Rusya, Ukrayna’ya saldırması sonrasında karşılaştığı Batı kaynaklı yaptırımları atlatmayı sürdürüyor.
Başarıyla atlatılan bu yaptırımların arasında, sivil havacılık sektörüne yönelik olanlar özellikle dikkat çekiyor.
Bloomberg’ün hazırladığı ayrıntılı bir haber, Rusya’nın sivil havacılık sektöründeki manevralarını açığa çıkarıyor.

Rusya menşeli havayollarının uçurduğu uçak ve taşıdığı yolcu sayısı, neredeyse savaşın başladığı 2022 yılı seviyelerinde seyrediyor.
Aradan geçen dört yılda değişen tek şey, dış hatlardaki kaybın iç hatlarla telafisi olmuş.
Bu zaman dilimine ilişkin olarak Bloomberg’ün elde ettiği ticaret verileri, Batılı üreticilerden Rusya’ya giden uçak parçası aktarımında özellikle, Rusya ile genel olarak petrol ve silah sanayilerinde geniş hacimli ticaret yapan Hindistan’ın bu işte başı çektiğini gösteriyor.
Örnek olarak; uçak parçası işinde Rusya – Ukrayna savaşı başlamadan önceki dört yılda yaklaşık 1,5 milyon dolarlık ithalat/ihracat işlemi yapan bir Hintli firmanın, savaştan sonraki dört yılda toplam 73 milyon dolarlık hacme ulaşmasına dikkat çekiliyor.
Sadece 2025 yılında en az 30 farklı şirketin, Rusya’ya uçak parçası ihraç ettiği belirtiliyor. Gerçek sayınınsa bunun çok daha üzerinde olduğu düşünülüyor. Söz konusu al/sat işlemlerindeki kâr marjının da bir hayli yüksek olduğu biliniyor.

30 Nisan 2026 tarihi itibarıyla Rusya’daki 46 farklı taşıyıcının toplam filo büyüklüğü 838 uçak mertebesinde. Bunun 460 kadarı Airbus ve Boeing üretimi.
İşin ironik yanı, nispeten eski uçaklar uçmayı sürdürürken, Airbus A320neo gibi yeni ama kronik bir motor sorunundan mustarip uçakların giderek devre dışı kalması. Bu tipteki 60 kadar uçağın yarıdan fazlası, son bir yıldır hiç uçmamış.
Zaten bu durum, Rusya’nın sivil havacılık sektöründe son dört yıldır başarıyla yürüttüğü parça tedariği ve teknik bakım operasyonunun bir noktadan sonra sürdürülemez hale gelebileceğine işaret ediyor.
Rusya’nın ABD’den, dondurulmuş varlıklarının bir bölümünü, Boeing üretimi uçak satın almak için serbest bırakmasını talep ettiği biliniyor.
Savaşın uzayıp gitmesi ve Batılı yaptırımların sürmesi, söz konusu baskıyı artıracak gibi görünüyor.
