Türkiye’nin Değişen Ekonomi Politikasında THY’nin Rolü Ne Olacak?

Geçtiğimiz Çarşamba günü (22 Temmuz 2020), Türkiye’nin ekonomi politikalarının geleceğiyle ilgili çok ilginç bir haber çıktı.

Bloomberg’de Kerim Karakaya imzasıyla yayımlanan haberde, Türkiye Varlık Fonu (TVF) CEO’su Zafer Sönmez’in görüşlerine yer verildi.

Gelgelelim, Türkçe yayın yapan haber kaynaklarında pek ilgi görmeyen bu söyleşide son derece önemli fikirler dile getirildi.

Özel sektör girişimlerinin faaliyet göstermekte zorlandığı bazı stratejik sektörlerde TVF olarak kendilerinin yatırım yapacağını belirten Zafer Sönmez, 1980’lerde başlayan ve devletin ekonomideki ağırlığının özelleştirmeler yoluyla azaltılması sürecinin sona erdiğini söyledi.

Sönmez, özel girişim hacminin yetmediği alanlarda TVF’nin devreye girerek bu alanlarda yatırım yapacağına ve  yabancı yatırımcıları çekme, ilgili sektördeki ölçeği büyütme ve pazarı dönüştürme noktasında öncü rol oynayacağına dikkat çekti.

Bununla da yetinmeyen Zafer Sönmez, adeta 1930’lar Türkiye’sini anımsatan bir yaklaşımla, “Girişimci Devlet” kavramını gündeme getirirken, bu kavrama ilişkin başarılı örnekler olarak Singapur ve Malezya’yı gösterdi.

Sönmez ayrıca, özelleştirmelerin ve devleti küçültme yaklaşımının, günümüzün problemlerini çözemeyeceğini iddia etti.

THY’nin Rolü Ne Olacak?

TVF’nin portföyünde Türkiye’deki sekiz farklı sektörden 20 şirket, iki işletme lisansı ve çeşitli taşınmazlar bulunuyor.

Bunların arasında, %49 oranındaki devlet hissesiyle THY de yer alıyor.

Ve işin ilginç yanı, Zafer Sönmez, Covid-19 salgını sonrasında havacılık sektörünün bir konsolidasyon sürecinden geçeceğini ve THY’nin bunun bir parçası olacağını söylüyor.

Maalesef söyleşide bunun ötesinde bir ayrıntı bulunmuyor.

Bu yüzden, Türkiye’nin ekonomi politikasının rotası 40 senelik bir sürecin ardından yeniden “devletçi” söyleme doğru dümen kırarken, THY’nin tam olarak nasıl bir rol oynayacağını kestiremiyoruz.

Konsolidasyondan bahsedilirken Türkiye içi mi, yoksa küresel havacılık sektörü mü kast ediliyor?

Küresel kapsamın kast edildiğini var sayarsak, TVF portföyündeki THY hisseleri yabancı yatırımcılara mı satılacak, yoksa THY, yabancı havayollarına mı tâlip olacak?

Pegasus ve Onur Air gibi özel Türk havayolları bu planda yer alacak mı?

Konsolidasyon denirken, sadece havayolu şirketleri mi gündemde, yoksa sektörün diğer önemli oyuncuları konumundaki havalimanı işletmeleri de buna dahil mi?

Mesela yeni inşa edilen İGA Havalimanı, çoğunluk hissesi Fransızlara ait olan TAV ve bir devlet kurumu olan DHMİ bu fikrin neresinde?

THY ekosisteminin önemli şirketleri SunExpress, THY Teknik ve TGS, bu süreçten nasıl etkilenecek?

Bu soruların cevapları için bir müddet daha beklememiz gerekecek gibi görünüyor.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.