THY, “Süper-bağlayıcı” Niteliğini Koruyor

2005-2015 döneminde çok hızlı bir biçimde büyüyen Türk Hava Yolları (THY) ve Emirates, merkezlerinin bulunduğu coğrafî konumun da katkısıyla, Avrupa – Asya – Afrika üçgeninde son derece etkin bir konuma geldi.

Gerek THY ve gerekse Emirates, kendi ülkelerine gelen/giden yolculardan çok, özellikle yukarıda belirttiğimiz coğrafyadaki ülkeler arasında sırasıyla İstanbul ve Dubai üzerinden birer aktarma noktasına dönüştüler.

Haklı olarak “Süper-bağlayıcı” (Super-connector) ünvanını alan bu iki şirket, azalan bir ivmeyle de olsa bu niteliklerini sürdürüyor.

Anna.aero tarafından OAG verileri kullanılarak THY hakkında hazırlanan bir analiz, şirketin geldiği noktayı açık bir biçimde ortaya koyuyor.

THY, 2019 yılının ilk dokuz ayında toplam 56,4 milyon yolcuya hizmet vermişti.

Bu sayının 33,5 milyon gibi hayli yüksek bir bölümünü, Istanbul Havalimanı’nı (Atatürk + Yeni) bir aktarma noktası olarak kullanan transfer yolcular oluşturuyor.

Bu sayıya hem dıştan dışa, hem de dıştan içe aktarmalı uçuş yapan yolcular dahil.

Sadece dıştan dışa yapılan aktarmalı uçuşlar baz alınarak hazırlanan tablolar, şaşırtıcı; ilk anda insanın aklına gelmeyecek sonuçlar içeriyor.

Birinci tablo, THY’nin 2019 yılı Ocak – Eylül döneminde taşıdığı aktarmalı yolcuları, ülke pazarlarına göre ayırmış.

İlk sırada, 128 bin yolcuyla Almanya – İran pazarı yer alıyor.

Onu, 117 bin yolcuyla İsrail – ABD ve 76 bin yolcuyla Pakistan – ABD pazarları takip ediyor.

Irak – İsveç, İtalya – Pakistan, Almanya – Gürcistan gibi ilginç ülke çiftleri, THY’nin en fazla aktarmalı yolcu taşıdığı pazarlar listesinde kendilerine yer bulabilmiş.

İkinci tablo ise THY’nin en fazla aktarmalı yolcu taşıdığı havalimanı çiftlerini ele almış.

Listenin ilk sırasında, New York JFK – Tel Aviv hattı var.

Yılın ilk dokuz ayında 34 bin yolcu taşınan bu hattı, Amsterdam – Tel Aviv ve İslamabad – Cidde hatları takip ediyor.

İlk 20 listesinde çok sayıda Tel Aviv hattı olması sürpriz değil. Zira Tel Aviv, THY’nin en fazla uçuş yaptığı dış hat olma özelliğini taşıyor.

Bununla birlikte listede, Erbil – Stokholm, New York JFK – Tiran, Dakka – Venedik gibi kolay kolay tahmin edilemeyecek havalimanı çiftleri de bulunuyor.

Bir havayolu şirketinin bu kadar fazla sayıda aktarmalı yolcu taşıyor olmasının hem avantajlı hem de dezavantajlı yanları bulunuyor.

Öncelikle, aktarmalı yolculardan elde edilen birim gelir, hem havayolu hem de aktarmanın yapıldığı havalimanı işletmesi açısından, direkt yolculara nispeten daha düşük oluyor.

İkinci olarak, aktarmalı yolcu pazarı rekabete çok daha maruz bir alan. Örnek vermek gerekirse, Londra’dan Bangkok’a direkt olarak seyahat etmek isteyen bir yolcunun en fazla iki-üç alternatifi varken, aynı hatta aktarmalı bir seyahat yapmayı tercih eden bir yolcunun önüne onlarca seçenek seriliyor.

Öte yandan, THY’nin yaptığı gibi, son derece geniş bir uçuş ağı üzerinden aktarmalı yolculara hitap ediyor olmak, hem uçuşlardaki doluluk oranını yükseltiyor hem de özellikle uzun menzilli yeni bir hat açıldığında, bunu doldurmak çok daha kolay oluyor.

Yolcu sayısının artışı aynı zamanda, bir havayolu şirketi için son derece krtik olan sürekli nakit akışına da ciddi destek veriyor.

Abdullah Nergiz

Ticarî havayolu sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.