Havalimanı Bagaj Taşıma Robotu

Havalimanı terminallerinin altında adeta ikinci bir terminal daha vardır.

Bu bölümde yer alan sistemlerin en önemlisi ise hiç şüphesiz ki bagaj işleme mekanizmasıdır.

Özellikle işlek havalimanlarında her gün on binlerce parça bagaj bu sistem üzerinden uçaklara gider veya uçaklardan gelir.

Bu geliş gidiş sırasında bir de bagajların güvenlik kontrolü yapılır.

Aslında sistemin neredeyse tamamı otomatiktir.

Ancak bagajların, kimi havalimanlarında uzunluğu 50-60 km’yi bulabilen bu sistemin bantından alınıp diğer bir yere aktarılması işleminde kol gücüne ihtiyaç duyulur.

Onlarca ve hatta yüzlerce işçi buralarda yer döker.

Lojistik otomasyonu konusunda uzman firma Vanderlande, bu noktada sarf edilen kol gücüne bir alternatif olarak bagaj taşıma robotları geliştirdi.

Bagaj işleme sistemleri üretiminde dünyanın önde gelenlerinden olan Hollandalı firma, Rotterdam Hague Havalimanı’nda 2018 yılının Kasım ayından bu yana bu robotları başarıyla kullanıyor.

Hague Havalimanı’ndaki uygulama şimdilik bagajların ilk giriş bantından alınıp güvenlik kontrolü sistemine aktarılmasından ibaret.

FLEET adı verilen sistemin kullanıldığı bir diğer yer, Dallas Fort Worth Havalimanı.

Vanderlande’nin robotları burada, çok dar bir alanda bagajlar için indir/bindir hizmetini yerine getiriyor.

Sistemin yakın bir gelecekte, dünyanın en işlek havalimanlarından bir tanesi olan Hong Kong’ta da denenmesi planlanıyor.

Bagaj taşıma robotları elektrik enerjisiyle çalışıyor.

Terminal binasının çatısına yerleştirilen güneş panelleri, ihtiyaç duyulan enerjinin toplanmasını sağlıyor.

Şarj seviyesi azalan robotlar yine otomatik olarak şarj istasyonlarına gidiyor.

Aslına bakacak olursak, Vanderlande’nin bu çözümü uzun vadede, havalimanlarındaki mevcut bagaj işleme sistemlerini kökten değiştirme iddiasında.

Taşıma robotlarına dayanan yeni sistem sayesinde, terminal binalarının altında çok geniş bir alana yayılmış olan bu işlemin çok daha az kişiyle, çok daha küçük bir alanda ve çok daha düşük bir hata oranıyla gerçekleştirilebileceği düşünülüyor.

Aynı zamanda, eski terminal binalarının yeniden yapılandırılıp kapasitelerinin artırılmasının hedeflendiği tadilat projelerinde, robotlu sistemin ciddi anlamda fayda sağlayabileceği iddia ediliyor.

Bagaj işleme sistemlerinin o çok uzun bantları yerine, bir robot ordusunun daha verimli bir biçimde hizmet vereceği söyleniyor.

Bakalım Vanderlande’nin bu inovatif ve iddialı ürünü, sektörde ne kadar kabul görecek?

Abdullah Nergiz

Ticarî havayolu sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.