İstanbul Yeni Havalimanı – “Dış Hat” Yolcu Deneyimi

Havalimanı, tren garı, otogar gibi seyahat noktalarının en önemli özelliği, ulaşımı hızlandırıp kolaylaştırarak, ticaret ve turizmi ve toplumlar arasında ve içindeki etkileşimi geliştirmektir.

Bu yüzden bu gibi tesislerin planlanmasında, konfor, erişim kolaylığı ve hız gibi unsurlar göz önünde tutulur.

İşte bu çerçevede, Havayolu 101 ekibi olarak geçtiğimiz günlerde ilk kez deneyimleme fırsatını bulduğumuz İstanbul Yeni Havalimanı’nı ele alıyoruz.

Dolayısıyla, aşada okuyacağınız değerlendirmemiz, havalimanının büyüklüğü veya mimari tarzından ziyade, yolcu, personel ve ticarî işletmeler açısından işlevselliği noktasındadır.

6 Nisan 2019 tarihinde hizmete giren İstanbul Yeni Havalimanı’nı bağlamında, evden çıkıp, havalimanında uçağa binene kadar olan süreci kısa kısa ele aldık.

Bir bakıma, yeni havalimanının kapıdan kapıya yolcu deneyimi haritasını çıkarttık.

Ulaşım

Yeni havalimanına ilişkin en fazla tartışılan konuların başında, şehir içi ulaşım geliyor.

Gerçekten de, Atatürk Havalimanı (AHL) gibi her bakımdan kentle entegre haldeki bir noktanın yerine, tamamen farklı bir yerde yeni bir havalimanı inşa edilmiş olması, İstanbul’un trafik akışını kökten etkileyecek bir olgu.

Sadece yolcular değil, havalimanında çalışan binlerce personel ve buraya mal ve hizmet sağlayan tedarikçiler de yeni duruma uyum sağlamak zorunda.

Biz İstanbul’un batısında ikâmet ettiğimizden, havalimanına gidiş rotamızda köy yollarını tercih ettik.

Bahçeşehir bölgesinden çıkıp, Hadımköy, Dursunköy ve Baklalı üzerinden, şehrin kuzeyindeki “ücretsiz” D-20 karayoluna bağlandık.

Toplam 42 kilometrelik yolu kat edip, yeni havalimanının otoparkına park ettiğimizde, otomobilimizin yol bilgisayarı 49 dakikayı gösteriyordu.

Bu rota haricinde TEM ve Kuzey Marmara otoyollarını kullanarak da yeni havalimanına ulaşmak mümkün.

Ama bu alternatifin ücretli olduğunu ve kullandığınız yollara göre gidiş-dönüş 40-50 TL civarında bir otoyol ücreti ödeyeceğinizi belirtmemiz gerekiyor.

Bunun dışında Havaist otobüsleriyle kişi başına tek yönde 15-17 TL arasında bir ücret ödeyerek havalimanına ulaşabilirsiniz. Tabii böyle bir durumda evinizden havalimanına olan seyahat sürenizin ciddi bir biçimde artacağını söylemeye sanırım gerek yok.

Diğer bir alternatif ise taksi.

Taksi tutarsanız, yine ikâmet ettiğiniz yere göre değişmekle birlikte, tek yönde 100-150 TL arasında bir taksimetre ücreti + 30-40 TL otoyol parasını gözden çıkarmanız lazım.

Otopark

AHL ile kıyasladığımızda, yeni havalimanının otoparkı son derece geniş.

17.000 araç kapasiteli otoparkta yer bulma konusunda sıkıntı çekmezsiniz ancak içeride yeterli yönlendirme olmadığından, ilk anda biraz kafa karışıklığı yaşamanız muhtemel.

Ayrıca otoparkın, terminal binasına yakın bölgeleri genelde dolu olduğundan, arabadan indikten sonra biraz yürümeniz gerekebilir.

Yine AHL’dekine göre yeni otoparkın daha pahalı olduğunu hatırlatalım. (İngilizce çevirilere biraz özen gösterilmeli)

Giden yolcu katına çıkmak için asansörde 5. veya 6. katın düğmesine basabilirsiniz.

Otopark beş ana parçaya ayrılmış ve renklerle belirtilmiş:

Turkuaz, Yeşil, Sarı, Kırmızı ve Mavi.

Terminale Giriş

Terminalin yedi farklı giriş kapısı bulunuyor.

Yeni havalimanında iç ve dış hat uçuşları aynı terminalden icra ediliyor.

Bu sayede, binaya hangi kapıdan girerseniz girin, gideceğiniz yere ulaşmak mümkün.

Gelgelelim, terminal aşırı büyük olduğundan mümkünse, iç hatlar için 1 ve 2, dış hatlar için ise 3, 4 ve 5 numaralı kapıları kullanmanızı tavsiye ediyoruz.

