Joon, İstanbul Uçuşlarına Başlıyor

2017 yılının Aralık ayında Air France sürpriz bir kararla, Paris – İstanbul uçuşlarını yeni oluşturduğu “Joon” markası ile icra edeceğini duyurmuştu.

Joon daha önce planladığı şekilde, Paris – İstanbul uçuşlarına önümüzdeki yaz tarifesiyle birlikte başlıyor.

İlk uçuş 25 Mart 2018 tarihinde gerçekleşecek.

Air France-KLM grubunun dijitalleşen dünyaya yönelik tasarladığı yeni havayolu markası Joon, kullanıcılarına sunduğu esneklik, kişiye, ihtiyaca uygun hazırlanan hizmetleri ve uzun mesafeli tüm uçuşlarda eğlence içeriği sunan uçak içi TV sistemi ile dikkat çekiyor.

Joon, tüm uçaklarında kabin içinde eğlence sistemi, spor kıyafetleriyle dikkat çeken dinamik kabin ekibi ve müşteri talebini dikkate alan ekonomi ve business sınıf hizmetleriyle yolcularına pek çok yenilik sunuyor.

İmza attığı iş birlikleriyle, dijitalleşme yolculuğunun yepyeni, dinamik ve ayrıcalıklı markası Joon, AirBnb, Travelcar, Waynabox ve BHV Marais gibi yeni nesil seyahat ve deneyim markalarıyla iş birliklerine de imza atarak yolcularına; konaklama, araba kiralama, park, alışveriş ve concierge servislerinde kolaylık içeren kampanya ve fırsatlar sunuyor.

Joon ayrıca, yemek sunumları ve gurme ürün çeşidiyle de kendinden söz ettirecek.

Joon (uçak içi ikram)

Neticede Air France’ın bu stratejik kararıyla birlikte, Avrupalı önemli bir taşıyıcı daha, en azından ana markası ile, İstanbul pazarından çıkış yapmış olacak.

Maalesef Avrupa’dan İstanbul’a sefer yapan sadece üç büyük marka kalmış durumda. Lufthansa, British Airways ve KLM, halen Atatürk Havalimanı seferlerine devam eden önde gelen havayolu şirketleri.

Öte yandan Air France’ın Türkiye’deki tarihi oldukça eski.

Şirket, farklı isimlerle olmakla birlikte, 1922 yılından bu yana İstanbul’a sefer düzenlemekte.

Air France bunun yanı sıra, 1926 yılından 1935 yılına dek, İstanbul Yeşilköy Havalimanı’nda kendisine ait bir takım tesislerin de işletmesini gerçekleştirmişti.

Joon: Air France’ın Yeni Nesil Markası

Air France, uzunca bir süredir üzerinde çalıştığı yeni nesil havayolu markasının duyurusunu geçtiğimiz yaz aylarında yapmıştı.

Paris-Charles de Gaulle Havalimanı merkezli olarak Eylül ayında orta menzilli hatlarda seferlere başlayan JOON, 2018 yılı yaz mevsiminde uzun menzilli hatları da kapsamıaltına alacak.

Yeni markanın hedef kitlesi, 18-35 yaş aralığındaki, çalışan genç nesil olacak. Bu neslin en önde gelen özelliğinin internetle içli dışlı olması sebebiyle JOON markası da buna göre tasarlandı.

Air France tarafından yapılan basın açıklamasında JOON markasının kendisine has ürün ve hizmetler sunacağı ve bir “düşük maliyetli havayolu” şirketi olmadığı özellikle vurgulanmıştı.

Dünyanın dört bir yanındaki farklı farklı dillerde rahatça telaffuz edilecek bir isim olan JOON, bir “ruh hâli” ve “yaşam tarzı markası” olarak tanımlanmıştı.

Yeni şirketin kabin memurları, hedef kitlesi olan yolcular gibi giyinecek. Mavi – beyaz renklerdeki üniformalar, güncel, rahat, modaya uygun ve minimalist bir tasarıma sahip.

2020 yılına gelindiğinde, Air France’ın toplam uçuşlarının %10 oranındaki bölümünün JOON çatısı altında gerçekleştirilmesi hedefleniyor.

JOON filosunda, 2018 yılı sonuna kadar 18 adet orta menzilli ve 2020 sonuna kadar da 10 adet uzun menzilli uçağın dahil edileceği belirtiliyor.

JOON projesi çerçevesinde, 2020 yılına gelindiğinde 10 adet geniş gövdeli uçağın, özellikle rekabetin çok yoğun olduğu turistik hatlarda kullanılması hedefleniyor.

Neticede 2021 yılına gelindiğinde JOON filosunda 6 adet A320, 12 adet A321 ve 10 adet A350 yer alması planlanıyor.

Yeni markanın ilk aşamadaki muhtemel destinasyonlarının İtalya, Almanya, İspanya ve Türkiye’deki noktalar olacağını zaten biliyorduk.

Ama samimi olmak gerekirse, Air France’ın ana markasının Paris – İstanbul hattından çekilerek yerine Joon markasının yerleştirilmesini hiç beklemiyorduk.

Hatırlanacağı üzere Air France, 2017 yılı başında ülkemizden AtlasGlobal firması ile bir codeshare anlaşması imzalayarak, Paris – İstanbul hattında işbirliğine gitmişti.

Abdullah Nergiz

Ticarî havayolu sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.