Slot Ticareti Tehlikeli Olabilir

2015 yılının başlarında Türk Hava Yolları (THY), yolcu sayısı bakımından dünyanın en yoğun havalimanlarından bir tanesi konumundaki Londra Heathrow’da yeni bir slot satın almıştı.

Scandinavian Airlines’ın (SAS), Londra Heathrow Havalimanı’ndaki bir adet öğleden sonra saati iniş-kalkış hakkı (slot), 2015-2016 kış tarifesi ile birlikte, 25 Ekim 2015 tarihinden itibaren THY’nin uçuş ağına dahil edilmişti.

İşin en dikkat çekici yanı, THY ile SAS’ın bu alışveriş için 22 milyon USD’ye anlaşmış olmasıydı.

Ucak_taksi_kuyruk_Take_off_queue_London_Heathrow,_10_Sept._2010_PhillipC

Londra Heathrow Havalimanı’nda taksi kuyruğundaki uçaklar

Benzer şekilde 2014 yılında American Airlines, Heathrow Havalimanı’nda Cyprus Airways’e ait olan bir slotu 31 milyon USD karşılığında satın alırken, 2013 yılında Delta Air Lines, yine bu meydandaki iki slot için tam 48 milyon USD ödemişti.

Hatta iş bir ara öyle bir noktaya gelmişti ki, bazı havayolu şirketleri, sahip oldukları slotların değerini bilançolarına yansıtmanın yollarını dahi aramıştı.

Virgin Atlantic ise, Londra Heathrow Havalimanı‘ndaki slotlarını önce satıp, sonra yeniden kendisi kiralayarak, sıra dışı bir girişime imza atmaya hazırlanmıştı.

Dolayısıyla Heathrow’da sık sık slot takası yapıldığı söylenebilir.

Slot Ticareti Tehlikeli Olabilir

Havayolu sektörünün önemli örgütlerinden bir tanesi olan IATA ise slot ticaretine pek de olumlu bir gözle bakmıyor.

Örgütün web sitesinde yer alan bir makalede, slot ticaretinin doğurması muhtemel tehlikeler ele alındı.

IATA, slot ticaretinin sektörde temel değişikliklere yol açabileceğini, havalimanlarındaki bağlantı çeşitliliğini sınırlayabileceğini ve havacılık sektörünün ekonomik ve kültürel faydalarına ket vuracağını iddia etti.

IATA özellikle, yukarıda belirttiğimiz ve havayolu şirketleri arasındaki slot alışverişinden ziyade, slot tahsis otoritelerinin gerçekleştirdiği açık artırma usulü slot satışlarına odaklanmış durumda.

Zira Çin’de Guangzhou Baiyun ve Şanghay Pudong havalimanlarında son dönemde yapılan slot satışlarının ciddi miktarda nakit girişi sağladığı ancak yapılan hesaplara göre, havayolu şirketlerinin bu havalimanlarındaki slotlara ödedikleri paranın, yolcu başına elde etmeleri muhtemel kâr rakamının çok üzerinde olduğu ortaya çıktı.

Çin’de gerçekleştirilen bu uygulamada tahsis edilen slotların sadece üç seneliğine geçerli olduğu düşünüldüğünde, havayolu şirketlerinin bu işten kâr etmesinin ne denli zor olduğu rahatça anlaşılabilir.

Virgin-Atlantic_Boeing-787_Londra Heathrow_LHR

Halen dünya genelinde IATA’nın slot kullanım rehberini (IATA’s Worldwide Slot Guidelines) uygulamakta olan 177 havalimanı bulunuyor.

Ve bu havalimanlarını ortak özelliği, slot talebinin yüksekliğine karşın, mevcut kapasitenin bunu karşılamaktan uzak oluşu.

İşte bu noktada, slot ticaretinin getirmesi muhtemel tehlikeler ön plana çıkıyor.

