ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasıyla Orta Doğu’da başlayan savaşta bir ay geride kaldı.
Dıştan-dışa aktarmalı yolcu taşıma stratejileri sayesinde birer “süper bağlayıcı” (super-connector) havayolu haline gelen Etihad Airways, Emirates ve Qatar Airways’in uçuşlarında yaşanan büyük aksama, işte bu küresel bağlantı kanalının devre dışı kalmasına yol açmıştı.
Özellikle Avrupa ile Asya, Afrika ve Avustralya arasındaki yolcu akışı sekteye uğramıştı.

IATA’nın hazırladığı bir çalışma, Orta Doğu’nun bir aktarma noktası olarak nasıl önemli bir rol oynadığını ortaya koyuyor.
2025 verisine göre, uluslararası uçuşlarda üretilen Ücretli Yolcu Kilometrenin (ÜYK), yüzde 10 gibi hatırı sayılır bir bölümü bu bölgeden geçiyor. Bir başka deyişle, 2025’te, neredeyse 70 milyon yolcu Orta Doğu’da aktarma yapmış.
Savaşın ilk 10 gününde, bölgedeki Arz edilen Koltuk Kilometrenin (AKK), yüzde 73’ü iptal edilmiş. Sonraki günlerde bir miktar toparlanma olsa da yolcuların buradaki havayollarını kullanmaktan kaçındıkları ve ÜYK’nın düşük seviyelerde kaldığı biliniyor.
Orta Doğu’yu zıplama tahtası olarak kullanan belli başlı altı aks bulunuyor:
- Afrika x Asya-Pasifik
- Avrupa x Asya-Pasifik
- Güney Amerika x Asya-Pasifik
- Kuzey Amerika x Asya-Pasifik
- Afrika x Kuzey Amerika
- Afrika x Güney Amerika
Tıpkı Basra Körfezi çıkışlı petrol akışında olduğu gibi sivil havacılık tarafında da savaştan en fazla etkilenen bölgenin, Asya – Pasifik olduğunu görüyoruz.
Asya – Pasifik’ten Avrupa’ya olan yolcu akışının neredeyse yüzde 80 oranında kesildiği anlaşılıyor. Amerika kıtalarıyla olan bağlantının durumu da pek farklı değil.

Başta Emirates olmak üzere Körfez’deki bazı havayollarının, boş uçma pahasına da olsa uçuşları sürdürdüğü biliyoruz.
Dolayısıyla, savaşın bitmesi veya en azından ateşkes ilan edilmesi durumunda, Orta Doğu’nun bağlayıcı özelliğinin kısa sürede geri gelmesi sürpriz olmayacaktır.