5 numaralı kapının sadece THY’nin “özel yolcuları” için ayrıldığını belirtelim.

Mesela iç hatlar uçuşunuz için 7 numaralı kapıdan giriş yaparsanız, iç hat check-in adalarının bulunduğu yere ulaşmak için yaklaşık 500 metre yürümek zorunda kalacağınızı hatırlatalım.

Tabii bu noktada, havalimanına arabanızla gittiyseniz, otopark seçimini de buna göre yapmanız önemli.

İç hatlar için Turkuaz ve Yeşil, dış hatlar için ise Yeşil, Sarı ve Kırmızı otoparkları seçebilirsiniz.

Terminalin girişinde diğer havalimanlarımızda olduğu gibi güvenlik araması bulunuyor.

Check-in

Biletinizi aldığınız havayoluna ve iç-dış hat uçuşu olup olmadığına göre check-in adalarının yerleri ayrılmış durumda.

Terminalin en sağında iç hat check-in adaları bulunuyor.

Dış hatlar ise geri kalan devasa alana yayılmış durumda.

THY, özel yolcuları için terminalin diğer bölümlerinden tamamen yalıtılmış ayrı bir yer oluşturmuş ve bunu ikiye ayırmış.

Miles&Smiles Elite, Elite Plus üyeleri ve Star Alliance Gold üyelerinin faydalandığı bir bölüm ve bileti Business Class olan yolcuların faydalandığı diğer bir bölüm.

Normal check-in noktalarından farklı olarak buralarda, yolcuların oturup dinlenebileceği son derece konforlu koltuklar mevcut.

Bu bölgenin çıkış tarafında, uçağa biniş kapınızın hangi iskelede olduğuna göre muhtemel yürüme süreleri de verilmiş.

Pasaport Kontrolü ve İkinci Güvenlik

Bir sonraki adımda pasaport kontrolü ve ikinci güvenlik taraması geliyor.

THY’nin özel yolcuları veya İGA tarafından işletilen İGA PASS hizmetinin özel geçiş sıraları bulunuyor.

Ama gerek özel sıralar ve gerekse diğer yolcuların geçiş yaptığı pasaport ve güvenlik kontrol noktalarında oldukça yavaş bir akış var ve dakikalarca sırada beklemek gerekiyor.

Dünyanın dört bir yanındaki mevcut havalimanlarında dahi biyometrik özellikli pasaport kontrol noktaları bulunuyorken, yeni havalimanında bunun olmaması yadırgatıcı bir durum.

Hava Tarafı (Arındılrılmış Bölge)

Pasaport ve güvenlik kontrolünün ardından terminalin hava tarafına yani arındırılmış bölgeye adım atmış oluyoruz.

Dünyanın en büyük havalimanı duty-free sahası burada yer alıyor.

Alanın merkezinde bulunan ve lüks markaların yer aldığı bölümdeki dükkânlar henüz açılmamış. Bunların önü adeta, uçuşlarını bekleyen yolcuların dinlenme ve uyuma noktası haline gelmiş.

Bu bölgenin genelindeki yolcu yoğunluğu ise şaşırtıcı.

Zira bu kadar büyük bir alanda daha ilk günden bu denli yoğun bir görünüm beklemiyordum doğrusu.

Ama duty-free ve diğer perakende dükkânlara ayrılan alanın oransal büyüklüğü, yolcuların yürüme sahasını daraltmış. Gelecek yıllarda yolcu sayısının artmasıyla birlikte, bu bölgedeki sıkışıklığın artacağını tahmin ediyorum.

Özel Yolcu Salonları

Yolcu deneyimi açısından yeni havalimanının AHL’den en önemli farklarından bir tanesi, özel yolcu salonlarının konumu.

Hatırlacağı üzere AHL’de, THY’nin özel yolcu salonu gidiş katındaydı ve check-in sonrasında standart pasaport kontrolünden farklı bir yerden, direkt olarak bu salona girmek mümkündü.

Yeni havalimanında ise tüm özel yolcu salonları üst katlarda yer alıyor ve AHL’nin aksine, check-in bölgesinden direkt geçiş bulunmuyor.

Bu yüzden, terminaldeki çok uzun yürüme mesafeleri sebebiyle, uçağınız uzakta kalan bir kapıya yanaşmışsa, özel yolcu salonuna uğrama riskini göze almadan doğrudan biniş kapısına gitmeyi tercih edeceğiniz anlar yaşayabilirsiniz.

Yürüme Mesafeleri

Proje başladığından bu yana yeni havalimanının en fazla öne çıkarılan özelliği, büyüklüğüydü.

Gerek yolcu deneyimi gerek çalışanlar ve gerekse ticarî işletmeler açısından bu durumun ne kadar müspet bir nitelik olduğu son derece tartışmalı.

