Havalimanı Vergilerinin, Bilet Fiyatlarına Etkisi Var mı?

Bir ürün veya hizmetin son kullanıcı veya tüketiciye olan satış fiyatı en basit tanımıyla, “girdi maliyetleri + kâr” şeklinde tarif edilebilir.

Havayolu sektöründe bilet fiyatlarının nasıl hesaplandığına gelindiğinde, yine aynı basit mantığın işlediği düşünülebilir.

Akaryakıt maliyeti, personel maaşı, uçak kirası, sigorta, teknik bakım maliyeti, havalimanı vergileri gibi unsurların toplanıp, üzerine belli bir kâr marjı ilave edilerek, uçak bileti fiyatının belirlendiği sanılabilir.

Ama iş hiç de öyle değil.

Sektörün serbestleşerek rekabetin artması ve buna paralel bir biçimde gelişen gelir yönetimi sistemleri, “girdi maliyetleri + kâr” formülünün havayolu sektöründe geçersiz kalmasına yol açtı.

Özellikle 1990’lı yılların ikinci yarısında hızla yaygınlaşan internet kullanımı ve e-ticaret uygulamaları, havayolu sektöründeki bu önemli değişimin son derece sarsıcı olmasına yol açtı.

İşin içine hub & spoke adı verilen iş modeli girip, aktarmalı bir biçimde seyahat eden yolcuların sayısı da artınca, bilet fiyatlarının belirlenmesi iyice karmaşıklaştı.

Sonuçta uçak biletlerinin fiyatları, maliyetlerden ziyade, her bir hattaki rekabete ve yolcu talebine göre dinamik bir biçimde değişir hale geldi.

Bu yüzden mesela, 366 kilometrelik İstanbul – Ankara hattındaki uçak biletinin fiyatı, 1.274 kilometrelik İstanbul – Van hattındaki biletten çok daha pahalıya satılabiliyor.

Lufthansa’nın Frankfurt’tan icra ettiği çeşitli hatlardaki ortalama bilet fiyatları

Veya aynı hatta aynı gün içerisindeki farklı saatlerdeki uçuşların bilet fiyatları, birbirlerinden dramatik bir biçimde farklı olabiliyor.

Daha da enteresanı ve bir çok yolcuyu isyan noktasına getiren diğer bir örnek ise aktarmalı uçuşlarda yaşanabiliyor. İstanbul – New York uçuşu için bilet alan bir yolcu, aynı uçuşta Tel Aviv – İstanbul – New York şeklinde seyahat eden yani aslında iki ayrı uçuş yapan bir yolcuya göre çok daha fazla ücret ödemiş olabiliyor.

Londra-New York arasındaki uçuşun bilet fiyatı, Edinburgh-Londra-New York uçuşundan daha pahalı.

Havayolu sektöründe tüm dünya genelinde geçerli olan bu uygulama artık kanıksanmış durumda.

Dolayısıyla bir havayolu şirketi, aynı uçakta yan yana oturan iki yolcudan birisinden kâr ederken, diğerinden zarar edebiliyor.

Havalimanı Vergilerinin, Bilet Fiyatlarına Etkisi Var mı?

Bu noktada akıllara, dünyanın dört bir yanında değişik seviyelerde uygulanan havalimanı vergilerinin uçak bileti fiyatına olan etkisi geliyor.

Mesela Londra Heathrow gibi, havalimanı vergilerinin oldukça yüksek olduğu bir noktaya sefer yapan havayolu şirketleri, söz konusu maliyetleri bilet fiyatlarına rahatça yansıtabiliyor mudur sizce?

Havayollarının Maliyet Yapısı

Airports Council International (ACI) tarafından yapılan bir araştırma, tam da bu konuyu ele alıyor.

Avrupa genelinde gerçekleştirilen araştırmanın sonuçlarına göre havayolu şirketleri, havalimanı vergilerini bilet fiyatlarına yansıtmıyor; yansıtamıyor.

Havalimanı maliyetleri farklı olsa da, bilet fiyatları değişmiyor

Zira yazımızın başında da belirttiğimiz üzere, uçak biletinin fiyatı, her bir hattaki rekabete ve yolcu talebine göre dinamik bir biçimde belirleniyor.

ACI’ın çalışmasındaki diğer bir dramatik bulgu, aynı hattaki en ucuz ve en pahalı bilet fiyatları arasında yedi kata kadar fark oluşabildiği yönünde.

Daha açık bir biçimde ifade etmek gerekirse, diğer şartlar aynı kalmak üzere, bir havalimanındaki vergiler artırıldığında, havayolu şirketinin kârı düşerken, vergilerin azaltılması halinde ise havayolunun kârı artıyor.

Abdullah Nergiz

Ticarî havayolu sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.