Low-cost Devrimi II

“Low-cost” iş modeli denildiğinde, aşağıdaki uygulamalara özellikle dikkat edilmesi gerekiyor:

1- Tek tip uçaktan oluşan filo : Örnek; Southwest’in filosunun tamamı (472 uçak) Boeing 737’lerden oluşuyor.

2- Point to Point uçuşlar : Hub & Spoke yapısı yerine, belli noktalar arasında uçuş yapılması. Aktarmalı uçuşların minimum seviyede olması. Örnek; Ankara – (Istanbul) – Londra yerine, Ankara – Londra uçuşunun olması.

3- no-frill : Uçakta yapılan ikramın minimum seviyede olması. Böylece; uçağa ikram yüklemesi ve uçağın temizlenmesi gibi gecikmeye yol açan ihtiyaçların en aza indirilmesi ve uçak utilizasyonunun en üst seviyeye çıkarılması + uçakta bulunan hostes sayısının azaltılabilmesi.

4- Personelle uzun vadeli sözleşme yapılması: Örnek; Southwest; pilotlarıyla imzaladığı 10 yıllık sözleşme sonucunda, sektörde pilot maaşlarının çok arttığı dönemlerde pilot maliyetini düşük seviyede tutmayı başarmıştır. Ayrıca personel giderleri içinde %30-35 civarında yer tutan pilot maaşlarının, 10 yıllık bir süre için planlama imkânı doğmuştur.

5- Havaalanları: Çok kullanılan, merkezî havaalanları yerine; şehir merkezine daha uzak ama alan vergileri düşük ve trafiğin az olduğu havaalanlarının kullanılması. Örnek; Yeşilköy Havalimanı yerine, Sabiha Gökçen Havalimanı’nın kullanılması. Böylece; zaman kaybının azaltılması + maliyetin düşürülmesi.

6- Internet: “Low-cost” havayolları, özellikle internetin bir alış veriş aracı olarak kullanılmasının yaygınlaşmasıyla birlikte, acente kanalından yapılan satışları minimuma indirdi. Internetten yapılan satışlar, toplam cironun %90’ı civarında gerçekleşiyor. Hatta bu konuda başı çeken ve ilk online satışını Nisan 1998’de yapan easyJet, %95 oranında internet üzerinden satış yapıyor ve kurulduğu yıldan bu yana acente kanalına tek kuruş dahi komisyon ödemiş değil. Diğer taraftan, satışlarını acente kanalı üzerinden yapan havayolları komisyon + teşvik + GDS giderleri adı altında yaklaşık %10-12 civarında ödeme yapıyorlar. Bu da; her bir milyar dolarlık ciroda 100 – 120 milyon dolar ödeme anlamına geliyor.

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 25 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.