Körfez’deki Havayolu Şirketleri, Avrupalıları Zorluyor

Germany vs Dubai aviation conditions1 Mayıs 2014 tarihinde Lufthansa’nın CEO koltuğunu Christophe Franz’dan devralan Carsten Spohr, Körfez’deki havayolu şirketlerinin, küresel havayolu pazarında muazzam bir değişikliğe yol açtığını belirterek, Avrupalı havayolu şirketlerinin bu yeni durumla nasıl başa çıkacaklarını öğrenmeleri gerektiğini belirtti.

‘Körfez’deki havayolu şirketleri ile kast edilenlerin, Dubai merkezli Emirates, Doha merkezli Qatar Airways ve Abu Dabi merkezli Etihad Airways olduğunu hatırlatmaya, sanırız gerek bulunmuyor.

Lufthansa’nın çiçeği burnunda CEO’su Spohr bu noktada, Avrupalı taşıyıcılar ile Körfez’deki rakipleri arasındaki bazı farklılıklara dikkat çekiyor.

Spohr, Avrupa’daki bir çok havalimanında uygulanan gece uçuş yasakları (night curfew), havacılıkla ilgili bazı yerel vergiler, karbon emisyonu sistemi, grev hakları gibi bir takım etkenlerin, Körfez merkezli havayolu şirketlerine karşı kendilerini haksız bir rekabet ortamıyla baş başa bıraktığını iddia ediyor.

Önümüzdeki Eylül ayından itibaren Emirates’in Frankfurt seferlerinde Airbus A380 tipi uçakları kullanmaya başlayacağını da vurgulayan Spohr, Almanya’nın bir çok açıdan, son derece serbest bir havacılık politikası olduğunu belirtiyor.

Geçtiğimiz günlerde Lufthansa tarafından yayınlanan Policy Brief 3/2014 adlı dokümanda bu konuya geniş yer ayrılarak, havayolu pazarına Almanya ve Dubai’nin yaklaşım farkları ortaya konulmuş.

Lufthansa’nın “Low-cost” Girişimi

Rekabete karşı özellikle düşük maliyetli iş modeli çerçevesinde bir takım girişimleri olan Lufthansa, 2013 yılı Nisan ayında ilk sinyallerini verdiği “uzun menzilli – düşük maliyetli” planlarını geçtiğimiz günlerde kamuoyu ile paylaşmıştı.

Hatırlatmak gerekirse, ilk aşamada yedi adet Boeing 767 ve Airbus A330′un kullanılacağı bu çok ses getiren projenin, Almanya, Avusturya, Belçika ve İsviçre çıkışlı olarak 2015 yılı sonunda hayata geçirilmesi hedefleniyor.

Özellikle tatil amaçlı seyahat eden yolcu segmentinin hedeflendiği bu projeyle, hem Almanya içerisindeki Condor gibi düşük maliyetlilere hem de Körfez’den yükselen rekabete karşı bir nebze olsun tedbir alınmış olunacak.

Münih, Köln ve Düseldorf, uzun menzilli bu girişimin çıkış noktaları olarak ön plana çıkıyor.

SunExpress markası ile gerçekleştirilmesi hedeflenen bu projenin kesinleşmesi halinde, SunExpress filosu, geniş gövdeli – uzun menzilli uçaklarla takviye edilecek.

Etihad Regional_June 2014Etihad’ın Genişlemesi Sürüyor

Lufthansa rekabete karşı bir takım tedbirler almaya çalışırken, diğer taraftan da özellikle Etihad’ın Avrupa’daki genişleme politikasına muhalife görüşler seslendirmeye devam ediyor.

Son dönemde Alitalia’ya yaptığı büyük yatırım ve gerçekleştirdiği ortaklıkla çok konuşulan Etihad Airways ise, Avrupa’daki ileri hareketine dört koldan devam ediyor.

İsviçreli Darwin Airline ile işbirliğine giden ve Etihad Regional markasını kullanan şirket, Orta Avrupa’da art arda yeni hatlar açmaya devam ediyor.

Cenevre ve Zürih merkezli olarak faaliyet gösteren Etihad Regional, 2014 yılı içerisinde, direkt rekabetin son derece az olduğu tam 20 yeni hattı uçuş ağına dahil etti.

Buna ilave olarak önümüzdeki Eylül ayında, Dresden ile Amsterdam ve Zürih arasında günlük seferlerin başlatılması planlanıyor.

Etihad Airways_partnership_tailsEtihad, Devlet Yardımı Aldı mı?

Australian Financial Review adlı gazete geçtiğimiz Mayıs ayı içerisinde çıkan bir haber, Avrupalılar ile Etihad’ı yeniden karşı karşıya getirmişti.

Haberde, 2010 yılına Etihad Airways tarafından yapıldığı iddia edilen bir sunumdan bölümler yer almaktaydı.

Buna göre Etihad, Abu Dabi hükümetinden, 3 milyar USD tutarında sıfır faizli ve 2027 yılına kadar geri ödemesi olmayan bir kredi elde etmişti.

Lufthansa ve Air France, ortaklaşa kaleme aldıkları bir mektupla bu durumu Avrupa Birliği’ne şikayet ederken, Etihad Airways, bunun bir devlet yardımı değil, ana hissedardan alınmış bir kredi olduğunu açıklamakla yetindi.

Neticede, Avrupa merkezli bir network taşıyıc olmak son derece zor.

Bir yandan kıta içerisindeki düşük maliyetli taşıyıcıların, diğer tarafta Türk Hava Yolları ve Körfez’deki havayolu şirketlerinin rekabetleri, Lufthansa, Air France, British Airways gibi dev şirketleri bir hayli sıkıştırmışa benziyor.

Şu anki görüntü, önümüzdeki yıllarda bölgemizdeki mücadelenin şiddetlenerek artacağı yönünde.

Abdullah Nergiz

Ticarî havayolu sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.