Sesten Hızlı Uçtunuz mu?

Sesten Hızlı Uçtunuz mu?

Duru Turizm’in 22 Eylül 1986 tarihinde gazetelere verdiği bir reklamda, seyahat sever kitleye böyle sorulmuştu.

25 – 30 Ekim 1986 dönemini kapsayan tur programı Paris gezisinden ibaretti.

Ama Paris ile Türkiye arasındaki uçuşun Concorde ile yapılacak olması, işin rengini değiştiriyordu.

Uçuş mesafesi bir Concorde için kısa olduğundan, üç saatlik uçuş boyunca belki de sadece çok kısa bir süreliğine ses hızının üzerine çıkılabilecekti.

Ama olsun; ayrıcalıklı olmayı seven kişiler için, hele de 1980’lerin ortalarında bu imkân, bulunmaz bir fırsattı.

Hem de bu uçuş, bir Concorde tarafından Türkiye’ye yapılan ilk sefer olma niteliğini kazanacaktı.

Duru Turizm’in düzenlediği tur, Air France ile gerçekleşecekti.

İşin enteresan tarafı, filosunda Concorde bulunan diğer şirket, British Airways (BA), Air France ile aynı anda Türkiye rekabetine girerek beklenmedik bir adım atıyordu.

Tarifede bulunmadığı halde 25 Ekim 1986 tarihindeki Londra – İstanbul seferi, bir Concorde ile icra edilerek, Türkiye’ye gelen ilk Concorde olma şerefi, G-BOAA tescilli BA tayyaresine nasip oluyordu.

67 yolcu ve 9 mürettebat ile 3 saat 7 dakikada Londra’dan İstanbul’a gelen Concorde, saat 12:40’ta Atatürk Hava Limanı’na inmişti. Dönüş seferi için 14:30’da kalkan uçakta bu kez 96 yolcu yerini almıştı.

Hatırlanacağı üzere, ilk uçuşunu 2 Mart 1969, ilk “sesten hızlı” uçuşunu ise 1 Ekim 1969’da yapan Concorde için dünyanın önde gelen bir çok havayolu toplamda 100’ün üzerinde sipariş vermişti.

Dokuz mürettebat ve 100 yolcusu ile saatte 2.170 km hıza ve 18.300 metre yüksekliğe ulaşabilen Concorde, Paris – New York arasını 3,5 saatte kat ediyordu.

(New York şehri, 22 Kasım 1977 tarihine kadar Concorde’un uçuşuna izin vermemiştir)

Yıllarca süren çalışmalar nihayet meyvesini vermiş, süpersonik (sesten hızlı) uçak Concorde, 21 Ocak 1976’da British Airways ve Air France’ın filolarında Londra – Bahreyn ve Paris – Rio hatlarında hizmete girmişti.

Ancak; 1973’teki petrol krizi ve ardından yaşanan malî sıkıntılar sonucunda sadece British Airways ve Air France, geriye kalan iki müşteri olmuşlardı.

Zaten onlar da bu uçakları alabilmeleri amacıyla kendi hükûmetleri tarafından desteklenmekteydiler.

Toplamda sadece 20 adet Concorde üretilmiş ve bunlardan ancak 14 tanesi British Airways ve Air France tarafından kullanılmıştır.

25 Temmuz 2000’de Paris’te yaşanan kaza, Concorde için sonun başlangıcıdır.

(Air France’ın 4590 no’lu seferinde 100 yolcu ve 9 mürettebat bulunuyordu. Kaza sonucunda uçaktaki kişilerin tamamı ve yerdeki dört kişi hayatını kaybetti.)

Siyasi, kültürel ve teknolojik açılardan büyük bir başarı sayılabilecek Concorde için aynı şeyleri ticarî yönden söylemek pek de mümkün değil.

Bu yüzden, yolcular arasında adeta bir efsane olan ve yapılan yolculukların masalsı bir şekilde anlatıldığı Concorde, Paris kazası bahane edilerek 24 Ekim 2003’te tarifeli son seferini yaptı.

Concorde, 26 Kasım 2003’te ise bir çok ünlü simanın katıldığı jübile uçuşunu yaparak devrimsel bir hareket olarak imzasını attığı göklere veda etti.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 25 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.

error: Content is protected !!