Slot tahsisinin havalimanı gelirlerinde önemli bir paya sahip hale gelmesi, kapasiteyi artırmaya yönelik altyapı yatırımlarının geciktirilmesine yol açabilir.

Ayrıca artan maliyetler, havayolu şirketlerinin ortalama bilet fiyatlarını yükseltebilir.

Özellikle ABD’de çok yaygın olan bölgesel taşıyıcıların, büyük rakiplerini geride bırakıp, açık artırmayla satılan slotlardan elde etmelerinin çok zor olacağını tahmin etmek güç değil.

Böyle durumlarda, nispeten küçük kentlerin havayolu bağlantılarının azalacağını veya sabit kalacağını söylemek mümkün.

Halihazırda yolcuların %43’ü, slot koordinasyonu yapılan havalimanlarını kullanıyor. Uzun menzilli uçuşlarda bu oran %60 mertebesine çıkıyor.

Neticede çözüm, sıkışık havalimanlarında slotların aşırı değerlenmesine izin vermek yerine, adil bir biçimde gerekli tahsislerin yapılarak, kamu yararının en üst seviyeye çıkarılmasına çalışmak olmalıdır.

Slot Nedir?

Slot, koordine edilen bir havaalanında belirli bir gün ve saatte iniş veya kalkış amacıyla havaalanı alt yapısının tamamını kullanmak üzere havalimanı işletmecisi veya ilgili sivil havacılık otoritesi tarafından havayolu şirketlerine tahsis edilen izne verilen addır.

Slot düzenlemeleri, IATA tarafından hazırlanan yönergeye göre gerçekleştirilir.

Havalimanları, slot düzenlemesi çerçevesinde üçe ayrılır:

Level 1 (Non-Coordinated Airport) – Koordine edilmeyen havalimanı

Level 2 (Schedules Facilitated Airport) – Tarifesi düzenlenen havalimanı

Level 3 (Coordinated Airport) – Koordine edilen havalimanı

Slot uygulaması, Level 3 kategorisindeki havalimanlarında gerçekleştirilir.

Havalimanlarının bu üç kategoriden hangisine dahil oldukları, meydan trafik kapasitesi ile gerçekleşen kapasite arasındaki orana göre belirlenir.

Ülkemizde slot tahsis işlemleri, Devlet Hava Meydanları İşletmesi tarafından yapılmaktadır.

Örnek vermek gerekirse; 2010 yılına kadar slot uygulaması bulunmayan İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı, o yılın kış tarifesi ile birlikte, koordine edilen havalimanı kategorisine alınmıştı.

Öte yanda Antalya Havalimanı ise sadece yaz tarifesi döneminde Level 3 kategorisine geçmekte, kış döneminde ise Level 2 kapsamında işletilmektedir.

Slot tahsisinde, tarihsel haklara özellikle dikkat edilir.

Bir havalimanına uzunca bir süredir uçuş düzenlemekte olan bir havayolu şirketinin slot hakları, belli durumlar haricinde elinden alınamaz.

Buradaki genel kabûl, havayolu şirketlerinin, ellerindeki slot haklarının %80’ini kullanmaları yönündedir. Bu oranın altına düşüldüğünde, havayolu şirketi, slot haklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalır.

Slot haklarındaki iniş ve kalkış saatlerinin sık sık ihlal edilmesi de, havayolu şirketlerini bu konuda yine zor durumda bırakabilir.

Kalkış için eksi ve artı 15 dakika kuralı vardır.

Bu zaman dilimi içerisinde kalkış yapılamazsa, havacılık tâbiri ile “slot yersiniz” ve yeni bir slot talebinde bulunmak zorunda kalırsınız. Özellikle yoğun havalimanlarında bu durum, bir kaç saati bulan rötarlara sebep olabilir.

Bunun yanı sıra, iniş ve kalkış slot zaman aralıklarının ihlali sebebiyle, havayolu şirketlerine para cezası da kesilir.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.