Havayolları Krizden Nasıl Çıkacak?

Havayolları, Coronavirus kaynaklı salgın sebebiyle büyük bir krizin içine yuvarlandı.

Dünyanın dört bir yanından benzer haberler geldi; gelmeye devam ediyor.

Yere çekilen uçaklar, kapatılan hatlar, müthiş şekilde azalan yolcu sayıları, devlet yardımları…

IATA’nın hesaplamasına göre mevcut gidişata göre havayollarının 2020 yılındaki ciro kaybı 250 milyar Dolar’ı bulabilir.

Gelin bugün hep birlikte, havayollarının bu krizden çıkarken neler yapması gerektiğine bir bakalım.

Devlet Yardımları

Havayolu 101’de daha önce bir kaç kez belirttiğim üzere, havayollarının bu muazzam şoktan kendi başlarına kurtulmaları mümkün değil.

Bu yüzden devlet yardımı şart. Zaten ABD’den Çin’e, Çin’den Singapur’a, Singapur’dan Avustralya’ya kadar bir çok yerde oldukça büyük tutarlara ulaşan kurtarma paketleri hazırlandı.

Yeniden Yapılanma

Havayolları uçuş operasyonlarını çok büyük oranda durdurdu. Uçakların neredeyse tamamı yerde yatıyor. Havalimanları bomboş.

Şirketler işte bu fırsattan istifade ederek, yıllardır öteledikleri yeniden yapılandırma programlarını devreye sokabilir.

Her türlü konuda daha sonraki tarihlere programlanan bakım, yenileme, değiştirme gibi işlemler öne çekilebilir.

Havalimanları pistlerin bakımını yapabilir, terminal binalarını elden geçirebilir.

Böylece bu müsait zaman çok daha verimli bir biçimde değerlendirilmiş olur.

Muhtemel Şirket Birleşmeleri

Her ne kadar devletler yardım yapsa da neticede bu işin bir sınırı var.

Özellikle küçük devletler ve bunların havayolları için durum daha hassas.

Polonya, Çekya, Hırvatistan, Sırbistan gibi devletlerin bu süreçten nasıl kurtulacağı muamma.

Buralardaki havayollarının sektörden tamamen çekilmesi veya Avrupa’daki üç büyük havayolu grubundan bir tanesinin çatısı altına girmesi sürpriz olmayacaktır.

Bölgesel Farklılık

Havayolları, toparlanma dönemine çok iyi bir biçimde hazırlanmalı.

Toparlanma sürecinin dünya genelinde aynı olmayacağı, bölgeden bölgeye ciddi farklılıklar olacağı kesinlikle unutulmamalı.

Mesela Doğu Asya ve Kuzey Amerika daha hızlı bir biçimde düzelirken, Avrupa’nın biraz daha geriden gelmesi muhtemel.

Hatta Avrupa içinde de normalleşme sürecinin ülkeden ülkeye değişeceği aşikâr.

Yine iç hat – dış hat ayrımına dikkat edilmeli. ABD, Çin gibi çok geniş iç hat pazarına sahip devletlerin bu konuda daha şanslı olduğu söylenebilir.

Ancak Avrupa’daki bir çok ülkenin iç hat havayolu pazarının ya çok küçük olduğu ya da hiç olmadığı açık bir gerçek.

Yolcu Profili

Havayollarının hesaba katması gereken bir diğer husus, havayolu ile seyahat eden yolcuların profili.

Kimi insanlar hem işleri hem de tamamen kişisel hayat tarzları sebebiyle, uçuşlar başlar başlamaz yeniden uçağa binmeye başlayabilir.

Ancak acil veya mecburî bir durumu olmayan veya nispeten daha temkinli bir kişiliğe sahip olanlar ise daha uzunca bir süre uçaklardan uzak durabilir.

Network Planlama

Önümüzdeki aylar havayolları için gerçekten sıra dışı bir deneyim olacak.

Zira şirketler, adeta sıfırdan kurulan bir havayolu gibi planlama yapacak.

Bu işin ilk adımı ise network yani uçuş ağı planlaması ile başlayacak.

