Pilotluk Eğitimi İçin Neden Yurt Dışına Gidiliyor?

Bu yazı, Kokpit.aeronun özel izni ile yeniden yayımlanmıştır.

Pilotluk bir çok gencin hayali.

İyi bir gelir, dünyanın her yerinde geçerli bir meslek.

Ama eğitimi ucuz değil. Teorisi, uçuş eğitimi, konaklaması derken karşınıza ciddi bir fatura çıkıyor.

Bir bakıyorsunuz aileler evlerini satıyor, ipotek ediyor. Akrabalar birleşiyor.

Eskiye göre faizlerin yükselmesiyle banka kredisi alan sayısı daha az.

Pilotluk hayaline ulaşmak için her yıl sayıları 500 ila 700 arasında değişen gencimiz yurtdışına gidiyor.

Sayı neredeyse Türkiye içinde eğitim alanla denk. Bu gidişin tek nedeni daha ucuz olması. Macaristan, Polonya, Çekya, İspanya gibi ülkeler öne çıkıyor.

Hangi Ortamda Eğitiliyor?

Kulenin bile olmadığı, çim pistli bir meydan, ultralight sınıfı uçaklar, çok hızlı, öğrencinin bilgileri hazmedemediği uçuş eğitimi ve neredeyse sıfıra yakın teorik eğitim sonrasında Avrupa Havacılık Otoritesi EASA onaylı bir lisans öğrenciye veriliyor.

Gelen EASA lisansını hemen Türk tipi lisansa çeviriyor.

Ya eğitim kalitesi? Havayollarına başvuran yeni pilotların durumu?

Tabii ki bu satırları yazarken, bu ülkelere gidenleri, kalitesi yüksek okulları seçenleri ve daha da önemlisi kendini iyi yetiştirenleri ayırmak istiyorum.

Türkiye’de pilot ihtiyacının artmasıyla birlikte uçuş okulu sayısı da arttı.

Eğitim kalitesi yüksek olmayanlar, uçmadan uçuş saati yazanlar arada elendi. Eğitime önem veren, standartlarını yüksek tutan uçuş okullarımız var.

O okullar için ana destekçilerden biri de Türk Hava Yolları (THY).

Kendi akademisinin yanı sıra diğer uçuş okullarına öğrenci veriyor.

Okullar Yeterince Destekleniyor mu?

İyi bir uçuş okulu, eğitimli bir pilot yetiştiriyor. Sadece yetiştirmek de değil, havacılık sevgisi de önemli. Ama kalite için de yatırım gerekiyor. Sonuç bir lisans ama ne kadar kaliteli?

Bugün THY, Türkiye’de uçuş okulları için ana müşteri.

Yarın THY, “Ben alacağım kadar pilot aldım” dediğinde uçuş okulları ne yapacak?

Türkiye’de de talep belli olduğuna göre bu işin yolu yurtdışına açılmadan geçiyor.

Ekonomik kriz diyoruz. Para kazanmanın yolu ise uluslararası iş yapabilmek…

Güçlenmek için uçuş okullarının tek isteği köstek değil destek.

Hedef gösterecek bir Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, durup dururken yeni vergi çıkarmayacak bir Maliye Bakanlığı, uçuş okullarına, yeni pilotların yetişmesine daha da katkı sağlayacak bir Devlet Hava Meydanları İşletmesi…

Uçuş okulları eminim ki bir adım atıldığında koşarak karşılık verecekler.

Yeni uçaklarla, donanımlı öğretmenlerle, daha büyük simülatörlerle yatırımlarını sürdürecekler…

Abdullah Nergiz

Ticarî havayolu sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.