Havayolu Sektöründe “Blockchain” Uygulamaları

Kripto paralar özellikle son iki – üç yıldır uluslararası finans piyasalarında fırtına gibi esiyor.

Bitcoin ve Ethereum artık küçük yatırımcıların dahi gündeminde.

Kripto paraların önümüzdeki yıllarda daha yaygın bir biçimde hayatımızda rol oynayacağı öngörülüyor.

Bununla birlikte, asıl odaklanılması gereken şey, kripto paraların kendisinden ziyade, üzerinde kurulmuş oldukları Blockchain tekniği.

Blockchain, bir verinin, herhangi bir aracıya ihtiyaç duyulmaksızın iki taraf arasında doğrudan değiş tokuşuna imkân sağlayan tekniğe verilen addır.

Bir bilgisayar ağında bulunan taraflar, şifreli kimliklerle işlemleri anonim bir biçimde gerçekleştirir. Her bir işlem daha sonra değiştirilmesi mümkün olmayan yeni bir işlem zincirine eklenir ve aynı ağdaki diğer tüm kullanıcılara otomatik olarak dağıtılır.

Bu sayede, gerçekleştirilen işlemlerin güvenliği sağlanır.

İlk haline gelebilme (resilience), takip edilebilir olma (traceability), bütünlük (integrity) ve aracısız olma (disintermediation), blockchain’in en temel dört özelliğidir.

Günümüzde bir aracı üzerinden yapılan işlemlerin gelecek yıllarda, blockchain tekniği kullanılarak aracısız bir biçimde gerçekleştirilmesi mümkün olabilir.

Mesela; halihazırda bankacılık sistemi üzerinden yapılan EFT, havale, swift gibi para transferleri, blockchain tekniği üzerine kurulmuş kripto paralar ile aracısız bir biçimde gerçekleştirilebilecektir. Böyle işlemlerde aslında bir para transferi yapılmamakta; sadece söz konusu kripto paranın sahipliği el değiştirmektedir.

Yine bir aracının “şahitliği” ile gerçekleşen hizmet veya mal alım-satım işlemlerini de, blockchain tekniği ile kurulmuş sözleşme yapısı (smart contract: akıllı sözleşme) üzerinden hem hızlı hem güvenli hem de daha ucuz bir biçimde yapma imkânı doğacaktır.

Havayolu Sektöründe “Blockchain” Uygulamaları

“Tarlada 50 Kuruş, markette 5 TL”.

Ülkemizde bir sebzenin veya meyvenin, üretici ile son tüketici arasında geçirmiş olduğu yolculuğun basit bir özetidir bu cümle.

Üretici ile tüketici arasına giren “aracı” katmanının sayısı arttıkça, söz konusu ürünün fiyatı da kaçınılmaz bir biçimde yükselmekte.

Aracıların ortadan kalktığı güvenli bir işlem ortamı denildiğinde akıllara, blockchain tekniğinin yaygınlaşmasıyla beraber en fazla etkilenmesi muhtemel sektörlerin başında seyahat geliyor.

Kimliğin doğrulanması, rezervasyon ve ödeme yöntemleri, seyahat sektöründe aracıların en fazla rol oynadığı kilit noktalar olarak öne çıkıyor.

Dubai Havalimanı: Pasaport Yerine Cep Telefonu

2017 yılının ortalarında Emirates ve Dubai Havalimanı ile ilgili devlet kurumlarının işbirliği sonucunda hayata geçirilen bir proje sonucunda, yolcuların pasaport yerine kendi cep telefonlarını kullanabilmeleri mümkün hale geldi.

Terminal 3’ü kullanan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) çıkış yapan yolcular, terminalde akıllı kapıları (e-gate) kullanarak bu hizmetten faydalanabiliyor.

UAE Wallet

UAE Wallet adı verilen mobil uygulamanın cep telefonuna yüklenmesinin ardından, yolcunun BAE kimlik kartı, pasaport bilgisi ve e-gate kartı dijital ortamda bir araya getirilmiş oluyor.

