Sesten Hızlı Uçak Projesi “Boom”, Yeni Yatırım Elde Etti

Sesten hızlı yolcu uçağı projesi Boom, yeni yatırımcılar cezbetmeyi başardı.

Boom, ABD’deki Silikon Vadisi’nde bulunan bir grup yatırımcıdan, 100 milyon USD tutarında ilave yatırım elde etti.

Y Combinator Continuity Fund, Caffeinated Capital ve SV Angel gibi yatırım fonlarının yanı sıra, daha önce Google, Airbnb, Stripe ve Dropbox gibi girişimlerin kuruluşlarına da destek vermiş diğer bazı yatırımcıların da Boom projesine destek verdiği kaydedildi.

Böylece ikinci tur yatırım toplama girişiminin ardından Boom projesinin kaynağı 141 milyon USD’ye ulaştı.

Hatırlancağı üzere 2017 yılının sonlarında Japan Airlines, 10 milyon USD doğrudan yatırımın yanı sıra, çeşitli konularda bilgi birikimi aktarımı ve 20 adet uçak siparişi ile projeye destek vermişti.

Daha öncesinde, 2016 yılı başlarında, seri girişimci Sir Richard Branson bu projeyle yakından ilgilendiklerini ve Virgin Atlantic için 10 adet uçak siparişi verdiklerini duyurmuştu.

Projenin toplam geliştirme maliyetinin ise 6 milyar USD’yi bulması bekleniyor.

Uçağın Adı Belli Oldu

Bu arada sesten hızlı yeni nesil yolcu uçağının adı da belli oldu.

Boom CEO’su Blake Scholl yaptığı bir açıklamada, yeni uçağın adını “Overture” (Giriş, Başlangıç, Önsöz) koyduklarını bildirdi.

Scholl, ürettikleri uçağın yeni bir başlangıç olacağına ve ilerleyen yıllarda buna benzer başka yolcu uçakları da üretilerek, sesten hızlı ulaşımın yaygınlaşacağına inandıklarını belirtti.

Blake Scholl ayrıca, 2020 yılına gelindiğinde, okyanus aşırı uçuş yapan Business Class yolcu sayısının 65 milyona ulaşacağını ve bu sayının, on senelik bir dönem dahilinde Overture için 1000 ilâ 2000 arasında bir talep sağlamasını tahmin ettiklerini söyledi.

Sesten hızlı uçakların kara üzerinde uçmasına da izin verilmesi halinde ise bu talebin iki üç katına çıkabileceği söyleniyor.

Overture’un liste satış fiyatı 200 milyon USD.

Motor Konusu Belirsizliğini Koruyor

Bu iddialı projenin en önemli eksikliği ise motor.

Concorde’dan bu yana hiç bir yolcu uçağı için sesten hızlı uçmayı sağlayacak motor üretilmiş değil.

Ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, şu ana kadar hiç bir önde gelen motor üreticisi, bu konuda çalışmaya başlamış değil.

Öte yandan, bir diğer sesten hızlı yolcu uçağı projesi olan Aerion için, General Electric firmasının bir motor tasarımı geliştirdiği belirtiliyor.

İlk Uçuş 2019 Yılında

Overture için üretilen ve üçte biri boyutunda olan bir modelin, 2019 yılı sonunda kadar ilk deneme uçuşunu yapması hedefleniyor.

Deneme uçuşlarında özellikle uçağın aerodinamik özellikleri gözlemlenecek.

Zira standart motorların kullanılacak olması, bu denemeleri yakıt sarfiyatı açısından anlamsız kılıyor.

Asıl süpersonik uçağın 2020 yılında ilk uçuşunu yapması ve 2023 yılında da Amerikan Federal Havacılık İdaresi’nden (FAA) uçuş sertifikasını alması planlanıyor.

Öte yandan, proje 2016 yılında ilk tanıtıldığında, ilk deneme uçuşu için 2017 yılının hedeflendiğini hemen belirtelim.

