Hava Kargo İşi Bir Türlü Toparlanamıyor

2008-2009 küresel mâlî krizinde aldığı darbeden bu yana hava kargo işi bir türlü hedeflenen büyüme ivmesini yakalayamadı.

Aynı dönemde yolcu sayısında elde edilen istikrarlı büyümeye karşın kargo işinin zayıflığı özellikle dikkat çekiyor.

IATA tarafından düzenli bir biçimde yapılan anketlerin sonucuna göre hazırlanan bir grafikte, havayolu ile taşınan yolcu ve kargo arasındaki bu ilişki gözler önüne serilmiş.

Grafiğin X ekseninde 2008’den bu yana geçen süre, Y ekseninde ise anketlerin ağırlıklı sonuçları yer alıyor.

50 puan, değişim olmayacağını gösterirken; bunun üzerindeki noktalar büyüme, altındakiler ise azalmaya işaret ediyor.

Buna göre sektör yöneticileri arasında, hava kargo artış hızında ciddi bir yavaşlama olacağına dair geniş bir fikir birliği oluşmuş durumda.

Hatta uluslararası ticarette son bir yıldır yaşanan gerilimler bir an önce ortadan kaldırılamazsa, hava kargo talebinin gerilemeye başlayacağı dahi söylenebilir.

Yolcu tarafında ise durum nispeten daha olumlu.

Ankete katılanlar, yolcu talebinde de bir miktar yavaşlama olacağını öngörse de, kargo kadar sert bir frenleme beklemiyorlar.

Hava Kargo İşi Neden Böyle Oldu?

Günümüzde, “değer” açısından bakıldığında, dünya ticaretinin üçte birinden fazlası, hava kargo ile gerçekleştiriliyor.

Gelgelelim, 2008-2009 küresel mâlî krizden bu yana, kargo hacminde toparlanma olsa da, gelirler için aynı şeyi söylemek pek mümkün görünmüyor.

Havayolu şirketlerinin kargo gelirleri 2011 yılında 67 milyar USD ile zirveye ulaşmışken, 2015 yılında bu meblağ 50 milyar USD civarına gerilemişti.

10-15 yıl kadar önce hava kargonun havayolu şirketleri gelirlerindeki payı %12 seviyesindeyken, günümüzde bu oran %10’un altına gerilemiş durumda.

Yolcu_kargo_rpk_ftk_2005-2015

Yolcu ve Kargo (2005-2015)

Bu durumun en önemli sebebi, 2012 yılından bu yana, deniz taşımacılığı fiyatlarında yaşanan inanılması güç düşüşler.

Deniz taşımacılığı fiyatlarında bazı hatlarda %75’i aşan oranlarda yaşanan düşüşler, bir çok firmanın hava taşımacılığı yerine denize yönelmesine sebep oldu.

Buna ilave olarak, yolcu sayısındaki artışa paralel olarak genişleyen filoların da etkisini hesaba katmamız gerekiyor.

Toplam kargonun yarıdan fazlası yolcu uçakları ile taşınıyor.

Bu yüzden, havayolu şirketleri her ne kadar öncelikli olarak yolcu taşımaya odaklanmış olsalar ve planlamalarını buna göre yapsalar da, filoya katılan her yeni yolcu uçağı aynı zamanda ilave kargo kapasitesi anlamına geliyor.

Dolayısıyla yolcu uçaklarının sayısındaki bu artış, hava kargo birim fiyatlarını da aşağıya çekmeye devam ediyor.

Buna bir de küresel ekonomideki zayıf seyir ve ticarî faaliyetlerde buna bağlı olarak gözlemlenen durgunluk eklenince, hava kargo hacminin arzu edilen oranlarda büyümesi mümkün olmuyor.

Hava kargo işini etkileyen unsurlar

Airport Council International (ACI) tarafından yapılan uzun dönemli bir tahminde, 2016-2040 yılları arasında havayolu ile seyahat eden yolcu sayısının yıllık birleşik büyüme oranının (compounded annual growth rate) %4,9 mertebesinde gerçekleşeceği öngörülüyor.

Fakat aynı şeyi hava kargo piyasası için söylemek maalesef mümkün değil.

Aynı dönemde hava kargo pazarındaki yıllık birleşik büyüme hacminin %2,3 oranında olacağı tahmin ediliyor.

Neticede, kısa vadede uluslararası ticarette olumlu yönde ciddi değişimler olmaması durumunda, hava kargo sektöründeki büyümenin sınırlı kalacağını ve hatta sektörde zaman zaman küçülme yaşanacağını söylemek mümkün.

Abdullah Nergiz

Ticarî havayolu sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.