Boeing 777X, Vergi Desteği Alabilecek mi?

Boeing 777X_005

Boeing 777X

Boeing tarafından ilk olarak 2013 yılında duyurulan ve halen üretim aşamasındaki en yeni uçak durumundaki Boeing 777X, 2017 yılında deneme uçuşlarına başlıyor.

Boeing 777X ailesinin resmen açıklanan -8X ve -9X; ve henüz düşünce aşamasında olan -8LX (ultra uzun menzilli) gibi, değişik konfigurasyonlara sahip alt modelleri bulunuyor.

Yapılacak testlerin ardından ilk uçak, 2020 yılında resmen hizmete girecek.

2020 yılında Boeing’in aylık toplam yolcu uçağı üretimi sayısı ise 76’ya ulaşacak.

Üretilen ilk model, 777-9 tipi olacak.

Hepimizin mâlûmudur; uçak üretimi son derece pahalı bir iş.

Dünyanın lider uçak üreticilerinden olsa da, Boeing firması da bu yeni uçağı için bir süredir yerel otoriteler ile sübvansiyon sağlanması hususunda görüşmelere devam etmekteydi.

Bu çerçevede, Boeing’in üretim merkezinin bulunduğu Washington eyaleti, 777X projesiyle ilgili olarak bir vergi avantajı sağlama sözü vermişti.

Ancak Dünya Ticaret Örgütü’nden (DTÖ) dün gelen haber, Boeing’in canını sıkacak cinsten.

Örgüt, Washington eyaletinin 777X projesi için sağlamaya hazırlandığı vergi avantajının, yasaklı sübvansiyonlar arasında yer aldığına hükmetti.

DTÖ, söz konusu vergi avantajının, Washington eyaletinin 2013 yılında Boeing henüz 777X projesinin üretim noktasını saptama aşamasındayken sağlamış olduğu vergi indirimine bir ilave olduğunu ve bu yüzden kabul edilmesinin mümkün olmadığını belirtti.

DTÖ, iptal kararı aldığı vergi avantajının toplam tutarı hakkında bilgi vermezken, Avrupa Birliği’nin ilgili kurumları, Boeing’in mahrum kalacağı rakamın yaklaşık 5,7 milyar USD mertebesinde olduğunu belirtiyor.

DTÖ kararında, Washington eyaleti tarafından sağlanan vergi avantajı çerçevesinde doğan tutarın, 90 gün içerisinde iade edilmesi gerektiğini de vurguluyor.

Böylece, Boeing ve Avrupalı rakibi Airbus arasında 12 yıldır devam etmekte olan anlaşmazlıkta yeni bir aşamaya geçilmiş olundu.

Taraflar birbirlerini, milyarlarca dolar tutarıda haksız devlet desteği almakla itham ediyor.

Öte yandan Airbus, Boeing’in şimdiye kadar elde ettiği haksız devlet desteği sebebiyle, 50 milyar USD tutarında satış kaybı yaşadığını iddia ediyor.

Boeing tarafı ise, DTÖ tarafından iptal edilen vergi kolaylığının 2020 yılından itibaren devreye gireceğini ve yıllık sadece 50 milyon USD mertebesinde olduğunu savunuyor.

Neticede Boeing ve Airbus, dolayısıyla ABD ve AB arasındaki bu mesele o kadar karmaşık bir hale gelmiş durumda ki, hangi firmanın ne kadar devlet desteği aldığı veya almadığı ve, hangi firmanın ne kadar bir geri ödeme yapacağı hiç de net değil.

Zira Boeing tarafı da Airbus’ı, toplamda 22 milyar USD haksız devlet desteği almakla suçluyor.

Görünen o ki, Atlantik Okyanusu’nun iki yakası arasında uçak üretimi konusunda yaşanan bu tartışma, daha uzun yıllar boyunca devam edecek.

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 25 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.