Okyanus Aşırı Hatlarda Kartlar Yeniden Dağıtılabilir

Overture veya diğer bir başka sesten hızlı yolcu uçağı projesi başarıya ulaşırsa, dünyanın en yoğun ve kârlı hatlarının bulunduğu Transpasifik ve Transatlantik pazarlarında hesaplar kökten değişebilir.

Zira bu projelerin hedefinde New York – Londra, San Francisco – Tokyo ve Los Angeles – Sydney gibi hatlar bulunuyor.

Ve yeni nesil sesten hızlı yolcu uçaklarındaki bilet fiyatlarının, standart bir yolcu uçağının Business Class biletiyle hemen hemen aynı seviyede olacağı belirtiliyor.

Overture için konuşmak gerekirse, uçakta 55 adet koltuk bulunacak ve kabin tamamen Business Class tarzında düzenlenecek.

Yeni uçağın birim akaryakıt sarfiyatının, efsanevî Concorde’a nispeten %30 oranında daha düşük olması hedefleniyor.

Overture, yolculuk süresini kısaltmak için 18.000 metre yükseklikte uçacak ve yolcular, tıpkı Concorde‘da olduğu gibi, dünyanın küreselliğini görebilecek.

Üç motorlu tasarlanan Overture, Concorde’a nispeten %10 oranında daha hızlı olacak.

Mach 2.2 hıza (2.450 km) sahip süpersonik uçak ile New York – Londra 3 saat 15 dakika, San Francisco – Tokyo 5 saat 30 dakika ve Los Angeles – Sydney arası ise 6 saat 45 dakika sürecek.

Bu çerçevede bakıldığında, sesten hızlı yeni yolcu uçaklarını işletecek olan havayollarının, Business Class yolcusunun yoğun olduğu hatlarda rakiplerine göre büyük avantaj sağlayacağı söylenebilir.

Sesten Hızlı Yolcu Uçakları

Sesten hızlı uçak denildiğinde akla ilk gelen, Fransız Aérospatiale ve İngiliz British Aircraft Corporation (BAC) firmalarının ortak üretimi olan Concorde‘dur.

Concorde; orta menzilli, dört motorlu, dar gövdeli, süpersonik (ses üstü) hızla uçuş yapabilen bir yolcu uçağıdır.

Proje, Fransa ve İngiltere arasında imzalanan ikili anlaşma çerçevesinde geliştirilmiştir.

Uçağın adı, bu anlaşmaya ithafen Concorde (Tr. anlaşma, uyum, birlik) olarak seçilmiştir.

Concorde – İlk Uçuş (1969)

Prototip üretimine Şubat 1965’te başlanan Concorde, ilk deneme uçuşunu 2 Mart 1969, ilk sesten hızlı uçuşunu ise 1 Ekim 1969 tarihinde gerçekleştirdikten ancak yedi yıl kadar sonra, 21 Ocak 1976’da resmen hizmete girmiştir.

British Airways: Londra – Bahreyn

Air France: Paris – Dakar – Rio de Jeneiro

Dokuz mürettebat ve 100 yolcusu ile saatte 2.170 km hıza ve 18.300 metre yükseliğe ulaşabilen Concorde, Paris – New York arasını 3,5 saatte kat edebiliyordu.

Öte yandan, Sovyetler Birliği tarafından geliştirilen Tupolev Tu-144, dünyanın ilk kez uçan süpersonik yolcu uçağıdır.

Tupolev Tu-144

Tupolev Tu-144

Bununla birlikte, proje aşamasında yaşanan aksaklıklar sebebiyle, bu uçağın resmen hizmete girişi, Concorde’dan iki sene kadar sonradır.

Arka arkaya yaşanan kazalar sebebiyle, Tu-144’ün ticarî uçuş ömrü çok kısa olmuştur.

Boeing_2707_mock-up

Boeing 2707

Avrupa ve Sovyetler Birliği ile yarış halinde olan ABD de, kendi sesten hızlı yolcu uçağını üretme işine girişmiştir.

Boeing 2707 adlı uçak, 250 – 300 koltuk kapasiteli ve 3.675 km/saat hızında tasarlanmıştır.

Ancak artan maliyetler sebebiyle bu proje, 1971 yılında iptal edilmiştir.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.