Havacılığı Etkileyen Krizlerin Karşılaştırması

Sivil havacılık sektörü yapısı gereği dışsal şoklara son derece açık.

Bir ekonomik krizden salgın hastalığa, bölgesel bir silahlı çatışmadan bir yanardağ patlamasına kadar bir çok unsur, sivil havacılığa olumsuz yönde etki edebiliyor.

Son yirmi yıllık döneme baktığımızda, sektörü derinden etkileyen dört önemli şok bulunuyor.

IATA’nın hazırladığı bir grafikte, bu dört şokun, pazara arz edilen kapasite bakımından seyri görülüyor.

Grafiğin X ekseninde, krizin sıfır noktası kabul edilen tarihten önceki üç ve sonraki 12 aylık dönem var.

Y ekseninde ise şokun yaşandığı ay “100” kabul edilmek üzere, “arz edilen ücretli yolcu kilometre” miktarındaki değişim bir endeks şeklinde verilmiş.

Artık hepimizin bildiği üzere Covid-19 krizi, sivil havacılık sektörü üzerinde eşi benzeri görülmemiş sonuçlara yol açtı; açmaya da devam ediyor.

Aynı virüs ailesinden kaynaklanan bir diğer hastalık SARS ise 2003 yılında özellikle Güneydoğu Asya’daki havayollarını etkilemişti.

Grafikteki mavi çizgi, o bölgedeki havayollarının kapasite değişimini gösteriyor.

11 Eylül saldırılarının Kuzey Amerika’daki havayolları üzerindeki olumsuz sonuçları da dikkat çekici.

Bu bölgedeki kapasite, olayın üstünden bir yıl geçtikten sonra bile eski seviyesine gelememiş.

2008 mâlî krizinin küresel çapta havayolları üzerindeki etkisi ise son derece sınırlı kalmış.

Orta Doğu ve Güneydoğu Asya’daki havayollarının krizden pek etkilenmemesi, küresel kapasitede toplamda pek bir değişiklik olmamasını sağlamış.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.