Lisanlar zenginlik açısından değerlendirilirken, günlük dilde kullanılan kelime sayısının yanı sıra, atasözü ve deyimler de dikkate alınır.

Türkçemiz, her ne kadar kelime sayısı bakımından bir hayli tırpanlansa da, atasözü ve deyim açısından güçlü duruşunu devam ettirmekte.

Geçen gün The Economist dergisinde; 1990’ların sonunda gerçekleşen Daimler-Chrysler birlikteliği ve bu çerçevede tüm otomotiv sektöründeki birleşmelerin ne getirip ne götürdüğü hakkındaki yazıyı okurken aklıma, “kaş yapayım derken, göz çıkarmak” deyimi geldi.

Otomotiv sektörü masrafları kısıp kârları artırmak için birleşirken, sektörel açıdan kârlılık konusunun çok daha büyük bir mesele olduğu havayolu sektörü de “ittifaklar” kuruyordu.

Star Alliance, Sky Team ve Oneworld mevcuttaki en önemli ve önde gelen havayolu ittifaklarıdır.

Öte yandan; “Sabena yeniden uçacak mı?” başlıklı diğer bir kısa yazı, bizi bir zamanlar THY’nin de üyesi olduğu “Qualiflyer” günlerine uçuruverdi.

2 Nisan 1992 tarihinde SwissAir’in liderliğinde kurulan Qualiflyer, sadece Avrupalı havayollarının üye olduğu bir ittifaktı.

Ekim 2001’de SwissAir’in iflas bayrağını çekmesi, kendisi ve hissedarları dışında belki de kimseyi üzmemişti.

Zira, sadece Avrupalı havayollarından kurulu bir yapı, ittifak olmaktan çok “holdingleşme” olarak algılanmıştı. (Qualiflyer progamı, 3.5 milyon üyesi ile 31 Aralık 2002 tarihinde havayolu sahnesinden tamamen çekildi)

30 Mart 1998 tarihinde bu ittifaka üye olan THY ise, bağlı bulunduğu T.C.Özelleştirme İdaresi’nin dirayetli tavrı sayesinde, elini verdiği SwissAir’e kolunu kaptırmaktan kurtulmuş ve Ekim 2001’de Qualiflyer’dan tamamen ayrılmıştı.

Qualiflyer THY’ye ne kazandırdı diye baktığımızda, en azından bu tarz uluslararası bir oluşumda nasıl davranılması gerektiği konusunda bir tecrübe getirmiştir diyebiliriz.

Bu konuyla alakadar olurken ilginç bir bilgiyle karşılaştık. 15 Şubat 2006’da “sık uçan yolcu programını” yenilerken, Miles&Miles olan adını Miles&Smiles olarak değiştirip, üye segmentasyon yapısını (üye kart çeşidi – sayısı) ikiden dörde çıkaran THY’nin, aslında Qualiflyer öncesinde de dört’lü kart sistemine sahip olduğunu (Mileage Club – Frequent Flyer:  Kırmızı, Bronz (50.000 mil), Gümüş (125.000 mil) ve Altın (200.000 mil)) ve Qualiflyer üyeliği ile birlikte ikili kart sistemine geçtiğini öğrenmek doğrusu bizim için de sürpriz oldu.

THY Sık Uçan Yolcu Programı hakkında önemli not: THY, özel yolcu programına 1 Temmuz 1989’da başladı. Başlangıçta programın adı sadece “Frequent Flyer” iken, 7 Ocak 1993’ten itibaren “Mileage Club” olarak anılmaya başlandı.

Bu arada, 1 Temmuz 1991’de “Corporate Club” oluşturuldu ve şirketlere yönelik özel yolcu programı başlatıldı. Yine aynı tarihten itibaren uçuş sayısı sisteminden, puan sistemine geçildi.

Bireysel Mileage Club’un yanısıra 1 Nisan 1993’te Courtesy Kart uygulaması başlatıldı.

Yukarıda bahsettiğim üzere, Qualiflyer grubuna üye olunmasının ardından, 1 Kasım 1998’de “Qualiflyer” sık uçan yolcu programına geçildi.

Bu programın başlaması ile “Mileage Corporate Club” ve “Courtesy Kart” uygulamaları sona erdi.

Ancak meydana gelen anlaşmazlıklar sonucu THY yine kendi programına döndü ve 29 Ekim 2000 tarihinde Miles&Miles programı başlatıldı.

Hülasa; SwissAir 2001’de battı, yerine Swiss kuruldu.

O da kârlı olmayı başaramadı ve sonunda 2005 yılının ortalarında Lufthansa’ya yem oldu.

SwissAir peşinden Sabena’yı da sürükledi. O da battı, SN Brussels adıyla yeniden kuruldu, dikiş tutturamadı ve Virgin Express’e iltihak olmak üzere.

Eee, ne demiş atalarımız?

Ava giden avlanır 🙂

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.