Avrupa Havalimanlarında Özel Sektör Girişimleri

Barcelona_airport

Barselona El Prat Havalimanı

Bilinçli bir şekilde düzenlenmiş devlet politikaları, kısıtlı kamu bütçeleri ve Avrupa hava trafiğinin bağlanılabilirliğini artırabilmek gibi nedenler, son yıllarda Avrupa’nın havalimanlarındaki özel sektör katılımını önemli derecede artırdı.

8 Mart 2016 tarihinde Londra’da düzenlenen ACI ‘Airport Economics & Finance Konferansı’nda, Avrupa’daki havalimanlarındaki özel sektör payı ele alındı.

Buna göre, 2010 yılında Avrupa havalimanlarının sadece %22’sinde özel sektör hissesi bulunurken, 2015 yılına gelindiğinde bu oran %41’e yükseldi.

Özel sektör payı olan havalimanı sayısı ise 205 olarak gerçekleşti.

Söz konusu 205 havalimanının %39’u tamamıyle özel sektör kontrolü altındayken, %61’inde ise kamu ve özel sektörün birlikte hissedar konumunda olduğu “kamu-özel ortaklığı”modeli uygulanmakta.

Özel sektör hissedarları daha ziyade “büyük” havalimanlarındaki varlıklarını artırmayı tercih ediyor.

Avrupa hava trafiğinin %75’i, özel sektörden hissedarı bulunan havalimanları üzerinden gerçekleşmekte.

ACI Avrupa, bu durumun aslında küçük ölçekli havalimanlarının yapısal olarak kârlı olmadıkları ve söz konusu havalimanlarının ortaklık yapısındaki özel sektör katılımının büyük ölçekli havalimanlarına göre daha kısıtlı olacağı gerçeğinin bir yansıması olduğunu düşünmekte.

ACI Avrupa Genel Müdürü Oliver Jankovec, son 6 yılda özel sektör yatırımcılarının sadece Avrupa’da ilave 100 yeni havalimanının ortaklık yapısına katıldıklarını dile getiriyor.

Bu durum aynı süre içerisinde Avrupa’da özel sektör katılımına ev sahipliği yapan havalimanı sayısının tam iki katına çıktığını ve seyahat eden her dört yolcudan üçünün, yönetiminde özel sektörün katılımının olduğu havalimanlarından yolculuk ettiğini göstermekte.

Buna ilave olarak, tamamıyle özel sektör kontrolünde olan havalimanlarının artık kurumsallaşarak bütünüyle ticari bir persektiften yönetildiğini görüyoruz.

Havalimanı endüstrisi için yaşanan bu değişim aslında bizlere büyük bir dönüşümü göstermekte.

Son yıllarda havalimanlarında özel sektör yatırımcılarının giderek daha büyük paylara sahip olması havalimanlarının; operasyonel verimlilik, hizmet kalitesi, gelirlerin çeşitlendirilmesi, havayolu bağlanılabilirliği ve yatırımların sürdürülebilirliği noktalarına odaklı bir biçimde yönetileceği gerçeğini vurgulamakta.

Jankovec’e göre yapılması gereken bir sonraki önemli hamle ise seyahat eden yolcuların bu rekabetçi havalimanı pazarından sağlıklı bir şekilde faydalanabilmesini sağlarken, aynı zamanda giderek şirketleşen ve kurumsallaşan havalimanı işletmelerinin de çıkarlarını koruyacak ve pazarı daha cazip hale getirecek düzenleyici çerçeveleri ortaya koyabilmek.

Kıta Avrupa’sında “kamu-özel ortaklığı” modeli veya tamamen özelleştirme yoluyla gerçekleşen özel sektör katılımı, AB ülkerinde AB dışı ülkelere göre daha fazla görülmekte.

AB içindeki havalimanı operatörlerinden önde gelen örnekleri arasında, İspanya’da 46 havalimanını birden işleten ve ilk defa 2010 yılında hisseleri özel sektöre açılan AENA, Portekiz’de 10 havalimanı işleten ANA, MAG (Manchester Airports Group), SEA (Milan Airports), Zagreb, Ljubljana and Toulouse havalimanlarını sayabiliriz.

ACI Avrupa üyesi olan havalimanlarının tamamıyle devlet kontrolünde işletildiği sadece yedi AB üyesi ülke bulunmakta.

Bunun tam tersi olarak, havalimanlarında özel sektör katılımının en yaygın olduğu ülkeler Güney Kıbrıs, Macaristan, Portekiz, Slovenya ve Birleşik Krallık olurken, bu ülkeleri Belçika, Malta, İspanya ve Fransa izlemekte.

Jankovec, AB içinde özel sektörün havalimanlarında genişlemesinin devam edeceğini aktarmakta.

İlerleyen aylarda AB içinde beklenen önemli özelleştirmeler arasında Nice ve Lyon havalimanları ile Litvanya’daki havalimanları ağı bulunuyor.

Bu özelleştirme süreçleri tamamlandığında AB havalimanlarının yarısından fazlası, işletmelerinde özel sektör oyuncularına ev sahipliği yapar hale gelmiş olacak.

Kıta Avrupası’nda AB’nin dışında kalan ülkelere göz atacak olursak Belarus, İzlanda, Karadağ ve Norveç’i havalimanlarınının tamamen devlet kontrolünde olduğu ülkeler olarak görüyoruz.

Arnavutluk, Kosova, Moldova ve Rusya’daki havalimanlarında ise, özel sektör katılımının daha yaygın olduğuna tanıklık ediyoruz.

Emin Atak

İnşaat Yüksek Mühendisi olan Emin Atak, özel sektör ile yurt içi ve yurt dışında bir çok havalimanı projesinin planlama, tasarım, uygulama ve işletme süreçlerinde yer almıştır. Halen kariyerine yurt dışında devam eden Atak, özellikle PPP (Public-Private Partnerships) projeleri üzerine yüksek lisans seviyesinde araştırmalarını tamamlamış olup, profesyonel iş hayatının yanı sıra, havalimanı işletmeciliği, havalimanı projelerinin planlanması ve finansmanı konularında kişisel olarak araştırmalarını sürdürmektedir