Ryanair Blöf mü Yapıyor?

Mevsimsel etkilerin yoğun olduğu sektörlerde mâlî yıl – takvim yılı ayrımı yapılmasını savunanlardanım.

Yani havayolu sektörü için takvimdeki dönüm noktası olarak kabul edilebilecek tarife değişimi tarihleri, finansal açıdan yıl başı sayılabilir.

Bu fikri paylaşan bazı havayolu şirketleri, yaz tarifesinin başlangıcı ve dolayısıyla taşınan yolcu sayısı bakımından da bereketli günlerin habercisi olan Nisan ayını mâlî yılbaşı kabul etmiş durumdalar.

Ryanair de bunlardan bir tanesi.

Bugün açıkladığı altı aylık sonuçlarına göre Ryanair, Nisan-Eylül dönemini bir hayli pozitif bir şekilde tamamlamış.

Hayır yanlış okumuyorsunuz; genel olarak tüm havayolu şirketlerinin şikayetçi olduğu bir senenin sonlarına yaklaşırken Ryanair’in yaptığı açıklama bir hayli şaşırtıcı oldu.

Önceki senenin aynı dönemine kıyasla;

  • taşınan yolcu sayısında %15 oranında artış,
  • ciroda %2′lik düşüş ve,
  • net kârda tam %80′lik bir artış.

Ryanair 387 milyon Euro’luk net kâra ulaşırken, ortalama bilet fiyatının %17 oranında düşerek 39 Euro seviyesinde gerçekleştiğini de vurgulamak gerekiyor.

Bu durumun en önemli sebebi, geçen yıla göre büyük düşüş gösteren petrol fiyatları.

Hemen hatırlayalım; Temmuz 2008′de petrolün varili neredeyse 150 Dolar’a kadar çıkmıştı. Bu sene ise yaz mevsimi 60-70 ABD Doları aralığında geçti.

Gelelim yazının başlığındaki blöf meselesine.

Biliyorsunuz Ryanair’in filosu tamamıyla Boeing 737 tipi uçaklardan oluşmakta. Şirket 2013 – 2016 yılları arasında teslim edilmek üzere 200 adetlik bir sipariş için Boeing ile görüşmelerine devam ediyor.

Ryanair CEO’su Michael O’Leary bir yandan mâlî sonuçları açıklarken, diğer yandan da Boeing’e mesaj göndermeyi unutmadı.

O’Leary, hedefledikleri fiyattan uçak almalarının mümkün olmaması durumunda, Ryanair olarak genişleme politikalarına bir süre ara verebileceklerini belirtti.

Yani Boeing fiyat kırmazsa, Ryanair sipariş vermeyecek. O’Leary bu beyanında samimi mi yoksa pazarlık etmenin değişik bir yolunu mu uyguluyor, önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Ama akıllara 2002 yılındaki 120+120 adetlik easyJet siparişi geliyor.

O güne kadar filosu tamamen Boeing 737′lerden oluşan easyJet, Airbus’tan aldığı bir hayli uygun fiyat sonrasında filosunu A319′larla donatmıştı.

Acaba, “sineğin yağını çıkarmasıyla” tanıdığımız Michael O’Leary de benzer bir yola gider mi?

Kim bilir?

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 25 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.

error: Content is protected !!