Bagaj Etiketi: Bir Tasarım Harikası

Amerikalı yazar ve şair Maya Angelou‘ya göre bir insanın üç şey karşısındaki tepkisi, o insan hakkında fikir edinmek için çok şey anlatır:

1- yağmurlu bir gün,

2- Noel süs ışıklarının kördüğüm haline gelmiş kabloları, ve

3- kayıp bagaj.

Otobüs, tren veya gemi seyahatlerinde bagaj kaybı yaşanması, pek de sık karşılaşılan bir durum değil.

Belki de bu yüzden, kayıp bagaj denilince akla ilk olarak havayolu seyahati geliyor.

Deniz seviyesinden binlerce metre yukarıda, yüzlerce kilometre hızla yapılan ve insanoğlu için son derece sıra dışı bir deneyim olan havayolu seyahatine imkân veren operasyonel şartlar hayli zorlayıcı ve hatta meydan okuyucu.

Hiç kimse bavuluyla ilgili sorun yaşamak istemiyor ama zaman zaman bu can sıkıcı durumla başa çıkmak gerekebiliyor.

Bagaj_etiketi

Bagaj Problemi

SITA tarafından yayımlanan bir rapora göre 2011 yılında dünya genelinde uçakla seyahat eden insan sayısı 2.87 milyar.

Gecikme, zarar görme, kayıp/çalıntı gibi şekillerde etkilenen bagaj sayısı ise 25.8 milyon civarında.

Bu rakamlara göre 2011’de, her 1000 yolcu başına dokuz kez bagaj aksaklığı yaşanmış durumda.

Bagaj aksaklıklarının havayolu sektörüne yıllık maliyeti ise, sıkı durun, tam 2.6 milyar USD.

Fakat yukarıda da belirttiğimiz gibi, havayolu seyahatinin son derece zorlu şartlarda gerçekleştirilen, sıra dışı bir operasyon olduğu düşünüldüğünde, %1’i bile bulmayan bagaj aksaklığı oranını belki de hoş karşılamak gerekiyor.

Hatta bu performans bir başarı olarak bile nitelendirilebilir.

Pek iyi; bu başarının ardında yatan en önemli etken nedir?

Cevap: Bagaj etiketinin son derece başarılı tasarımı.

Evet, uzun yılların sonucnda tam manasıyla bir standardizasyon harikası halini alan bagaj etiketi sayesinde, 2.5 milyarın üzerinde yolcunun seyahat ettiği havayolu sektöründe, bagaj aksaklıkları en aza indirgenmiş durumda.

Hem de havalimanlarındaki bir çok darboğaza rağmen.

Sektörün ilk yıllarında son derece renkli ama bir o kadar da standarttan uzak olan bagaj etiketleri, zaman içerisinde özellikle uluslararası kapsamda iyiden iyiye karmaşık hale gelen uçuş operasyonunda kolaylık sağlaması amacıyla hızla küresel bir formata doğru yol aldı.

Modern Zamanların Bagaj Etiketi

Modern anlamdaki bagaj etiketleri 1990’lı yıllarda yaygınlaştı.

United Airlines, 1992 yılında tüm sistemi genelinde otomatik bagaj etiketi uygulamasına geçerek bu konuda bir ilke imza attı.

Eski zamanların kâğıt bazlı ve bagaj bilgilerinin, üzerine kalemle yazıldığı etiketinin yerini, silikon ve plastik karışımı bir maddeden üretilenler aldı.

Bu etiketler çok farklı hava ve depolama şartlarına ve neme mukavim olacak, kolay kolay da yırtılmayacak şekilde tasarlanıyor.

Benzer şekilde, bagajın üzerine kolayca yapıştırılacak özellikte olması da gerekiyor.

Bagaj_etiketi_detay

Tabii, etiketin bagaja tutturulma şekli de önemli.

Etiket, bagajın üzerine doğrudan yapıştırılmak yerine, bir halka şekli verilerek iliştiriliyor. Böylece etiketin üzerine binen baskı dağıtılarak, zorlu şartlarda kopmasının önüne geçilmiş olunuyor.

Günümüzde etiket kopması, toplam bagaj aksaklığı sebepleri içerisinde sadece %3’lük bir paya sahip.

Bu kadar sağlam bir biçimde yapıştırılmış bir etiketin, gideceği yere varan yolcu tarafından aynı kolaylıkta çıkarılabiliyor oluşu, bagaj etiketini emsalsiz kılan bir başka özellik.

İç tarafından iki elle tutulan bagaj etiketi çok fazla zorlamaya gerek kalmadan çıkarılabiliyor; hem de ardında yapıştırıcı izi bırakmadan.

Ayrıca üzerindeki bar kod sistemi sayesinde, bagajla ilgili bilgiler otomatik bir biçimde okunabildiği gibi, farklı havayolu şirketleri ve havalimanları arasında da hedeflenen uyum sağlanmış oluyor.

Bagaj Etiketi ve RFID

Gün geçtikçe artan havayolu trafiği, her dönemde ileri teknolojinin şampiyonluğunu yapmış olan havayolu sektörünü, bagaj etiketi tasarımının bir adım daha ileri taşınmasında yine aktif rol oynamaya itiyor.

Bu aşamada RFID teknolojisi devreye giriyor.

RFID, bagaj etiketlerinde iki farklı şekilde rol almakta.

Ya Qantas’ın Next Generation Check-in konsepti içerisinde olduğu gibi, bu teknoloji tamamen bu iş için özel olarak üretilmiş sabit bagaj etiketlerine entegre bir biçimde kullanılıyor, ya da mevcut tek kullanımlık bagaj etiketlerinin içine ekleniyor.

Qantas_Q_Bag_Tag_havayolu_101

Qantas – Q Bag Tag

Her iki seçeneğin de kendisine göre avantajları ve dezavantajları bulunuyor.

Sektörün RFID teknolojisi  ile bagaj etiketini buluşturması açısından bakıldığında, bu uygulamanın desteklendiği havalimanlarının sayısının artmasına paralel bir biçimde önümüzdeki yıllarda bagaj aksaklığı oranlarının daha da düşük seviyelere ineceği öngörülebilir.

Neticede; çok basitmiş gibi görünmekle birlikte, insan hayatının bu denli içerisinde olan bagaj etiketi tam manasıyla bir inovasyon ve tasarım harikası olarak sanayi tarihindeki yerini şimdiden almış durumda.

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 25 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.