İç Hat Uçuşlarında İlk Bir Haftanın Değerlendirmesi

Salgın krizi sebebiyle 3 Nisan’da durdurulan Türkiye iç hat uçuşları, yaklaşık iki aylık bir aranın ardından 1 Haziran günü yeniden başlamıştı.

Türk Hava Yolları ve Pegasus başta olmak üzere, SunExpress ve Anadolujet iç hatlara merhaba demişti.

Aradan tam bir hafta geçti.

Şimdi gelin her beraber, ilk bir haftanın bir değerlendirmesini yapalım.

Sıhhî tedbirler

Hem havalimanlarında, hem de uçaklarda hijyenle ilgili bir çok tedbir alınmış durumda.

Terminal ve uçaklarda sürekli bir biçimde temizlik yapıldığı, yolcuların ve çalışanların mutlaka maske taktığı görülüyor.

1 Haziran günü İstanbul – Ankara arasındaki başlangıç uçuşunda bindiğim uçağın, hayatımda bindiğim en temiz uçak olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.

Ancak uçuş sayısı arttıkça, gerek havalimanlarında ve gerekse uçaklarda aynı temizlik seviyesinin korunması biraz zor görünüyor.

Ayrıca maske takarak seyahat etmenin hiç de rahat bir şey olmadığını da eklemem lazım.

Uçuştan belki de iki saat önce takmaya başladığınız maskeyi, nereden baksanız 4-5 saat boyunca çıkarmamanız gerekiyor.

Sosyal mesafe uygulaması

Uçakla seyahatlerde sosyal mesafe uygulaması çok tartışıldı, tartışılmaya devam ediyor.

Havalimanlarının her tarafında sosyal mesafe ile ilgili ikazlar bulunuyor.

Ancak hem bizzat gördüğüm hem de ülkemiz dahil dünyanın çeşitli havalimanlarından gelen görüntüler, bu uygulamanın o kadar da kolay olmadığını gösteriyor.

İşin tabii en ironik yanı, terminallerde bir buçuk metre mesafeyle hareket etmesi istenen yolcuların, uçağa bindiklerinde omuz omuza oturtulmaları.

Uçuş sayısı

Uçuş sayısı, normal döneme göre son derece az.

Mesela, İGA Havalimanı ile Esenboğa arasında normalde günde 16-17 sefer yapılırken, bu sayı şu anda sadece dört.

Benzer durum İzmir ve Antalya gibi noktalara icra edilen uçuşlarda da yaşanıyor.

Doluluk

Sahadan aldığımız bilgilere göre, seferlerdeki doluluk oranları ciddi anlamda farklılık gösteriyor.

İstanbul ile Anadolu’nun çeşitli kentleri arasındaki uçaklarda yer bulmak neredeyse imkânsız.

Özellikle İstanbul’dan gidiş seferleri son derece dolu. İstanbul’a dönüş uçuşlarında ise yine hattan hatta farklılık olmakla birlikte, doluluk nispeten daha düşük.

Bu resmi, Türkiye içinde iki ayı bulan seyahat yasağının sona ermesinin ardından insanların Anadolu’daki memleketlerine, akrabalarına gittiği şeklinde yorumlamak mümkün.

Lâkin Ankara, İzmir, Antalya gibi noktalara yapılan uçuşlardaki doluluk oranı, havayolları açısından tatmin edici olmanın uzağında.

Yine normalde bu günlerde yer bulmanın imkânsız olduğu Bodrum ve Dalaman uçuşlarına da pek rağbet olmadığı söyleniyor.

İnsanların tatile çıkmaktan kaçınması, tatile giderken uçak yerine kendi özel otomobillerini tercih etmesi ve dış hat seferleri henüz başlamadığından aktarmalı yolcu trafiğinin bulunmaması, güney sahillerimize yapılan uçuşların dolmamasında en başta gelen unsurlar olarak sayılabilir.

Bilet fiyatları

Havayolu 101’de sık sık belirttiğim üzere, uçak bileti fiyatları, yolcu talebine göre şekillenen bir olgu.

Yeniden başlayan iç hat uçuşlarında da tabii olarak aynı duruma şahit oluyoruz.

Doluluk oranı yüksek olan, mesela İstanbul – Trabzon uçuşlarında tek yön bilet fiyatının 500 TL sınırını zorladığını görüyoruz.

Buna karşılık, İstanbul – Ankara hattında 170-180 TL civarına dahi bilet bulmak mümkün.

Dış hat uçuşları

İç hat uçuşları başlamasına karşın, dış hatlardaki belirsizlik devam ediyor.

THY ve Pegasus, son haftalarda bir kaç kez dış hat tarifeli seferlerinin başlangıç tarihini ötelemek zorunda kaldılar.

Aslında havayollarının pek de elinde olmayan bu değişiklik, yolcuların haklı olarak büyük tepki göstermesine yol açtı.

Bu noktada yolculara, uçuşların fiilen başladığını görmeden bilet satın almamalarını tavsiye edeceğim.

Zira mesela Avrupa Birliği, daha önce 15 Haziran olarak belirlediği uçuş başlangıç gününü bir anda 1 Temmuz’a erteledi.

Türk taşıyıcılar tarafından aradaki iki haftalık dönem için planlanan tüm uçuşlar bu yüzden iptal edildi.

Dolayısıyla, 1 Temmuz sonrasında uçuşların ne olacağı henüz tam anlamıyla bilinmediğinden, yolcuların uçak bileti satın alma konusunda biraz temkinli davranması daha doğru olacak gibi görünüyor.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.