Uçak İçi Eğlence Sistemine İçerik Yüklemek Ne Kadar Kolay?

Emirates_new_IFE_ICE_Nov 2015

Emirates – Yeni IFE Ekranı – First Class (2015)

Uzun süren uçak seyahatlerinde yolcuları en fazla oyalayan şeylerin başında, uçak için eğlence (IFE) sistemleri geliyor.

Özellikle daracık koltuklarda 10 – 11 saat seyahat etmek zorunda kalan Economy Class yolcuları için bu sistemler, adeta birer can simidi niteliği taşıyor.

Mesela İstanbul ile New York arasındaki bir uçuşta, 2 – 3 farklı film seyreden arkadaşlarım bulunuyor.

Allah’a şükürler olsun ki, sürekli bir biçimde yolcuları cezbetmenin peşinde olan havayolu şirketleri, son 10 – 15 yıl içerisinde IFE sistemlerine ciddi yatırımlar yaptı.

Çok değil, bundan 7-8 sene öncesinde dahi, Business Class’ta 6 – 7 inç büyüklüğünde ve düşük görüntü kalitesine sahip ekranlar varken, bugün artık Economy Class yolcularına dokunmaktik özellikli HD ekranlar sunulur hale gelindi.

Donanım kalitesindeki artışın yanı sıra, IFE sistemlerindeki içerik miktarı ve çeşitliliği de yıllar geçtikçe yukarı tırmandı.

Sinemalara yeni gelmiş filmlerden sıra dışı belgesellere, dünyanın dört bir yanından derlenen müzik albümlerinden farklı oyunlara kadar son derece zengin içeriklere, uçak seyahatinde ulaşabilir olmak gerçekten sevindirici.

Uçak İçi Eğlence Sistemine İçerik Yüklemek Ne Kadar Kolay?

THY IFE Ekranı (2016)

THY IFE Ekranı (2016)

Pek iyi; böylesine çeşitli bir içeriğin uçaklardaki IFE sistemlerine nasıl yüklendiğini biliyor musunuz?

Dünya genelinde uçaklar için içerik derleyip bunların yükleme işlemini yapan çok az sayıda firma bulunuyor.

Panasonic Avionics, işte bunlardan bir tanesi.

Şirket her ay, 40.000’den fazla video dosyasını paketleyerek, uçaklara yüklenmek üzere havayolu şirketlerine teslim ediyor. Her bir havayolu şirketin için ayrı bir IFE paketi hazırlanıyor.

Uçuş öncesi gösterilen güvenlik videosu, film ve müzik içerikleri, haritalar, oyunlar, alış veriş bölümleri ve daha bir çok farklı içeriğin bulunduğu bu paketlerin büyüklüğü, 500 GB’ı aşıyor.

Panasonic Avionics şu an için 200’e yakın farklı havayolu konfigurasyonu ile çalışıyor ve her ay tekrar eden bu yenileme işlemi tam 15 gün sürüyor.

Havayolu şirketlerinin farklı farklı IFE sistemleri, ekranlar ve koltuk konfigurasyonları kullanması, yine her bir havayolu şirketinin son derece çeşitli IFE içeriği tercih ediyor oluşuyla birleştiğinde, ortaya yönetilmesi oldukça güç bir durum çıkıyor.

Eskiden durum daha zordu. IFE içerikleri kasetler veya kartuşlarla yükleniyordu. Şimdilerde bu iş dijital ortamda hallediliyor.

Ama yine de, her bir havayolu için ayrı bir paket oluşturup bunların toptan bir biçimde yüklemesini yapmak, oldukça meşakkatli.

Bu işe bir çözüm bulmanın peşinde olan Panasonic Avionics, “zero-touch” (sıfır dokunuş) adını verdiği bir proje yürütüyor.

Bu sayede dinamik bir biçimde içerik yükleyebilmek mümkün hale gelecek. Yani havayolu şirketleri her ayın başında tüm IFE içeriğini baştan yüklemek yerine, sadece sisteme yeni girecek veya sistemden çıkarılacak içerikle ilgili işlem yapılmış olacak.

Zero-touch projesinin tamamen devreye girmesiyle birlikte, hem ay başlarındaki güncelleme süresi kısalacak, hem de gerektiğinde IFE sisteminde ay içerisinde de önemli değişiklikler yapılabilecek.

Bir başka deyişle, günümüzde halen havayolu şirketlerine paket halinde teslim edilen IFE içeriği, tek tek yüklenebilir hale dönüştürülecek.

KLM IFE Economy Class (2015)

KLM IFE Economy Class (2015)

Mesela yeni bir film IFE sistemine yüklenirken, sistemdeki mevcut diğer içerik bundan etkilenmeyecek.

Bu noktada içeriğin uçaklara ne şekilde yükleneceği de önem kazanıyor.

Mevcut durumda tüm paket, teknisyenler tarafından doğrudan uçağın IFE sistemine yükleniyor. 500 GB gibi bir veriden bahsediyorsak, belki de en doğru çözüm de bu.

Ancak yüklenecek içeriğin hacmi azaldıkça, alternatif yöntemler devreye girecek.

Uçak park pozisyonunda beklerken, 4G veya kablosuz bağlantı üzerinden, gerekli yüklemeler yapılabilecek.

Hatta uçak 10.000 metrede seyir esnasındayken, uydu üzerinden dahi güncelleme yapmak mümkün hale gelecek.

Bu sistemin en güzel yanı, uçağın gideceği destinasyona göre çok kısa süre içerisinde ilgili içerik yüklemesinin yapılabilecek olması. Örnek vermek gerekirse; İstanbul’dan Delhi’ye gitmek üzere Atatürk Havalimanı’nda yolcularını bekleyen bir uçağa, çok kısa sürede Bollywood filmleri yüklenebilecek.

Veya Maldivler’e doğru yola çıkacak bir uçağa, o bölgeyi tanıtan bir video yüklenebilir.

Panasonic Avionics’in zero-touch projesinin, 2017 yılı başından itibaren devreye gireceği tahmin ediliyor.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.