Markalar, Havalimanını Yeniden Keşfediyor

Özellikle bireysel tüketicilere hitap eden bir çok marka, havalimanını yeniden keşfediyor.

Bundan bir buçuk yıl kadar önce okuduğumuz bir makalede havalimanlarının gelişimi şu şekilde özetleniyordu:

1- 1960’ler: Hava istasyonu

2- 1970’ler: Alışveriş merkezi

3- 1980’ler: Ticaret merkezi

4- 1990’lar: Eğlence merkezi

2000’lerde ne olduğu ise biraz meçhul. 11 Eylül olayı ile birlikte bir gerilim alanına dönen havalimanları, son bir kaç senedir nispeten kendine gelir gibi oldu.

Duty Free_milano_malpensa

Milano Malpensa Havalimanı

New York Times’ta yayınlanan bir makalede, havalimanının, özellikle giyim, aksesuar, öte-beri gibi nispeten kolayca satın alınabilen ve seyahat esnasında ve sonrasında yolcuların rahatça yanlarında taşıyabilecekleri ürünleri pazarlayan firmalar tarafından nasıl yeniden keşfedildiği anlatılıyor.

2008-2009 iktisadî durgunluğuna paralel olarak azalan AVM ticaret hacimlerine karşı bir atak olarak markalar, havalimanlarında bir biri ardına yeni mağazalar açıyor.

Havalimanlarının uzunca bekleyişlere sahne olabilecek yapısı, yolcuların böylesi mağazalara olan ilgisini artırıyor.

Aslında buralarda çok uzunca bir süredir gümrüksüz (duty-free) mağazalar bulunuyordu. Standart mağazaların da katılımıyla havalimanları artık tam manasıyla bir AVM kıvamına doğru ilerliyor.

Mango, Johnston & Murphy, Brooks Brothers, Brookstone, Victoria’s Secret, H&M ve Zara gibi firmalar son dönemde havalimanlarında yeni mağaza açan ünlü markaların en önde gelenleri.

Havalimanlarındaki mağazalarda, metrekareye düşen satış oranı, aynı markaların bir AVM veya caddedeki mağazalarına göre daha yüksek.

Tabii bu istatistikî veriyi değerlendirirken, havalimanındaki mağazaların çok daha kısıtlı bir alana sahip olduğunu da gözden kaçırmamak gerekiyor.

Bunun yanı sıra, yolcuların bagajlarının rahatça geçebilmesi için mağazaların geçiş yerlerinin daha geniş yapıldığını ve vitrin bölümünün kaldırıldığını da ekleyelim.

Özellikle havanın kötü olduğu ve tehirlerin arttığı anlarda havalimanı mağazalarının daha fazla satış yaptığı belirtiliyor. Beklemekten sıkılan yolcular, ferahlamak için kendilerini alışverişe veriyor belli ki. 🙂

Markaların, havalimanlarına olan bu teveccühü, havalimanı işletmecilerince memnuniyetle karşılanıyor.

Gelirlerini çeşitlendirmek isteyen işletmeciler, sadece havayolu şirketlerinden elde ettikleri gelirlere bağımlı olmak istemiyor.

MAC Consulting tarafından hazırlanan bir rapora göre, havalimanları gelirlerinin %41’i havayolu şirketlerinden, %19’u ise perakende satış mağazalarından sağlanıyor.

Neticede yazımızın giriş bölümüne dönersek, 2010’lu yılların havalimanını bir “alışveriş + ticaret + eğlence” merkezi olarak tanımlayabiliriz.

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 25 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.