Avrupa Birliği Karbon Emisyonu Sistemi Uygulamasında Son Gelişmeler

Karbon_emisyon_footprintHavayolu sektörünün özellikle 2011 yılı içerisinde çok tartıştığı ve en nihayetinde 1 Ocak 2012 itibarıyla devreye giren, Avrupa Birliği (AB) Karbon Emisyonu Sistemi’nde son gelişmeler neler?

AB’nin bu uygulamasına özellikle ABD, Çin, Rusya ve Hindistan gibi, dünya siyasetinde ağırlığı olan devletlerin karşı çıktığı biliniyor.

Kısaca hatırlamak gerekirse; bu uygulama kapsamında havayolu şirketleri, AB sınırları içerisindeki bir havalimanının varış veya kalkış noktası olacağı tüm uçuşlar için, AB Karbon Emisyonu Sistemi dahilinde belli bir meblağ ödemek zorundalar.

Bu tutarın bir bölümüyle (%85) ilgili kota, havayolu şirketlerine ücretsiz dağıtılırken, bu kotanın aşılması durumunda şirketlerin ilave permi satın almaları gerekiyor.

Aslında bu işin kökü, 1997 yılındaki Kyoto protokolüne dayanmakta.

O tarihte karbon emisyonu sisteminin dışında tutulan havayolu sektörü için bu konunun çözümünde, ICAO yetkili kılınmıştı. Fakat ICAO’nun aradan geçen 15 yılda bu işi bir türlü bir sonuca ulaştıramaması, AB’nin kendi yolunu izlemesine vesile oldu.

2020 yılına gelindiğinde, havayolu sektörü kaynaklı karbon emisyonu ödemelerinin 10 milyar Euro’yu bulacağı tahmin ediliyor. Tabii bu parayı havayolu şirketlerinin, yolculardan tahsil etmeye niyetli olduklarını hatırlatmamıza sanırız gerek yok. 🙂

Şirketler, karbon emisyonu ile ilgili ilk ödemeyi AB’ye, 2013 yılının Nisan ayında yapacak.

Öte yandan AB’nin, karbon emisyonu konusunda kendisi gibi tedbirler uygulayacak devletlerin havayolu şirketlerine muafiyet sağlayacağını belirtmek şart.

Şubat ayının sonunda Rusya’nın ev sahipliğinde Moskova’da yapılan ve 20’den fazla devletin katıldığı bir toplantıda, AB’nin karbon emisyonu sistemine karşı misillimede bulunulması kararı alınırken, bunun ne şekilde yapılacağının tespit edilememesi, taraflar arasında bir yumuşama sinyali olarak algılandı.

Misilleme denince ilk akla gelen ise, Rusya’nın Sibirya hava koridorunu kullanacak AB tescilli havayolu şirketlerinden tahsil ettiği üst geçiş ücretine yapabileceği zam oldu.

Tabii buna karşı AB’nin tepkisi de gecikmedi. Birlikten yapılan açıklamada, bu konuda AB’ye karşı düzenlenmesi muhtemel bir misillemeye en sert şekilde cevap verileceği özellikle vurgulandı.

Moskova toplantısının ardından AB’ye bu uygulamayı durdurma çağrısını yineleyen Çin’in ise, karbon emisyonu kota ticareti sayesinde bir hayli kazanç sağlayacağı, bu yüzden de bu işe karşı eskisi kadar sert bir duruş sergilemeyeceği gelen haberler arasında.

Ancak, 2030 yılı itibarıyla Çinli havayolu şirketlerinin 3 milyar USD gibi yüksek bir karbon emisyonu faturası ile karşılaşabileceği düşünüldüğünde, Çin devletinin bu işin peşini kolay kolay bırakmayacağını tahmin etmek güç değil.

Karbon emisyonu uygulamasının bu derece tartışılır hale gelmesinin önde gelen müsebbiplerinden bir tanesi olan ICAO ise çalışmalarını hızlandırmış durumda.

Şirketlerin yapacağı ödemelere “Pazar-bazlı” kriterler getirmeye çalışan örgüt, hazırladığı taslak planı bir ay içerisinde kamuoyu ile paylaşmaya hazırlanıyor.

Nihaî bir çözüme ulaşılması için ön görülen süre ise en az bir yıl sonrasını işaret ediyor.

Her şeye rağmen, Havayolu 101 olarak, AB ile dünyanın diğer büyük devletleri arasında yaşanmakta olan bu çekişmenin, bir ticaret savaşına dönüşmeden çözüme ulaşacağını öngörüyoruz.

Not: AB’nin karbon emisyonu sistemine dahil olmayacak havayolu şirketleri, havaya salınan her bir ton emisyon için 100 Euro ceza ödemek zorunda kalacak.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.