Uçmanın Altın Çağı Geri mi Dönecek?

Ecnebilerin “Golden Age of Flying” diye adlandırdıkları bir dönem vardır; “Uçmanın Altın Çağı“. Tarih aralığı tam belli olmamakla birlikte, İkinci Dünya Savaşı’nın bitişinden, 1970′lere kadar olan döneme göndermede bulunan bu tanımlamayı aslında tüm ecnebilere teşmil etmek de çok doğru değil.

Bu tanımlama özellikle gelir seviyesi belli bir çizginin üzerinde olan kişiler için geçerliydi. Zira o yıllarda uçakla seyahat etmek, ancak zenginlerin karşılayabileceği kadar yüksek fiyatlara mal olmaktaydı.

O zamanlar havayolu şirketlerinin gelir yönetimi sistemleri yoktu, bilet fiyatları ve arz edilecek kapasite serbestçe tespit edilemiyordu, rekabet düşüktü; dolayısıyla uçakların koltuk düzeni bugünkü sıkışıklıktan çok uzaktı. Uçak seyahatleri, özellikle de uzun uçuşlar adeta sosyetede verilen bir parti havasında geçiyordu.

İşte o altın çağın son dönemine ait bir fotograf. Sene 1972. United Airlines’ın Boeing 747′sinden bir kare. Uçaktan ziyade rahat bir kafeterya ortamını andırıyor. Burası economy class. Günümüzde business class bölümlerinde dahi böyle bir konfor bulunmuyor.  Fotoğrafın arka planında ise first class görünüyor.

Acaba” diyorum, “günümüzde de benzer sahneleri görmek mümkün olacak mı? Uçmanın altın çağı geri dönecek mi?

Mevcut rekabet şartlarında bunun olması pek mümkün görünmemekle birlikte, Boeing’in talihsiz uçağı 787 Dreamliner’ın hizmete girmesiyle en azından business class ortamında altın çağın esintilerini hissetmek mümkün olacak.

Daha büyük pencereler, daha temiz hava, daha yüksek kabin basıncı, daha ferah kabin içi tasarım, türbülans etkisini azaltıcı sistem…bu özellikler sayesinde 787 yolcuları daha konforlu seyahat etme imkânı bulacak.

Boeing tarafından özel olarak hazırlanan sayfada daha detaylı bilgilere ulaşmak mümkün. Bu sayfada dikkati en fazla çeken şey, lisan seçenekleri oldu.

Toplam 11 farklı dil seçeneği var ve bunların arasında Türkçe de bulunuyor. Yakın zamana kadar büyük yabancı firmalar web sitelerine Türkçe seçeneği eklemeye tenezzül etmezken, Türkiye ticarî havayolu sektöründe son 5-6 yıldır yaşanan hızlı büyüme anlaşılan Boeing’i böyle bir şey yapmaya teşvik etti.

Ama keşke tercümeye biraz daha dikkat etselerdi de, yolcular için konfor artırıcı bir özellik olan “kabin basıncının artırılmış” olması, “daha düşük kabin basıncı” şeklinde, yani tam tersi biçimde çevrilmiş olmasaydı. 🙂

Özetlemek gerekirse, 40-50 sene öncesinin kabin içi ferahlığı belki hiç bir zaman geri gelmeyecek ama yeni tip, inovatif özellikler içeren uçaklarla şu ana nispeten daha rahat yolculuk edebileceğiz.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.