Berlin – San Fransicso hat açılışı (Mayıs 2017)

Almanya’nın ikinci büyük havayolu şirketi Airberlin, Ağustos ayının ortasında sürpriz bir kararla iflas başvurusunda bulunmuştu.

Alman devleti, 150 milyon Euro tutarında geçiş kredisi vererek, Airberlin’in operasyonlarının üç ay kadar daha devam etmesini ve bu şirketten bilet satın almış yolcuların mağdur olmamasını sağlamıştı.

Bu önemli gelişmenin ardından, bir bakıma “miras kavgası” başlamıştı.

Airberlin’in sektörden çekilmesinin ardından, halihazırda bu havayolu şirketi tarafından gerçekleştirilen uçuşlar ne olacaktı?

Zira Airberlin tarafından pazara arz edilen koltuk kapasitesi yıllık 25 milyon seviyesinde.

Şirketin nispeten daha iyi performans gösterdiği önceki yıllarda, mesela 2010 yılında ise bu rakam çok daha yüksek bir noktada, yaklaşık 40 milyon mertebesindeydi.

Airberlin Yıllık Koltuk Kapasitesi (2007-2017)

Bilindiği üzere Airberlin, “melez” bir iş modeli uyguluyor. Şirket, düşük maliyetli taşıyıcılarla ile network taşıyıcıların iş modellerini harmanlıyor.

Bu yüzden, kısa menzilli hatların yanı sıra, Airberlin tarafından işletilen bir çok önemli uzun menzilli hat da bulunuyor.

Mesela bu yılın Mayıs ayında açılan Berlin – San Francisco hattı bunlardan bir tanesi.

Uzun menzilli hatların Airberlin’in toplam kapasitesi içerisindeki payı yaklaşık %10.

Bununla birlikte Airberlin, aylık bazda değerlendirildiğinde, 2015 yılının Nisan ayından bu yana sürekli bir biçimde yolcu kaybediyor.

2017 yılında filonun küçültülmesi ve tabii olarak pazara arz edilen kapasitenin azaltılmasıyla birlikte, yolcu sayısındaki düşüş iyice hızlandı.

Airberlin’in yolcu sayısı Temmuz ayında, bir önceki yılın aynı ayına nispeten %24 oranında geriledi.

Son yıllarda şirketin hizmet verdiği yolcu sayısı yıllık 30 milyon civarında dalgalanıyordu.

Airberlin’in Yerini Kim Dolduracak?

Airberlin’in sektörden çekilmesiyle ortaya çıkacak boşluğu kimin dolduracağı ise daha ilk günden konuşulmaya başlandı.

Geçtiğimiz yıl Airberlin, filosundaki uçak sayısını 150’den 75’e indireceğini açıklamış; açığa çıkan 75 uçağın 38 tanesine Lufthansa tâlip olmuştu.

Lufthansa, “wet-lease” şeklinde kiraladığı bu uçakları, düşük maliyetli markası Eurowings bünyesinde kullanacağını duyurmuştu.

Dolayısıyla, Airberlin’in iflas kararının ardından gözler ilk olarak Lufthansa’ya çevrildi.

Alman hükûmetinin bazı bakanlarının da gayrıresmî olarak desteklediği bu satın alma işleminin gerçekleşmesi halinde Lufthansa, Almanya iç hat pazarında neredeyse bir tekel haline dönüşebilir.

Airberlin’i satın alması halinde Lufthansa’nın Almanya iç hat pazarındaki payı %68’den %95’e, toplamdaki payı ise %47’den %60’a yükselecek.

Bu yüzden Lufthansa’nın Airberlin’i satın almasına bir çok kurum ve kuruluş itiraz ediyor.

Böyle bir gelişme olması halinde Airberlin’in özellikle Düseldorf ve Berlin’deki slot hakları Lufthansa’ya geçecek.

Halen Frankfurt ve Münih havalimanlarında ikili “hub” uygulaması yapan Lufthansa’nın, en azından Berlin’i de küçük bir hub olarak konumlandırıp konumlandırmayacağı ayrı bir merak konusu.

Airberlin ile ilgilenen bir diğer havayolu şirketi Ryanair.

Lufthansa’nın Airberlin’i satın alma ihtimaline en şiddetli bir biçimde itiraz eden Ryanair, airberlin’in tamamına veya bir bölümüne talip olduğunu duyurdu.

Ryanair, Airberlin’i satışına ilişkin sürecin şeffaf bir biçimde yürütülmediğinden ve işin aceleye getirildiğinden de şikâyetçi.

Airberlin’in kendisiyle olmasa da, sahip olduğu slotlarla ilgilenen bir diğer şirket ise easyJet.

EasyJet, Airberlin’in Düseldorf Havalimanı’nda sahip olduğu yıllık yaklaşık 70.000 slotun yarısına tâlip.

Lufthansa, Airberlin’i satın alsa bile, Eurowings üzerinden Düseldorf’ta tekel konumuna geleceği için, Lufthansa’nın, buradaki slotları devralmasına izin verilmeyeceği belirtiliyor.

Dolayısıyla, easyJet amacına ulaşabilirse, Düseldorf’tan Münih, Berlin-Tegel, Zürih, Hamburg, Kopenhag veya Malaga gibi kentlere sefer yapma hakkına kavuşacak.

Özellikle tatil pazarına odaklanmış olan Thomas Cook ve Condor adlı havayolu şirketlerinin de, Air Berlin’in bir bölümü veya slotlarıyla ilgilendikleri gelen haberler arasında.

Ne şekilde sonuçlanacağı henüz belli olmamakla birlikte, Alman hükûmetinin, Airberlin’in satışı konusunun bir an önce sonuçlandırılmasını istediği bir gerçek.

Bakalım bu büyük ve önemli miras, hangi havayolu şirketleri tarafından ne şekilde paylaşılacak?

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.