Lufthansa, “Otomatik Check-in” Uygulaması Başlattı

Lufthansa, “otomatik check-in” uygulaması başlattı.

Bu uygulama sayesinde, yolcuların check-in işlemi uçuşa 23 saat kala kendi kendine gerçekleştirilecek ve oluşturulan boarding kartı, yolcuların akıllı telefonlarına gönderilecek.

Otomatik check-in uygulaması, Schengen bölgesine yapılan uçuşlarda ve Lufthansa Express Rail & Bus seyahatlerinde geçerli olacak.

Bu iş için yolcuların Miles & More hesapları veya Lufthansa iD profillerindeki kişisel bilgilerinin eksiksiz olması gerekiyor.

Koltuk değişikliği, check-in işleminin iptali, elektronik bagaj etiketini etkinleştirme, eJournal içeriğini indirme gibi işlemler, yine mümkün olacak.

Check-in işleminin otomatik bir biçimde yapılmasını istemeyen yolcular, bu yöndeki tercihlerini online hesaplarından her zaman için değiştirebilecek.

Bunun yanı sıra, bir Miles & More hesabı veya Lufthansa iD profili bulunmayan yolcular da bu kolaylıktan faydalanabilecek. Böyle durumdaki yolcular, rezervasyon teyit mesajındaki linki tıklayarak, otomatik check-in özelliğini kullanabilecek.

Check-in yapan bir yolcu aslında, havayolu şirketine, “ben havalimanına geldim ve uçuş için hazırım” demiş ve uçuşunu teyit etmiş oluyor.

Havayolu şirketleri böylelikle, uçuşta kaç yolcunun bulunacağını görerek, operasyonlarını buna göre ayarlayabiliyor.

Ancak son onbeş yıl içerisinde hızla gelişen ve artık cep telefonlarındaki bir uygulama ile son derece pratik hale gelen check-in işlemini, 24 saat öncesinden ve belki de havalimanının yüzlerce kilometre ötesindeki bir yerdeyken yapmak mümkün.

Bu açıdan bakıldığında, yolcunun havalimanında ve uçuşa hazır halde olduğu şeklindeki bildirimi, geçersiz hale geliyor.

Lufthansa’nın bu yeni uygulaması, bir bakıma bu gerçeği kabul etmiş oluyor.

Havayolu Şirketleri Neden Hâlâ “Check-in” İşlemi Yaptırtıyor?

Yukarıda da belirttiğimiz üzere, temel anlamını yitirdiği halde yolcuların neden hâlâ check-in işlemini yaptırmaya devam ettiklerini merak edebilirsiniz.

Günümüzde bunun en temel üç sebebi bulunuyor:

1- Bir çok havayolu şirketi yolculara, uçağa almaları yasak olan maddeleri check-in sırasında gösterip onaylatıyor. (Buna online check-in de dahil)

2- Dünya genelinde havayolu şirketleri arasında imzalanmış olan binlerce codeshare anlaşması bulunuyor. Dolayısıyla her gün bir çok yolcu, satın aldıkları tek bir biletle, birden fazla havayolu ile seyahat ediyor. Bir havayolu şirketinin sadece kendi başına check-in işlemini kaldırması, anlaşması bulunan diğer havayolu şirketlerinin uçuşlarını da ilgilendirdiğinden, fiilen mümkün olamıyor. Bu konuda tüm sektörün aynı anda harekete geçmesi gerekiyor. (e-bilet uygulamasına geçişte olduğu gibi)

3- Bazı havayolu şirketleri, online ortamda veya havalimanında yapılan check-in işlemini, yolcularına daha fazla ürün ve hizmet satmak (upsell) için kullanıyor. Economy Class’tan Business Class’a upgrade, uçakta internet bağlantısı, daha fazla diz mesafesinin olduğu koltuk sırasına oturma gibi, havayolu şirketlerine ilave gelir sağlayan unsurların satışı için, check-in süreci kullanılıyor.

Neticede yakın bir gelecekte, check-in işlemi kalkacak gibi görünmüyor.

Bununla birlikte, check-in işleminin de tıpkı bilet satışı işinde olduğu gibi her geçen gün daha yüksek bir oranda web sitesi ve mobil uygulama üzerinden gerçekleştirileceğini düşünüyoruz.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.