Havayolu Sektöründe Bir Ortaklık Daha

BA_JAL_ittifak_havayoluHavayolu sektörünü 1944 yılındaki Şikago Konferansı’ndan itibaren etkisi altına alan milliyet temelli mülkiyet sorunsalı, şirketlerin sınır-ötesi satın alma ve birleşme imkânlarını büyük ölçüde kısıtlıyordu.

Fiilî kısıtları aşmanın yollarını arayan havayolu şirketleri, farklı bir takım yollara başvurmak zorunda kalmıştı.

Bu açıdan sektördeki işbirliği aşamalarını genel olarak dört safhaya ayırabiliriz.

Bunlardan ilk ikisi, çok uzun yıllardır uygulanagelen seçenekler.

Üç ve dördüncü aşamalar ise ancak serbestleşmenin yaygınlaşmasına paralel olarak gelişebiliyor.

1- Interline

2- Codeshare

3- Joint Business Agreements

4- Equity Partnerships

Yıllarca interline ve codeshare anlaşmalarıyla adeta “deli pösteki sayar gibi” işlerin içinde debelenip duran sektör, artık yavaş yavaş üçüncü aşamaya geçiyor.

İkili, hatta üçlü joint venture anlaşmaları, tam şirket birleşmelerinden önceki son durak.

Interline ve codeshare ile yapılamayan bir çok şey, joint venture’lar sayesinde gerçekleştirilebiliyor.

Kâr-zarar ortaklığı, yolcularla olan ilişkilerdeki bütünsellik, ücret ve tarife yapısının senkronize edilmesi ve bunların dağıtımı, joint venture anlaşmalarının sağladığı faydalardan hemen akla gelenler.

British Airways – Japan Airlines Ortaklığına İzin Çıktı

British Airways (BA) ile Iberia’nın birleşmesi sonucunda kurulan IAG’den yapılan bir açıklamaya göre, BA ile Japan Airlines (JAL) arasında yapılması öngörülen yakın iş birliği (joint business agreement) anlaşması, gerekli rekabet iznini aldı.

Japonya’nın konuyla ilgili bakanlığı tarafından onaylanan anti-rekabet koruması sonucunda, BA ile JAL, Avrupa ile Japonya arasında yakın işbirliği yapmaya hak kazandı.

oneworld ittifakı çatısı altında bulunan BA ile JAL’ın hayata geçireceği ortak girişimin, Mart 2013’ten itibaren devreye girmesi planlanıyor.

Temel olarak gelir paylaşımı ve uçuşların koordinasyonu noktalarında yapılacak bu işbirliğinin benzeri halen, BA ile American Airlines arasında mevcut.

Özellikle 2005-2010 yılları arasında Lufthansa’nın yürüttüğü genişleme politikası sektör genelinde takdirle takip edilmişti.

Oysa bu genişleme Swiss, Austrian, SN Brussels, bmi gibi şirketlerle, büyük oranda Avrupa kapsamında sınırlı kalmış; son yıllarda da ciddi bir duraklama sürecine girmişti.

British Airways ise işbirliği çalışmalarını belki biraz geriden gelerek ama çok daha geniş bir perspektifte, Amerika’dan Japonya’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada yürütüyor.

Havayolu sektörünün tamamen serbestleştiği ve yukarıda belirttiğimiz dördüncü aşamaya geçildiği dönem geldiğinde, hem mâlî hem de operasyonel açıdan güçlü olanlar ayakta durmaya devam ederken, bu şartları yerine getiremeyen şirketler ya kepenk kapatmak ya da büyük şirketlerin kanatları altına girmek zorunda kalacaklar.

Şimdiden hazırlıklı olmakta fayda var.

Abdullah Nergiz

Ticarî havayolu sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.