Brexit, Avrupalı Bazı Havayollarının Mülkiyet Yapısını Etkiliyor

İngiltere’nin 23 Haziran 2016 tarihinde yapılan referandumla birlikte başlayan Avrupa Birliği’nden (AB) çıkış süreci (Brexit), 31 Aralık 2020 tarihi itibarıyla tamamlandı.

Söz konusu referandumdan hemen bir kaç gün sonra kaleme aldığım yazımda, bu işin olumsuz yönde en fazla etkileyeceği sektörlerin başında sivil havacılığın geleceğini söylemiştim.

Avrupa Birliği’nin sivil havacılık açısından tek bir devlet gibi kabul edilmesi ve yıllar içerisinde ilgili kabotaj kurallarının buna göre şekillendirilmesi, Brexit’in ciddi bir sorun üretmesine yol açtı.

Bu sorunun temelinde, havayollarının mülkiyet yapısı yatıyor.

Zira bir havayolunun Avrupa Birliği içerisinde bir iç hat uçuşu yapıyor gibi faaliyet gösterebilmesi için, o havayolunun çoğunluk hissesinin, yine birlik üyesi devletlerin kişi veya kurumlarına ait olması gerekiyor.

Ryanair ve Wizz Air, İlk Adımı Attı

31 Aralık 2020’de tamamlanan Brexit sürecinde açık kalan konulardan bir tanesi işte bu havayolu mülkiyet yapısı sorunu oldu.

Taraflar, bir yıl içerisinde bu meselenin halledilmesi yönünde görüş birliğine vardı.

Gelgelelim, Ryanair ve Wizz Air bu konunun çözülmesini beklemeden ilk adımı attı.

Ryanair, 1 Ocak 2021 itibarıyla AB üyesi olmayan hissedarların yönetimdeki oy haklarının kaldırıldığını bildirdi.

Wizz Air’in de benzer bir kararı uygulamaya sokacağı açıklandı.

İngiltere merkezli havayolu easyJet de mülkiyet konusunda çözüm arayan bir diğer şirket.

EasyJet, AB üyesi olmayan hissedarların oy hakkını tamamen kaldırmak yerine, AB üyesi hissedarların oy oranı %50’nin üzerinde kalacak şekilde bir ayarlamaya gidecek.

Buna göre, şirketin hisselerini en son alanlardan başlamak üzere, AB üyesi olmayan hissedarların oy hakları iptal edilecek.

IAG’de Durum Karışık

Brexit sürecinin belki de en fazla karıştırdığı havayollarının başında International Airlines Group (IAG) geliyor.

IAG bünyesinde British Airways (İngiliz), Iberia (İspanyol), Vueling (İspanyol), Aer Lingus (İrlandalı) gibi havayolları bulunuyor.

IAG’nin şirket merkezi Madrid’de. Yani bu açıdan bakıldığında AB açısından bir sorun görünmüyor.

Fakat IAG’de ciddi bir oranda İngiltere, ABD ve Katar hissesi bulunuyor.

IAG’nin, AB mülkiyet kurallarına uyum sağlanması amacıyla İrlanda ve İspanya’daki şirketlerinde tek tek gerekli hisse ayarlamalarına gideceği belirtiliyor.

İngiltere – AB Arasında Havacılık Anlaşması

Öte yandan Brexit sonrasında İngiltere’nin, AB ile ayrı bir ikili hava ulaştırma anlaşması yapması gerekiyor.

Halihazırda İngiltere’deki havalimanları Avrupa Birliği açısından bir iç hat uçuşu statüsündeyken, Brexit sonrasında bu durum değişecek ve dış hat gibi değerlendirilmeye başlanacak.

İmzalanacak anlaşma, Brexit öncesindeki tam serbestlik halinin devam edip etmeyeceği noktasında belirleyici olacak.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.