ABD’deki havayollarının üzerindeki maliyet baskısı, jet yakıtı fiyatlarındaki yükselişle sınırlı kalmıyor.
Airlines for America’nın güncel sektör raporu, bakım, sigorta, havalimanı ücretleri, çalışan giderleri ve finansman maliyetlerinde salgın öncesine kıyasla belirgin artışlar yaşandığını ortaya koyuyor.
Veriler, havayollarının bir yandan pahalı yakıtla mücadele ederken diğer yandan çok daha geniş bir maliyet cephesiyle karşı karşıya bulunduğunu gösteriyor.

En sert yükseliş bakım malzemelerinde görülüyor. Uçuş saati başına bakım malzemesi gideri, 2019’daki 117 dolardan 2026’nın ilk çeyreğinde 232 dolara çıkarak yüzde 99 arttı. Uçak sigortasının maliyeti yüzde 87, yolcu başına havalimanı ve diğer kira giderleri ise yüzde 81 yükseldi.
Yolcu – kilometre başına uçak dışı sigorta gideri yüzde 68, yiyecek ve içecek maliyeti yüzde 65, kapasite tonu başına havalimanı iniş ücreti yüzde 58 arttı. Çalışan başına ücret ve yan hakların yıllık maliyeti de 127 bin dolardan 167 bin dolara yükseldi. Bu, yüzde 32’lik artış anlamına geliyor.

Bununla birlikte havayollarının bu artışları bilet fiyatlarına aynı ölçüde yansıtması kolay değil.
ABD’de uçak bileti fiyat endeksi 2019 ile 2025 arasında yüzde 3,5 gerilerken konut, gıda ve enerji gibi temel tüketim kalemlerinde kayda değer yükselişler yaşandı. Dolayısıyla sektörün maliyetleri yolcuya aktarma gücü sınırlı kalıyor.
Bu dengesizlik 2025 sonuçlarına da yansıdı. ABD’deki yolcu havayollarının toplam faaliyet geliri yüzde 1,7 artışla 239,7 milyar dolara ulaşırken giderler yüzde 2,2 yükselerek 228,1 milyar dolar oldu. Vergi öncesi kâr 7,7 milyar dolara, kâr marjı ise yüzde 3,2’ye geriledi.

Her şeye rağmen, havayolları, borçlarını azaltmak için önemli mesafe katetti.
Toplam borç 2021’deki 169 milyar dolardan 2025’te 136 milyar dolara indi. Gelgelelim yıllık faiz gideri aynı dönemde 5,1 milyar dolardan 5,2 milyar dolara yükseldi. Borç yükü hafiflese de paranın maliyeti yüksek kalmaya devam etti.
Ortaya çıkan tablo, ABD’de havayolları arasındaki farkın neden açıldığını da açıklıyor.
Güçlü bilançoya, büyük bir sadakat programına ve premium ürünlerden yüksek gelir elde etme imkânına sahip şirketler yatırım yapmayı sürdürebiliyor.
Lâkin düşük marjla çalışan havayolları için artan bakım, sigorta, havalimanı ve finansman giderleri, yakıt fiyatları gerilese bile büyümeyi ve ürün yatırımlarını sınırlayabilir.