Yeni imkândan faydalanan yolcuların pasaport kontrol işleminin 9 – 12 saniye gibi son derece kısa bir süre içerisinde tamamlanacağı öngörülüyor.

Söz konusu işlem, yolcunun e-gate’te parmak izini taratması ve cep telefonunun ekranını okutması ile tamamlanıyor.

Blockchain altyapısı kullanılan bu önemli projede BAE, Object Tech adlı firmayla çalışıyor.

Lufthansa, Yolcularına “Aracısız” Satış Yapmak İstiyor

Blockchain işine ciddi bir biçimde eğilen havayollarının başında Lufthansa geliyor.

2017 yılında İsviçre merkezli Winding Tree firmasıyla içerik ortaklığı anlaşması yapan Lufthansa, seyahat sektöründe blockchain temelli ilk pazar yerini geliştirme çalışmalarına katkıda bulunuyor.

Winding Tree’nin Ethereum ağını kullanarak geliştirdiği pazar yeri sayesinde, bir yandan hizmet sağlayıcıların kâr marjının artırılması, diğer yandan da seyahat etmenin daha ucuz hale getirilmesi hedefleniyor.

Günümüzde havayolları ile yolcular arasında GDS adı verilen küresel rezervasyon sistem sağlayıcıları ve acente kanalı bulunuyor.

Söz konusu aracı katmanın havayollarından ve yolculardan komisyon ve hizmet bedeli adı altında tahsil ettiği meblağ, her yıl milyarlarca USD’yi buluyor.

Lufthansa Industry Solutions – Blockchain for Aviation (BC4A)

Lufthansa Group bünyesinde yer alan ve her sektörden firmayla teknoloji projeleri geliştiren Lufthansa Industry Solutions, Blockchain for Aviation (BC4A) adlı bir inisiyatif başlatarak, ilgilenen herkesi birlikte çalışmaya davet etti.

Singapore Airlines, Sadakat Programında Blockchain Kullanacak

Blockchain tabanlı projelere hız veren bir diğer havayolu şirketi, Singapore Airlines.

Şirket, KrisFlyer adlı sadakat programı için geliştirilecek bir dijital cüzdan uygulaması ile üyelerine, bu farklı teknoloji ile tanışma fırsatı verecek.

Önümüzdeki bir kaç ay içerisinde kullanıma hazır hale getirilmesi hedeflenen uygulama, üyelerin yanı sıra, KrisFlyer işortakları tarafından da kullanılabilecek.

Program üyelerinin hesaplarında biriken miller “sayısallaştırılarak”, yine program üyesi olan perakende işyerlerinde para yerine işlem görecek.

Singapore Airlines bu önemli projede KPMG Digital Village ve Microsoft ile beraber çalışıyor.

Şirketin CEO’su Goh Choon Phong yaptığı açıklamada, böyle bir konuda blockchain teknolojisini kullanan ilk havayolu şirketi olacaklarını belirtti.

FlightChain: Uçuş Verisi Paylaşımı

Sektördeki en önemli verilerden bir tanesi hiç şüphe yok ki, uçuş bilgisidir.

2017 yılında SITA önderliğinde yapılan ve FlightChain adı verilen bir deneme çalışmasında blockchain tekniğinin, uçuş verisi gibi farklı bilgisayar ağlarında paylaşımı oldukça problemli bir unsurda test edilmesi amaçlandı.

Söz konusu çalışmaya SITA’nın yanı sıra  British Airways, Heathrow Havalimanı, International Airlines Group (IAG), Cenevre Havalimanı ve Miami Havalimanı katıldı.

Ethereum altyapısı üzerinde geliştirilen FlightChain projesinde, herhangi bir uçuşun kalkış veya varış saati değiştiğinde yolcuların kullandığı mobil uygulamalar, havalimanlarındaki uçuş bilgi ekranları ve havayollarına hizmet veren alt yükleniciler gibi noktalara sağlanan uçuş verisinin “doğru” ve “aynı” olması sağlandı.

