Hindistan ile Avrupa Birliği (AB) arasında imzalanan geniş kapsamlı serbest ticaret anlaşması çok ses getirdi.
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin imzaladığı yeni anlaşma, havacılık sektörünü de yakından ilgilendiriyor.
Zira Hindistan; AB üretimi uçaklar, uçak parçaları ve uzay ürünlerine uyguladığı gümrük vergisini tamamen kaldıracak.

Ticaret engellerinin ve gümrük vergilerinin azaltılmasıyla AB ile Hindistan arasındaki mal ve hizmet alışverişinin canlandırılması hedefleniyor. Amaç, büyümeyi ve istihdamı desteklemek aynı zamanda da diğer devletlere yönelik istenmeyen bağımlılıkları azaltmak.
ABD’nin agresif gümrük ve ticaret politikası ve Çin’in artan güç arayışı arka planında anlaşma, jeopolitik açıdan da önemli bir adım olarak görülüyor ve Avrupa havacılık ve uzay sanayisi için de avantajlar sunuyor.
AB Komisyonu dün Brüksel’de yaptığı açıklamada, havacılık ve uzay ürünlerine uygulanan mevcut Hint gümrük vergisinin yüzde 11 oranında olduğunu ancak bunun “neredeyse tüm ürün grupları için ortadan kalkacağını” bildirdi.
Avrupa havacılık ve uzay sanayisi 2024’te başta Airbus olmak üzere Hindistan’a 6,4 milyar avro değerinde mal ihraç etmişti.
Airbus, önümüzdeki 20 yıl içinde Hindistan’da 2.000’den belirgin biçimde fazla yeni yolcu uçağı için satış potansiyeli görüyor. Hint iç hat hava trafiği son dönemde yılda yaklaşık yüzde dokuz büyüyerek dünyanın diğer tüm havacılık pazarlarından daha hızlı bir ivme yakaladı. Bu açıdan bakıldığında, Hindistan pazarı Airbus ve dolayısıyla AB için son derece büyük bir potansiyel arz ediyor.
Anlaşma, Avrupa Birliği’nin yakın dönemde Brezilya, Arjantin, Uruguay ve Paraguay’dan oluşan Mercosur ülkeleriyle yaptığı anlaşma kadar kapsamlı olmayacak. Ancak Hint pazarının büyüklüğü dikkate alındığında yine de şimdiye kadar üzerinde mutabakata varılan en büyük anlaşmalardan biri olarak görülüyor.
Hindistan, 1,45 milyardan fazla nüfusuyla Çin’i geride bırakarak dünyanın en kalabalık ülkesi konumuna gelmiş durumda. AB’de ise yaklaşık 450 milyon kişi yaşıyor. Her iki taraf birlikte dünya GSYH’sinin ve dünya nüfusunun neredeyse dörtte birini temsil ediyor.
