29 Mart (2026) Pazar günü İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’nda (SAW) ortalık tam anlamıyla karıştı.
İstanbul’u etkisi altına alan sisli havanın da etkisiyle, uçaklar, SAW’a inmekte güçlük çekti. Bazı uçaklar pass geçti.

Özellikle Pegasus ve AJet’e ait 50’den fazla uçak, başta İGA olmak üzere çevredeki diğer havalimanlarına yönlendirildi (divert).

Bir ara havalimanına tüm inişler durdu. Bu durum zincirleme bir biçimde uçuş tehir ve iptallerine yol açtı.

Binlerce yolcu SAW’da adeta mahsur kalırken, hem Türkiye hem de yurt dışındaki Pegasus ve AJet yolcuları çaresiz bir biçimde beklemeye başladı.

Böyle büyük aksaklıklar her yaşandığında olduğu gibi, resmî kurumların yöneticileri, susmayı tercih etti. Zira ortadaki kriz, sadece hava durumuyla açıklanabilecek boyutun çok ötesindeydi.
Sektör içinden gelen bilgilere göre, SAW zaten bir süredir tek pistle operasyon yapıyor ve uçuşlar aksıyordu. Eski pist bakıma alınmış, uçuşlar yeni pistten gerçekleştiriliyordu.

Bu yetmezmiş gibi, hafta sonu yaklaşma ışıklarında yaşanan bir arıza sebebiyle, havalimanının görüş miniması düşmüştü. İşte bu durum, sisli havayla birleşince inişlerde ciddi kısıtlamaya yol açtı.
Kimilerine göreyse, SAW’ın CAT I kategorisinde olması, görüşün düştüğü anlarda iniş yapılmasını engelledi.

Pazar günü en az 127 uçuş iptal edildi. Operasyondaki aksaklık pazartesi gününe de sarktı. Çevre havalimanlarına yönlendirilen Pegasus ve AJet uçakları SAW’a geri dönerken, çok sayıda uçuş yine ya iptal edildi ya da tehirli yapılabildi.