Bununla birlikte, havayolu sektöründe blockchain kullanımına ilişkin kuralların geliştirilmesi için SITA, IATA, ACI gibi uluslararası kurumların liderlik etmesi tavsiye edildi.

İstanbul Atatürk Havalimanı – Uçuş Bilgi Ekranları

SITA: Aviation Blockchain Sandbox

Havayolu sektörünün önde gelen teknoloji sağlayıcılarından SITA geçtiğimiz Haziran ayında, blockchain‘in potansiyelini araştırmak üzere “Aviation Blockchain Sandbox” adını verdiği bir proje başlatarak, ilgili herkesi davet etti.

SITA Lab tarafından yönetilecek olan proje üç aşamadan oluşuyor:

SITA ilk aşamada, yukarıda değindiğimiz deneysel FlightChain çalışmasını, önümüzdeki Eylül ayında, ilgilenen tüm havayolu ve havalimanı işletmecilerine açacak.

Projenin ikinci fazında, yine gönüllü olan havayolu ve havalimanlarıyla, “akıllı sözleşme” denemeleri yapılacak.

2018’in sonunda başlaması hedeflenen en son adımda ise, katılımcı firmaların kendi alt projelerini başlatıp yönetmelerine izin verilecek.

Uçak Teknik Bakım

Blockchain‘in ilk haline gelebilme (resilience), takip edilebilir olma (traceability), bütünlük (integrity) ve aracısız olma (disintermediation) özellikleri, onu uçak teknik bakım işlemlerinde kullanılabilir kılıyor.

Air France KLM şirketi, özellikle yedek parça tedarik ve montaj süreçlerinde blockchain tekniğinin sağlayabileceği faydaları araştırıyor.

Bu çerçevede, yedek parça kullanımına ilişkin veri paylaşımı ve onay mekanizması mercek altına alınmış durumda.

THY Teknik_001

Mevcut “Aracılar” da Blockchain ile İlgileniyor

Bu arada mevcut durumda çeşitli açılardan birer aracı konumunda olan kurum ve şirketlerin de blockchain ile ilgilendiğini görüyoruz.

Mesela IATA; çok yıllar önce kurduğu ve havayolları ile acenteler arasında ödeme yapılmasını sağlayan BSP (Bank and Settlement Plan) sistemini blockchain tekniği ile geliştirmeyi hedeflediğini duyurdu.

BSP sistemi üzerinden yılda yaklaşık 400 milyar USD işlem gerçekleştiriliyor ve bunun 7,7 milyar USD’lik bölümü banka komisyonlarına gidiyor.

Oysa aracıyı ortadan kaldıracak bir uygulama ile havayolları ve acenteler, BSP olmadan da hesaplaşabilir.

Benzer şekilde, sektörün en büyük aracılarından Amadeus, blockchain’in gelecekte seyahat sektörünü dönüştürebileceğini belirterek, bu yönde projeler geliştirme niyetinde olduğunu açıklamıştı.

Yeni Bir Başlangıç

Havayolu şirketleri, sivil hava taşımacılığı sektörünün beyni gibidirler.

Yürütülen operasyona ilişkin tüm verilerin toplanma ve dağıtılma noktası, havayollarıdır.

Rezervasyon, tehir, güvenlik, kargo, yolcu, bagaj, hizmet sözleşmeleri ve daha çok bir noktaya ilişkin muazzam bir veri akışının yönetimi, havayolları üzerinden gerçekleştirilir.

Hizmet vermeye başladığı ilk yıllardan itibaren daima en yeni teknolojilerin bayraktarlığını yapmış olan havayolu sektörü, mevcut yapısı sebebiyle, blockchain tekniğinin rahatlıkla ve yaygın bir biçimde kullanılmasına imkân verecektir.

Çok değil sadece bir kaç yıl içerisinde, sektörü yeniden şekillendirecek değişimlere şimdiden hazırlanmakta fayda var.

Abdullah Nergiz

Ticarî havayolu sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.