Çin’in yerli üretim yolcu uçağı Comac C919, tarifeli ilk uluslararası ticarî seferini Pekin ile Ulan Batur arasında gerçekleştirdi.
Air China’nın CA723 sefer sayılı uçuşu, 12 Ağustos (2026) günü, Pekin Başkent Havalimanı’ndan kalkarak Moğolistan’ın başkenti Ulan Batur’a bir saat 41 dakikada ulaştı.
Seferler şu an için günlük olarak planlandı.

C919 daha önceleri, uluslararası havacılık fuarlarında sergilenmek amacıyla Çin dışına çıkmıştı. Ayrıca China Eastern Airlines ve Air China tarafından Hong Kong hatlarında kullanılmıştı.
Hong Kong, ayrı bir havacılık otoritesine sahip olsa da Çin’in parçası gibi. Dolayısıyla Pekin – Ulan Batur seferi, C919’un gerçekten başka bir ülkeye düzenlediği ve tarifeli olarak yapılmaya devam edilecek ilk dış hat uçuşu niteliğini taşıyor.

Comac’ın verdiği bilgilere göre C919 filosu, 10 Ağustos 2026 itibarıyla 25 şehri birbirine bağlayan 57 hatta görev yaptı ve 7,5 milyondan fazla yolcu taşıdı. Ulan Batur’un eklenmesiyle bu sayı 58 hat ve 26 şehre yükseldi.
Air China’nın filosunda 12 C919 bulunuyor. Model ayrıca China Eastern Airlines ile China Southern Airlines tarafından da kullanılıyor. Fakat şimdiye kadar 40’tan daha az uçak teslimi yapılabildiği ve bunun, hedeflenen sayının çok gerisinde kaldığı belirtiliyor.
C919, yolcu kapasitesi ve pazar konumu bakımından Airbus A320neo ve Boeing 737 MAX ailesine rakip olarak geliştirildi.
Lâkin ilk uluslararası hattın açılması, uçağın küresel pazarda rüştünü ispat ettiği anlamına gelmiyor. Zira C919 henüz Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) veya ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) tarafından sertifikalandırılmış değil.
EASA’nın doğrulama süreci devam ediyor. Kurumun daha önce paylaştığı değerlendirmeye göre Avrupa sertifikasının alınması birkaç yıl daha sürebilir.
Bununla birlikte C919’un motor dâhil kritik sistemlerinin önemli bölümü Batılı tedarikçilerden geliyor. Bu durum, üretim artışını ve uluslararası satış hedeflerini jeopolitik gerilimlere karşı hassas hâle getiriyor.
Pekin – Ulan Batur hattı bu nedenle Comac açısından önemli fakat daha çok bölgesel nitelikte bir eşik.
C919’un gerçek anlamda küresel bir programa dönüşmesi, yalnızca yeni dış hatların açılmasına değil, üretim hızının yükselmesine, satış sonrası destek ağının kurulmasına ve Çin dışındaki önemli düzenleyici kurumlardan onay alınmasına bağlı olacak.
