Belgesel: “Downfall: The Case Against Boeing”

“Downfall: The Case Against Boeing” adlı belgesel, 2018 ve 2019 yıllarında yaşanan iki Boeing 737 MAX kazasının öncesini ve sonrasını ele alıyor.

Yönetmenliğini Rory Kennedy’nin yaptığı ve ilk olarak 18 Şubat 2022 tarihinde Netflix’te yayımlanan belgesel 89 dakika.

Yakın tarihin en tartışmalı iki uçak kazasının arka planına ışık tutmayı amaçlayan yapım, Lion Air JT610 ve Ethiopian Airlines ET302 kazalarının kısa anlatımıyla başlıyor.

Downfall: The Case Against Boeing

Downfall: The Case Against Boeing

Daha sonra, her iki kazanın da sebebi olan Maneuvering Characteristics Augmentation System (MCAS) adlı sisteme değiniliyor.

Seyircileri muhtemelen dehşete düşüren en önemli ayrıntı, ilk kez 737 MAX tipi uçaklarda kullanılan bu sistem hakkında havayollarına ve dolayısıyla pilotlara hiç bir bilgi verilmemiş olması.

Belgeselde buradan yola çıkılarak, Boeing – McDonnell Douglas birleşmesinin gerçekleştiği 1997 yılına gidiliyor.

Boeing 737 MAX

İddiaya göre, o döneme kadar mühendislik odaklı bir şirket niteliğini taşıyan Boeing, McDonnell Douglas firmasından gelen kâr odaklı, ticarî bakış öncelikli anlayışa doğru hızla evriliyor.

Bu yönetim anlayışı doğrultusunda, Airbus’ın A320neo modelinin gerisinde kalmak korkusuyla, Boeing 737’nin devamı niteliğinde yeni bir uçak geliştirmek yerine, mevcut uçağın güncellenerek yeni bir motorla yola devam edilmesine karar veriliyor.

Neticede ortaya, motorun konumu ve büyüklüğü sebebiyle denge problemi yaşaması riski bulunan MAX modeli çıkıyor.

Boeing 737 MAX - CFMI LEAP-1B motor

Boeing 737 MAX – CFMI LEAP-1B

Boeing, bu probleme bir çözüm olması amacıyla MCAS adlı yazılımı geliştiriyor.

Lâkin yukarıda da belirttiğim üzere, önceki 737 modellerine kıyasla böylesine kritik bir yenilik olmasına karşın, MCAS hakkında havayollarına bilgi verilmiyor.

Bunun temelindeyse, MAX için pilotların ilave bir eğitime ihtiyaç duymalarının önüne geçilmesi amacı yatıyor. Zira böyle bir durumda, havayollarının 737 MAX siparişi vermekten kaçınabileceğinden korkuluyor.

İşin daha da acayip tarafı, beş ay içindeki yaşanan iki kazaya rağmen Boeing yönetimi uçağın emniyetli olduğunda ısrar ediyor ve uçuşları durdurma kararı almaktan kaçınıyor.

Neticede önce Çin, ardından da Avrupa’daki bir çok ülke 737 MAX tipi uçakların uçuşunu yasaklıyor.

Bu noktada devreye dönemin ABD Başkanı Donald Trump giriyor ve 13 Mart 2019 tarihinde MAX’ları yere çekiyor. (Grounding)

Tarihte ilk kez bir ABD Başkanı, böyle bir karar almış oluyor.

Bu gelişmelerle birlikte başlayan uzun bir soruşturma süreci, tazminat davaları, yazılım güncellemesi, deneme uçuşları derken, MAX’lar neredeyse 21 ay yerde bekliyor.

FAA’in resmen izin vermesinin ardından, 9 Aralık 2020 tarihinde Brezilyalı havayolu GOL, Boeing 737 MAX tipi uçakları yeniden kullanmaya başlayan ilk şirket oluyor.

Bunu takip eden aylarda diğer havayolları da filolarındaki MAX’ları peyderpey uçurmaya başlıyor.

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 25 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.