacobs geçtiğimiz Mart ayında yaptığı bir açıklamada, önümüzdeki iki yıllık süre içerisinde İngiltere ile AB arasında havacılıkla ilgili gerekli ikili anlaşmaların tamamlanmaması durumunda, 2019 yılının Mart ayı ve sonrasında ciddi problemlerin yaşabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Brexit Öncesi, Havayolu Şirketleri Endişeli

easyJet

Gidişatın farkında olan düşük maliyetli taşıyıcılar, kendi imkânları çerçevesinde tedbirler almaya başladı.

İngiltere merkezli easyJet, Avrupa Birliği kapsamındaki haklarının kaybolmaması için, Viyana’da “easyJet Europe” adı altında yeni bir havayolu şirketi kuracağını açıkladı.

easyJet, yeni kuracağı bu şirket için bir “Havayolu İşletme Ruhsatı” (AOC: Air Operator’s Certificate) alacak ve filosundaki mevcut 110 uçağı yeni ruhsat altında faaliyet gösterecek şekilde yeniden tescil ettirecek.

Şirket sadece bu tescil işlemi için 13 milyon USD ödeme yapmak zorunda kalacak.

Jet2.com

Brexit’e hazırlanan bir diğer havayolu şirketi ise Jet2.com.

Seyahat pazarına odaklı çalışan Jet2.com’un sahibi olan Dart Group, Avrupa Birliği’ndeki uçuş haklarını kaybetmemek için, mülkiyet yapısını değiştirmeye hazırlanıyor.

Şirketin ana sözleşmesine eklenecek bir madde ile, Avrupa Birliği kökenli hissedarların toplam içerisindeki payının yarıdan fazla olması sağlanacak.

Ryanair

Brexit konusunda baştan beri en yüksek sesle görüşlerini kamuoyu ile paylaşan Ryanair yönetimi de, Jet2.com’dakine benzer bir biçimde, şirketin mülkiyet yapısına eğilecek.

2016 yılı sonu verisine göre Ryanair’in %53,6 oranındaki bölümü, Avrupa Birliği merkezli yatırımcılara ait.

Ancak bu orana, henüz birlikten ayrılmamış olan İngiltere de dâhil ve İngiltere merkezli yatırımcıların Ryanair’deki payı %20 seviyesinde.

Şirket yönetimi bu yüzden İngiltere merkezli yatırımcıların ellerinde bulunan Ryanair hisselerini önümüzdeki günlerde satmak zorunda kalabileceklerini belirtiyor.

IAG

British Airways, Iberia, Vueling ve Aer Lingus’un çatı şirketi olan IAG de, Brexit’e hazırlık yapıyor.

İspanya merkezli bir şirket konumundaki IAG’nin bünyesindeki havayolu şirketlerinin hisseleri hem İngiltere hem de İspanya’daki borsalarda işlem görüyor.

Dolayısıyla Brexit sonrasında IAG’nin ne şekilde faaliyet göstereceği daha da karmaşık bir durumda.

IAG CEO’su Willie Walsh Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada, üye ülkelerin hükümetlerine, sivil havacılık sektörünü serbestleştirmeleri çağrısında bulundu.

Walsh en azından kısa vadede, Avrupa Birliği ile İngiltere arasındaki havacılıkla ilgili kuralların esnetilerek, Brexit sonrasında mülkiyet temelli herhangi bir sorun yaşanmaması gerektiğini belirtti.

İngiltere, Brexit Sonrası Dönem İçin Danışmanlık Süreci Başlattı

Sektörde yaşanan kafa karışıklığına bir son vermek isteyen İngiliz hükümeti, konuyla ilgili bir danışmanlık süreci başlattı.

Yapılacak fikir alışverişlerinin ardından, İngiltere’nin uzun vadeli havacılık stratejisi belirlenecek.

Süreç 18 ay devam edecek ve 2018 yılının sonunda bir rapor halinde kamuoyu ile paylaşılacak.

Müşteri hizmetleri, güvenlik, bagaj, çevresel etkiler gibi bir çok konu, danışmanlık süreci boyunca ele alınacak.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.