Havayolları her yıl dünya genelinde binlerce yeni hat açıp kapatıyor.
Sadece 2025 yılında kapatılan hat sayısı 6.500 adedi buluyor.
Bunların en dikkat çekici ortak özelliği, düşük ve kırılgan talep sebebiyle düşük kapasiteli olmaları. Ölçek ekonomisinin elde edilememesi, havayolları açısından bu gibi hatların açık tutulmasının önündeki en büyük engel.
Bu durum aslında bir kısır döngüye de yol açıyor. Düşük kapasiteli hatlar kâr edemiyor → kâr edemeyen hatlar kapanıyor → kâr edemeyeceği düşünülen yeni bir hat açılırken düşük kapasite planlanıyor → …
Kapatılan Hatlar (2025)
IATA’nın bir çalışmasına göre, kapatılan hatların yüzde 76,4 gibi son derece yüksek bir bölümünde, yılda 10.000 koltuk veya daha az kapasite arz edilmiş.
Kapasite sınırını 20.000’e yükseltirsek, bu oran yüzde 91,8’e çıkıyor.
Yılda 20.000 koltuğun ne anlam ifade ettiğini de belirtelim: ATR-72 gibi uçakla haftada 5 uçuş veya Airbus A320 veya Boeing 737 gibi dar gövdeli bir uçakla haftada 2 uçuş.
Bölgelere göre yıllık 20.000 koltuk kapasitesinden az olan hatların toplam içindeki payları şöyle:
Kuzey Amerika: %47
Afrika: %46
Avrupa: %45
Güney Amerika: %44
Orta Doğu: %35
Asya – Pasifik: %33
Buna karşılık, yoğun bir biçimde uçulan ve kapasite planlanan hatlarda iptal sayısı yok denecek kadar az.
Yıllık 250.000 koltuk ve daha fazla kapasite bulunan hatların sadece yüzde 0,1’i iptal edilmiş.