İklim Değişikliği Havalimanı Tasarımlarını Nasıl Etkiler?

Belki de son 30 yılın küresel çapta en çok tartışılan konularından bir tanesi iklim değişikliği.

Böylesine önemli bir etkenin, havayolu sektöründe ne gibi sonuçlar doğuracağı da günümüzde sık sık ele alınır oldu.

Kimi araştırmalara göre, iklim değişikliği sebebiyle, batıya doğru yapılan uçuşlar uzayacak.

Diğer bazı çalışmalar ise, aşırı derecede ısınan ve dolayısıyla yoğunluğu azalan hava şartlarında, kalkış yapmak isteyen uçakların yeterli kaldırma kuvvetine ulaşmakta güçlük çektiği ve daha uzun pistlere ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyuyor.

İklim Değişikliği Havalimanı Tasarımlarını Nasıl Etkiler?

Günümüzde aktif bir biçimde kullanılan havalimanlarının çok büyük bir bölümü, bundan 50-60 sene önce tasarlandı ve inşa edildi.

O tarihlerde iklim değişikliği fenomeninin gündemde olmaması, havalimanı tasarımlarında özellikle küresel ısınma konusunun pek de dikkate alınmamasına yol açtı.

Deniz kenarları ve nehir deltaları, havalimanları için en uygun görülen alanlardı.

Ama gelecekte yaşanması muhtemel değişiklikler, bu tercihin kökten değişmesine yol açacak.

Deniz Seviyesinin Yükselmesi

Bilim adamları, bu yüzyılın sonuna kadar dünya genelinde deniz seviyesinin iki metre civarında yükseleceğini tahmin ediyor.

Tahminler doğru çıkarsa, sadece Avrupa’da 30 önemli havalimanı su baskını tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.

Deniz doldurularak inşa edilmiş olan Osaka Kansai ve Hong Kong havalimanları da bu tehlikeyi en yakından hissedecek olan meydanlar.

Hong Kong’da yapımı halen devam eden üçüncü pist ve buna bağlı terminal binası, deniz seviyesinden 6 metre kadar yüksekliğe sahip olan bir duvar tarafından korunacak.

Norveç’teki 45 havalimanından 20 tanesi benzer riskle karşı karşıya. Bu yüzden bu ülkede gelecekte yapılacak havalimanlarının, deniz seviyesinden en az 7 metre yukarıda inşa edilmesine karar verilmiş.

Osaka_KIX_Kansai Havalimanı

Osaka (KIX) Kansai Havalimanı

Aşırı Sıcaklar

Aşırı sıcaklar, havalimanlarının tasarımlarını etkileyen bir diğer unsur.

Pist kaplamalarında meydana gelen bozulmalar, apron ve uçak park alanlarında yaşanan erime ve buna bağlı deformasyon, havalimanlarını tehdit ediyor.

Dolayısıyla gelecekte inşa edilecek havalimanlarının zemin yapılarının buna göre tasarlanması ve mevcutların da yine aşırı sıcaklar göz önünde tutularak güçlendirilmesi gerekiyor.

Abu Dabi Havalimanı – Yeni Terminal Binası

Daha Uzun Pistler

2017 yılının Haziran ayında ABD’nin Phoenix kentinde sıcaklıkların 50 dereceye yaklaşması, buradan sefer yapmakta olan American Airlines’ın 40’tan fazla uçuşunun iptal edilmesine yol açmıştı.

Zira hava ısındıkça, yoğunluğu azalıyor ve yoğunluğu azalan bir havada kalkış yapmak isteyen uçaklar, yeterli kaldırma kuvvetine ulaşmakta güçlük çekiyor.

Pist uzunluğunun kalkış için gerekli hıza erişmede yetersiz kaldığı durumlarda da seferler iptal oluyor.

Avustralya’daki Brisbane Havalimanı’na inşa edilmesi planlanan ikinci pist buna iyi bir örnek oluşturuyor.

İkinci pist ilk önce 2.500 metre uzunlukta planlanmıştı. Ancak bu uzunluk, geniş gövdeli uçakların çok sıcak havalarda iniş yapması için uygun değildi.

Böyle hallerde geniş gövdeli uçaklar, Brisbane Havalimanı’nın uzun pistine iniş yapmak için havada beklemek zorunda kalacak ve bunun sonucunda yılda yaklaşık 79 milyon USD ilave maliyet doğacaktı.

Sonuçta havalimanı planlamacıları 53 milyon USD tutarında ilave bir maliyetle pistin uzunluğunun 3.250 metre olmasına karar vermişti.

Tunus Enfida Havalimanı

Bu noktada, havayolu sektörünün dünya genelindeki insan kaynaklı karbondioksit üretimindeki payının %2 mertebesinde olduğunu belirtmeden geçmeyelim.

Yani sektörümüz, sonuçlarından kendisinin de etkileneceği küresel ısınma fenomeninde önemli ölçüde rol oynuyor.

Neticede, iklim değişikliğine bağlı olarak meydana gelecek sıcaklık artışlarının hem uçuş konforu, hem uçuş süresi ve hem de uçuş operasyonunun icra edilebilmesi noktalarında bir takım olumsuzluklara yol açabileceğini söyleyebiliriz.

Abdullah Nergiz

Ticarî havayolu sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.