Uçağın Akaryakıtı Donarsa Ne Olur?

Jet motorlu yolcu uçaklarında kullanılan ve Jet A1 olarak adlandırılan akaryakıtın donma derecesi -47°C civarındadır.

Jet A1’in parlama derecesi 38°C ve kendi kendine alev alma derecesi ise 210°C’dir.

Yüksek irtifadaki çok düşük sıcaklıklarda kolay kolay donmaması ve bir kaza durumunda yangın çıkma riskini mümkün olan en az seviyeye indirmesi sebebiyle uçaklarda, Jet A1 türü yakıt tercih edilmektedir.

(Amerika Birleşik Devletleri’nde, donma derecesi -40°C olan Jet A türü akaryakıt kullanılmaktadır.)

British Airways – Boeing 777 (17 Ocak 2008)

Uçaklar normal seyir irtifasına yükseldiğinde, dışarıdaki hava sıcaklığı -57°C ve hatta daha da soğuk olabilir.

Bu durum, genelde kanatların içinde depolanan akaryakıtın her geçen süre soğumasına yol açar.

Donma sıcaklığının 6 derece kadar daha altına inilmesi halinde uçak yakıtı, balmumu kıvamını alacak ve uçağın motorlarına yakıt pompalanması duracaktır.

Bu yüzden uçaklarda buna karşı bir kaç temel tedbir yer almaktadır:

  1. Son derece sıcak olan motor yağı, soğutulması amacıyla, “Fuel Oil Heat Exchanger” adı verilen sistem aracılığıyla, akaryakıt borularına bitişik bir biçimde devir daim yaptırılır. Bu sayede hem motor yağının sıcaklığı düşürülür hem de akaryakıt ısıtılır.
  2. Kanatlardaki yakıt belli aralıklarla, uçağın gövdesinin altında bulunan ve nispeten daha sıcak olan merkezî yakıt tankına pompalanır.
  3. Uçağın sıcak hidrolik boruları, akaryakıt tanklarının çevresinde dolaşacak şekilde tasarlanır.

Yakıtın donması son derece tehlikeli olduğundan, yerleştirilen çeşitli sensörlerle yakıtın sıcaklığı sürekli bir biçimde kontrol edilir.

Risk oluşturması muhtemel bir durum belirdiğinde, pilotlar, uçağın hızını artırarak veya uçuş irtifasını düşürerek, depolardaki akaryakıtın sıcaklığının artmasını sağlarlar.

British Airways – BA38 Uçuşu

Alınan çok sayıda tedbir sayesinde, yolcu uçaklarının akaryakıtının donması sebebiyle meydana gelen kaza sayısı yok denecek kadar azdır.

Bir istisna hariç.

17 Ocak 2008 tarihinde Pekin – Londra seferini (BA38) icra etmekte olan, British Airways’e ait bir Boeing 777-200ER tipi uçak, havalimanına yaklaşmanın son anlarında motorlarında ani bir güç kaybı yaşamış ve çok sert bir iniş yapmak zorunda kalmıştır.

Yapılan araştırmada, akaryakıt borularında meydana gelen donma, kazanın ana sebebi olarak tespit edilmiştir.

British Airways uçağı, Pekin – Londra arasındaki rota üzerinde -74°C’ye kadar düşen çok soğuk hava akımlarının içinden geçmiştir.

Her zaman için uçakların yakıt depolarında küçük bir oranda da olsa su bulunmaktadır ve işte bu su, akaryakıt borularında buzlanmaya yol açmıştır.

İşin ilginç yanı, yukarıda değindiğimiz Fuel Oil Heat Exchanger adlı sistem kazada büyük rol oynamıştır.

Motorlara nispeten düşük bir güç uygulanarak gerçekleştirilen alçalmanın ardından son yaklaşma sırasında pilotlar, normal prosedürdeki gibi motorlara daha fazla güç vermiştir.

Bunun üzerine, akaryakıt borularında oluşmuş olan buz, parçalanarak, Fuel Oil Heat Exchanger sisteminin giriş bölümüne ulaşmış ve burayı tıkamıştır.

Tıkanıklık sebebiyle her iki motorda da aynı anda güç kaybı yaşanmıştır. Uçak, yerden 150 metre kadar yüksekteyken meydana gelen bu olay sonrasında piste doğru süzülmeye başlamıştır.

Ancak uçak piste ulaşmayı başaramamış ve piste bir kaç yüz metre kala yere temas etmiştir.

Uçakta bulunan 136 yolcu ve 16 mürettebat başarılı bir biçimde tahliye edilmiştir.

Kazanın sebebinin tespit edilmesinin ardından, Fuel Oil Heat Exchanger sistemde gerekli düzeltme işlemi yapılmış ve sistemin giriş bölümleri, daha fazla buzla başa çıkabilecek şekilde yeniden tasarlanmıştır.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.