Mesela bizim uçağımız, B14 numaralı biniş kapısındaydı. Yani terminalin kuzey batı iskelesinin en uç noktası.

Otoparktan, “hiç bir özel yolcu salonuna veya dükkâna uğramadan”, B14’e kadar olan yürüdüğümüz mesafe yaklaşık 1,5 kilometreydi.

Bununla birlikte, bizim geçtiğimiz anda, B iskelesinde iki farklı noktadaki yürüyen bantların çalışmadığını ekleyelim.

Yeni havalimanını aktarmalı uçuşlar için kullanacak yolcuların da benzer mesafelerle karşılaşmaları mümkün. Hatta şanssız bir gününüzdeyseniz, iki uçuşunuz arasında 2 kilometreden fazla yürüyebilirsiniz. 🙂

Yer hizmetlerinde çalışan bir personelin günde ortalama 20.000 adım attığı da bize gelen bilgiler arasında.

Temizlik

Yeni havalimanında bizi şaşırtan bir diğer husus, temizlikti.

Terminalin camları, inşaat bittikten sonra dışardan sanki hiç silinmemişçesine kirliydi.

Yine yolcular için ayrılan bazı oturma bölgelerinin pek temiz durumda olmadığı söylenebilir.

Tuvaletlerin durumu ise gerçekten ayrıca ele alınmalı.

Sigara İçme Balkonu

Terminalin en güzel manzaralı noktaları, maalesef sigara içme alanları.

Bizim gibi sigara kullanmayanlar için de böyle havadar ve manzaralı yerler ayrılmış olsaydı keşke.

Uçakların Taksi Süresi

Yeni havalimanına ilişkin en fazla tartışılan bir diğer husus, uçakların uçuş öncesi veya sonrası yerde yapmış oldukları ve sektörde “taksi” olarak adlandırılan hareketin süresi.

Yeni havalimanının şu anda iki pisti bulunuyor ve bunların her ikisi de terminalin batısında kalıyor.

Yapımı halen devam eden ve terminalin doğusunda kalan üçüncü pistin ise en geç 2020 yılının Şubat ayında hizmete girmesi gerekiyor.

İşte bu yüzden, özellikle terminalin doğusundaki iskele bloklarına park eden uçakların taksi süreleri bir hayli uzun oluyor.

Zaten iç hat yolculuğu yapacaksanız, hiç bir kaçarınız yok zira terminalin “G” iskelesi yani güneydoğusundaki kol, iç hat uçuşları için kullanılıyor.

İskele kollarında değil de ana terminal binasında bulunan “C” ve “E” kapıları, yolcuların en az yürüyerek ulaşağı bölgeler.

Yukarıda da belirttiğimiz üzere bizim uçağımız B14 numaralı kapıdaydı; yani nispeten şanslıydık. 🙂

Saat 19:00’da push-back yapıldı. 19:15’e kadar hiç durmadan taksi yaparak pist başına geldik.

Pist başında yedi dakika bekledik ve 19:22’de kalktık.

Dönüşte ise 22:55’te teker koyduk ve yine hiç durmadan tam 20 dakika taksi yaparak iç hat iskelesine yanaştık.

Varış

Dış hat seferinden geldiğimizden, uçağımıza körük bağlanmadı ve aprona indirildik.

Otobüslerle terminale taşındık.

Terminale girdiğimizde saat 23:30’u gösteriyordu.

Gidişin aksine, pasaport kontrol noktası oldukça sakindi ve hızlı akıyordu.

Bagajımız olmadığından hızlı bir biçimde yürüyerek 23:45’te terminalden çıktık. Bagaj bekleyen bazı yolcuların ise, çok uzak noktalardaki bagaj bantlarına yönlendirildikleri için şikâyetçi olduklarını duyduk.

Otopark ödememizi, otopark asansörlerinin yanındaki kiosklardan yaptıktan 3-4 dakika sonra otomobilimize ulaştık.

Eve varmamız ise 00:55’i buldu.

Sonuç

AHL ile kıyasladığımızda yeni havalimanı şu anki durumuyla, terminal binasının son derece yüksek tavanları sayesinde elde edilen ferahlık, içerideki özel yolcu salonlarının genişliği ve otoparkta yer bulmanın kolaylığı haricinde yolcular için hiç bir avantaj sağlamamış durumda.

Üçüncü pistin bir an önce hizmete alınarak uçak trafiğinin rahatlatılması ve terminal içerisinde çağın gereklerine uygun teknolojiler kullanılarak yolcu konforunun ve akış hızının artırılması gerekiyor.

Aksi durumda özellikle aktarmalı yolcular açısından kayıplar yaşanması ve bundan başta THY olmak üzere tüm havayolu şirketlerinin olumsuz etkilenmesi kaçınılmaz görünüyor.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.