ICAO’nun Suriye Hava Sahasına Yönelik 13 Yıllık Uyarısı Kalktı

Suriye sivil havacılık otoritesi, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (ICAO) ülkenin hava sahasına ilişkin 2013 tarihli emniyet uyarısını geri çektiğini açıkladı.

ICAO, 23 Ekim tarihli bir bildirimle, üye devletlere eski uyarının artık geçerli olmadığını duyurdu.

Şam Uçuş Bilgi Bölgesi’ni (FIR) ilgilendiren gelişme, uluslararası uçuşların değerlendirilmesinde yeni bir aşamaya işaret ediyor. Ancak ülkelerin ve düzenleyici kurumların münferit biçimde koyduğu kısıtlamaları kendiliğinden ortadan kaldırmıyor.

Suriye'de havacılık, iç savaşın yaralarını sarmaya çalışıyor.
Suriye’de havacılık, iç savaşın yaralarını sarmaya çalışıyor.

ICAO’nun 22 Mart 2013 tarihli yazısı, Şam FIR içinde uçuş yapacak sivil uçak işletmecilerinin karşılaşabilecekleri emniyet risklerini kapsamlı biçimde değerlendirmesine yönelikti.

Nitekim Qatar Airways’in 2019’da Suriye hava sahasını yeniden kullanmaya başlaması da bu ayrımın somut örneklerinden biriydi.

Şam yönetimi şimdi, eski uyarının geri çekilmesinin hem ülke üzerinden yapılan transit uçuşlar hem de Suriye havalimanlarına yönelik seferler için yeni değerlendirmelerin önünü açmasını bekliyor.

Daha fazla havayolunun dönmesi ve uluslararası bağlantıların genişlemesi, açıklamada belirtilen hedefler arasında bulunuyor. Lâkin bunlar henüz bu karara bağlanabilecek gerçekleşmiş trafik artışı anlamına gelmiyor.

Zira Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı’nın (EASA) Suriye’ye ilişkin çatışma bölgesi bilgi bülteni yürürlükte kalmaya devam ediyor. Son olarak 1 Ekim’de yenilenen CZIB-2017-03R20 numaralı belgenin geçerliliği, daha erken gözden geçirilmediği takdirde 30 Kasım 2026’ya kadar sürüyor.

EASA, ZELAF–BASEM–LOTAX–LATEB hattının batısında bütün irtifalarda uçuş yapılmamasını tavsiye ediyor.

Şam FIR’ın kalan bölümünde ise FL260 uçuş seviyesinin altında operasyon yapılmamasını öneriyor.

Bu seviyede ve üzerinde uçulabilecek diğer kesimler için de ihtiyatlı olunmasını, güncel risk değerlendirmeleri ve alternatif planlar hazırlanmasını istiyor. Bülten, EASA düzenlemelerine tâbi işletmeciler ile AB bağlantılı operasyonlarında EASA’nın üçüncü ülke işletmecisi yetkisini kullanan taşıyıcıları kapsıyor.

Ajansın değerlendirmesinde askerî faaliyetler, füze ve insansız hava aracı hareketliliği, önleme operasyonları ve düşen parçalar risk unsurları arasında sayılıyor.

Dolayısıyla ICAO’nun eski uyarısının kaldırılmasını, Suriye hava sahası için verilmiş koşulsuz bir emniyet onayı gibi okumamak gerekiyor.

Asıl belirleyici olan, ilgili otoritelerin güncel kararları ile havayollarının bunlara dayanarak yapacağı operasyonel değerlendirmeler olacak.