KLM, Hollanda, THY ve Türkiye

Dünkü yazımızın sonlarına doğru KLM’den bahsetmiş ve zirveye çıkmış olan KLM’in kısa sürede nasıl olup da Air France tarafından satın alındığını vurgulamıştık.

“Yiğidi öldür, hakkını yeme!” demiş atalarımız. Hollanda gibi ufacık tefecik bir ülkenin uzun yıllar bayrak taşıyıcılığını yapmış olan KLM’in ne kadar büyük işler başarmış olduğuna kısaca değinmek gerekiyor.

Önce bir kaç istatistikî rakamla başlayalım:

Çin: nüfus 1.325 milyon & GSMH 4.325 milyar USD

Türkiye: nüfus 74 milyon & GSMH 800 milyar USD

Hollanda: nüfus 16,5 milyon & GSMH 860 milyar USD

Açıkça görüldüğü üzere Hollanda, nispeten az olan nüfusuna rağmen bir hayli yüksek bir ekonomik güce erişmiş durumda. KLM de buna ayak uydurarak 1919 yılından bugüne, küçük ama güçlü bir ülkenin bayrak taşıyıcısı olmanın hakkını vermiş doğrusu.

2008 yılı sonuçlarına göre IATA üyesi havayolu şirketleri arasında KLM, taşınan uluslararası yolcu sayısı bakımından dünyada 4. sırada. Malum, Hollanda’nın iç hatları bulunmuyor. Bu da KLM’in toplam yolcu sayısına göre yapılan sıralamada 18. sıraya gerilemesine sebep oluyor.

Gerçekten büyük bir başarı.

Bu noktada THY’nin son yıllardaki yolcu trafik artışına da değinmek gerekiyor.

Üç-dört yıl öncesinde dünya genelinde 40′lı sıralarda bulunan THY, son yıllarda yaptığı atakla 2008 yılını 22. sırada kapatmıştı.

2009 yılında ise muhtemelen ilk 20 şirket arasına girmiş olacak. Trend aynı şekilde devam ederse 2010 yılında THY, dünya genelinde en fazla yolcu taşıyan ilk 15 şirket arasında bile olabilir.

Sağlanan bu başarıda Türkiye iç hatlarının yeri ve önemi büyük. Ülke genişliği ve nüfusun çokluğu, Türkiye içi hatların büyük katkı yapmasını sağlıyor.

Önümüzdeki yıllarda özellikle Türkiye’nin doğusundaki havaalanlarının modernize edilerek büyütülmesi, Türkiye içi havayolu trafiğinin daha artmasını sağlayabilir.

Ayrıca sürekli savuna geldiğimiz şey olur ve 80-90 kişilik bölgesel jetlerle faaliyet gösterecek küçük havayolu şirketleri kurulursa, Türkiye’nin çehresi gerçekten değişecektir.

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.