Havayolu Gelir Yönetiminde “Spill” Kavramı

Günümüzde farklı bir çok sektörde yoğun bir biçimde kullanılmakta olan gelir yönetimi sistemlerini dünyaya kazandıran, ticarî havayolu sektörü olmuştu.

Bu uygulamanın ilk örneği, ABD’deki 1978 iç hat deregulasyonunu takip eden yıllarda kızışan rekabete karşı bir şeyler yapmak isteyen, zamanın American Airlines Pazarlama Direktörü (1985′ten itibaren CEO) Robert Crandall tarafından devreye sokulmuştu.

Hatta “Yield Management” kelimesinin mucidi de yine Crandall’dır.

Şimdi gelin hep birlikte, gelir yönetimi sistemlerindeki “spill” ve “spoilage” kavramlarına bir bakalım.

Gelir_Yonetimi_havayolu

Spill ve Spoilage Nedir?

Türkçe’de “dökmek”, “taşmak”, “saçılmak” gibi anlamlara gelen Spill kavramı, bir havayolu şirketinin kapasite yönetiminin adeta kalbinde yer almaktadır.

Spill kavramı; ücretlendirme, network planlama, filo ve gelir yönetimi unsurlarını bir araya getirmektedir.

Bu kavramı net bir şekilde tanımlamak gerekirse;

bir ücret sınıfında, (uçakta yer var ama bilet fiyatı yolcuya pahalı geliyor)

bir kabin sınıfında (uçağın business sınıfında yer var ama yolcu economy’de uçmak istiyor ve o bölümde yer yok)

veya

uçakta, (uçakta hiç yer yok)

yer bulunmaması sebebiyle bir yolcunun, tercihini bir başka havayolu şirketinden yana kullanmasına Spill denmektedir.

Bu kavram, yolcuların hiç bir sınırlandırma olmadan (unconstrained demand) bir uçaktan rezervasyon yaptırabilmesi haliyle, gerçekte yolcuların ne kadar rezervasyon yaptırabildiği (constrained demand) arasındaki fark olarak da tanımlanabilir.

Havayolu gelir yönetimi sistemlerinde kullanılan bir diğer tâbir Spoilage (bozulma, çürüme) ise son dakika iptalleri ve no-show‘lar sebebiyle, bir uçakta kalan boş koltuklara verilen addır.

Bu durumun önüne geçebilmek amacıyla, overbooking olarak adlandırılan uygulamaya başvurulmaktadır.

Sofistike gelir yönetimi yazılımları ile belli bir uçuşa ait tarihî veriler, son dakika iptalleri ve no-show miktarları açısından değerlendirilerek, o uçuşta ne oranda overbooking yapılacağına karar verilir.

Yapılan bu çok hassas ayarlama sayesinde, bir yandan uçuşta yer alacak yolcu sayısının maksimize edilmesi sağlanıp Spoilage olması engellenirken, diğer yandan da uçakta yer kalmamasından kaynaklanabilecek Spill durumunun önüne geçilmesi amaçlanmaktadır.

Spill ve Spoilage, daha ziyade, doluluk oranlarının yüksek olduğu durumlarda görülmeye başlar.

Görüldüğü üzere, bir çok uçak yolcusunun kabul etmekte güçlük çektiği overbooking uygulaması, havayolu şirketlerinin kâr maksimizasyonu hesaplarında büyük öneme sahiptir.

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 25 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.