Network Taşıyıcılar ile Düşük Maliyetliler Arasındaki Fark Kapanıyor mu?

Wizz_air_ekipDanışmanlık firması KPMG tarafından geçtiğimiz ay içerisinde yayımlanan bir rapor, network taşıyıcı havayolu şirketleriyle, düşük maliyetli taşıyıcılar arasındaki farkın yeniden sorgulanmasına neden oldu.

Rapora göre son altı yıl içerisinde, klasik havayolu şirketleri ile düşük maliyetliler arasındaki maliyet farkı %30 oranında azaldı.

Bu iki farklı iş modeli arasında koltuk kilometre bazındaki maliyet farkı 2006 yılında 3,6 USc civarındayken, günümüzde bu rakam 2,5 USc mertebesine kadar gerilemiş durumda.

Yıllardır mâlî zorluklarla boğuşmakta olan network taşıyıcı havayolu şirketlerinin sürdürdükleri sıkı tasarruf politikaları ve iş modellerinde yaptıkları revizyonlar, aradaki farkın kapanmasındaki en önemli etkenler.

Özellikle ABD ve Avrupa Birliği iç hat seferlerinde bu durumu net bir şekilde görmek mümkün olabiliyor.

AirAsia_bilet_fiyat_detayDüşük maliyetli havayolu iş modelinin piri durumundaki Southwest Airlines yolculara iki bagaj taşıma hakkını ücretsiz sunarken, ironik bir biçimde, aralarında network taşıyıcıların da bulunduğu bir çok havayolu şirketi bu iş için yolculardan 100 USD’yi aşan miktarda ücret talep ediyorlar.

Yakın bir zaman içerisinde KLM ve British Airways’in de Avrupa hatlarında bagaj ücreti almaya başlayacağı belirtiliyor.

Bu gibi tâlî gelir uygulamalarının yanı sıra, kısa-orta hatlarda bir çok havayolu şirketinin, uçuş esnasında yolculara sunmuş olduğu ikram hizmetini de en aza indirgediği görülüyor.

Basit bir içecek ve küçük bir sandviç, network taşıyıcıların adeta standart bir mönüsü haline gelmiş durumda.

Hatta Aer Lingus ve Iberia gibi şirketler bu işi bir adım daha ileri götürerek, uçuş esnası ikram satışına başladılar.

Ancak iki iş modeli arasındaki bazı temel farklılıklar, network taşıyıcıların maliyetlerinin, düşük maliyetli taşıyıcıların seviyelerine düşmesini engelliyor.

Bu farklılıkların en başında, nispeten düşük personel verimliliği ve bilet dağıtım maliyetlerinin (GDS ve acente komisyonları) yüksekliği geliyor.

Yine KPMG’nin araştırmasına göre, network taşıyıcıların Londra-Roma arasında bir Airbus A320’nin gidiş-dönüş uçuşundaki maliyeti, rakip iş modeline göre 12.000 USD daha yüksek.

Low Cost Carrier vs Network Carrier Cost

Low Cost Carrier vs Network Carrier Cost

Bunlar yetmezmiş gibi bir de, Southwest, easyJet ve Virgin Australia gibi şirketlerin, iş amaçlı seyahat eden yolculara yönelik agresif pazarlama girişimleri, klasik havayolu şirketlerinin yöneticilerinin uykularını kaçırmaya devam ediyor.

Network taşıyıcıların rekabet güçlerini yükseltmek için başvurdukları bir diğer yöntem ise şirket birleşmeleri.

En son olarak American Airlines ile US Airways arasında gerçekleştirilmesi planlanan bu dev evlilikler sayesinde, birim maliyetlerin aşağıya çekilmesi hedefleniyor.

Tabii tüm bu girişimlerde dikkat çeken en önemli nokta, düşük maliyetli rakipleri karşısında zora giren klasik havayolu şirketlerinin, kısa-orta menzilli hatlardaki rekabeti neredeyse tamamen fiyat bağlamına indirgemiş olmaları.

Bir fiyat savaşında kimin gâlip çıkacağı ise aslında belli gibi.

Neticede, kısa-orta menzilli hatlarda kıyasıya bir rekabete girişmiş olan iki iş modeli arasındaki maliyet farkı kapansa dahi, tamamen aynı seviyeye gelmesi zor görünüyor.

Bu yüzden, network taşıyıcılar, söz konusu hatlarda zararı göze alarak, uzun menzilli hatlarını beslemeye ve bu sayede kâr etmeye devam edecekler.

Abdullah Nergiz

Ticarî havayolu sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.