Yukarıda değindiğim iki husus çerçevesinde, yani bölgesel düzelme ve yolcu talebi doğrultusunda havayolları uçuş ağlarını sil baştan oluşturacak.

Örneğin, kriz öncesinde 100 dış hat, 25 iç hat noktasına uçan bir havayolunun, kriz sonrasında sadece 25 dış hat ve 10 iç hat noktasına uçarak işe başlaması şaşırtıcı olmayacaktır.

Filo Planlama

Network planlamanın ardından, filo planlaması gelecek.

Şu an itibarıyla dünya genelindeki yolcu uçaklarının yarısı yerde bekliyor.

Bu uçakların bir bölümü göklere hiç bir zaman dönemeyecek.

Bir çok havayolu daha şimdiden Airbus A380, Boeing 747 gibi işletmesi pahalı uçakları ıskartaya ayırmaya başladı bile.

Sektör kriz öncesi seviyelerine yeniden döndüğünde, eskisine göre daha genç ve dolayısıyla çok daha verimli bir filo yapısıyla yoluna devam ediyor olacak.

Havayolu İttifakları

Network ve filo planlaması yaparken, havayolu ittifakları önemli rol oynayabilir.

Özellikle birbirleriyle gerçekten yakın çalışan havayolları, ortak hareket ederek bu dönemi çok daha kolay atlatabilir.

Uçak İçi Ürün ve Hizmetler

Kriz sonrası dönemde yolcuların önceliği, seyahatlerini sağlıklı bir biçime tamamlamak olacak.

Yolcular bu yüzden özellikle uçak içi ikram ve yine özellikle uzun uçuşlarda dağıtılan yastık, battaniye, konfor paketleri gibi noktalarında daha çekingen olacaktır.

Açık yemek ikramı yerine, paketli basit atıştırmalıklar ön plana çıkacak.

Bu durum havayollarının da işine gelecek. Zira bu şekilde maliyetlerini kısa vadede düşürmüş olacaklar.

İşi abartıp, uçaklardaki internet ve canlı TV bağlantısını kesecek havayolları dahi görülebilir.

Kargo Operasyonu

Yolcu uçakları durdu ama kargo operasyonu tam gaz devam ediyor.

Kargo uçağı filosuna sahip havayolları, genel olarak uğradıkları zararın çok küçük de olsa bir bölümünü buradan karşılıyor.

Krizden çıkış süreci boyunca da kargo uçağı operasyonu ön planda olacak.

Zira normal şartlarda, hava kargonun yarısı kargo uçakları, diğer yarısı ise yolcu uçaklarıyla taşınıyordu.

Bu yüzden şu an itibarıyla hava kargo tarafından çok ciddi bir arz ihtiyacı belirmiş durumda ve gelecek aylarda da devam edecek.

Türkiye’de Durum

Türkiye sivil havacılık sektörünün bu krizi atlatmak için çok dikkatli davranması gerektiğini düşünüyorum.

Öncelikle devlet desteğinin ne şekilde ve hangi boyutta olduğunun açıklanması gerekiyor.

Bunun akabinde, iç hat pazarının büyüklüğü avantajının kullanılması şart.

Salgın hastalıkla mücadelenin başarılı olması şartıyla, Mayıs ayının sonundaki Ramazan Bayramı’ndan bir kaç gün önce iç hat uçuşları yeniden başlatılabilir.

Bu noktada THY ve Pegasus’un makul bir biçimde hareket ederek, hem yolcu hem de şirket menfaatleri doğrultusunda planlama yapmaları gerekiyor.

Hatta belki de bu olağanüstü dönem sebebiyle SHGM’nin devreye girerek, iç hat planlamasını koordine etmesi daha uygun olabilir.

İç hatların ardından, Haziran – Temmuz aylarından itibaren dış hatlarda da benzer hareketlenme gelecektir.

Yukarıda belirttiğim, bölgesel toparlanma ve yolcu profili ayrımı ve havayolu ittifakları çerçevesinde hangi hatlara uçulacağına karar verilir.

Böylelikle mümkün olan en hızlı bir biçimde sektörün toparlanması sağlanmış olur.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.