Heathrow’da Sıkı Takip

Heathrow_smart_boardingLondra Heathrow Havalimanı.

Yolcu sayısı bakımından dünyanın en büyük üçüncü meydanı.

Senede 70 milyon yolcu, bu limanı kullanıyor.

Bir yıl içerisinde 500.000’e yakın uçağın iniş-kalkış yaptığı Heathrow’u ziyaret eden yolcuların %37’sini, aktarmalı (transit) olarak seyahat edenler oluşturuyor.

Toplam yolcuların %93’ü Heathrow’a, dış hat uçuşları ile ulaşıyor.

Ve tüm bu muazzam rakamlar sadece iki pist ile elde ediliyor.

Böylesine yoğun bir uçak ve yolcu trafiğini yönetmek başlı başına büyük ve koordineli bir çalışma gerektiriyor.

İşin pist tarafında, artık havacılık terminolojisine Heathrow Minute olarak geçen hızlandırılmış sistem uygulanıyor ve bazı durumlarda 45 saniye arayla uçaklara kalkış izni veriliyor.

Ayrıca limanın uçak trafiği açısından toplam kapasitesini iki katına çıkarmayı amaçlayan üçüncü bir pistin inşaası da gündemdeki sıcaklığını koruyor.

Diğer tarafta ise, yolcu terminallerindeki yoğun hareketliliğin idaresi bulunuyor.

Heathrow’da, bir tanesi (Terminal 2) bakımda olmakla birlikte toplamda beş farklı yolcu terminali bulunuyor:

Terminal 1 – 13,6 milyon yolcu ve 119.183 uçuş

Terminal 2 – Bakımda; 2014 yılında açılacak.

Terminal 3 – 18,6 milyon yolcu ve 96.326 uçuş

Terminal 4 – 9,8 milyon yolcu ve 59,955 uçuş

Terminal 5 – 28,1 milyon yolcu ve 193,440 uçuş

Heathrow_smart_boarding_001Heathrow`da Sıkı Takip

Check-in yaptırdığı halde uçağı kaçıran (no-show) yolcular, Heathrow gibi yoğun havalimanlarında büyük sorunlara yol açabiliyor.

Özellikle de bu yolcuların bavullarının uçaktan indirilmesi gerektiği düşünüldüğünde.

Böyle durumlarda uçak, kalkış slotunu kaçırıp sıranın en arkasına düşebiliyor. Sonuç olarak en az 15-20 dakika süren gecikmeler, hem havalimanı trafiğini hem de yolcuları menfî biçimde etkilemeye başlıyor.

Virgin Atlantic tarafından Terminal 1 ve Terminal 3’te bir hafta boyunca yapılan ölçümlere göre, 35.000 yolcunun %44’ü biniş kapılarına geç kalma tehlikesi yaşadı.

Bu yolculardan 700 tanesine “acele etmeleri gerektiği” söylenirken, 10 tanesi uçaklarını kaçırdı.

Heathrow Havalimanı işletmesi tarafından gerçekleştirilen bir başka araştırmaya göre ise, Terminal 1, 2 ve 4’te geçtiğimiz yıl boyunca geç kalan yolcular sebebiyle 50.000 dakikalık rötar yaşanırken, bu gecikmelerin maliyeti 3,5 milyon Pound olarak hesaplandı.

Heathrow’da, yolcuların biniş kapılarına zamanında varmalarını sağlamak amacıyla, biniş kartlarından (boarding pass) faydalanmaya başlanacak.

Bir yolcu Heathrow’da en geç 30 dakika kalana kadar biniş kapısından geçmiş olmalı. Aksi takdirde uçağa alınmıyor.

Bu yüzden, yolcu check-in işlemi yapıp, kendisi için bir biniş kartı üretilmesinin ardından, sistem tarafından takip edilecek.

Pasaport kontrolünden geçerken artık yolcular boarding pass’ı okutmak zorunda olacak.

Boarding saatine kalan süre tehlikeli seviyelere inmeye başlamışsa, yolcu burada bulunan ekranlar üzerinden ikaz edilecek ve başka hiç bir yerde (duty free shop, cafe, tuvalet gibi) vakit kaybetmeden doğrudan biniş kapısına gitmesi gerektiği hatırlatılacak.

Boarding’in bitişine kalan süre, uçuşa yetişmek için yeterli olamayacak bir seviyeye inmişse, yolcu yine ekran üzerinden ikaz edilerek, check-in bankosuna geri dönmesi ve havayolu yetkilileriyle görüşmesi tavsiye edilecek.

Ayrıca yolcunun durumu eş zamanlı bir biçimde, havayolu şirketlerinin ilgili birimlerine de iletilerek, gereksiz beklemelerin önüne geçilmiş olunacak.

“Positive boarding” olarak adlandırılan bu uygulama şu anda Terminal 1 ve 3’te işler vaziyette.

Terminal 4’te ise Eylül ayında devreye girecek.

British Airways, kendi özel terminalinde (Terminal 5) benzer bir uygulama olan “Ready to Fly” sistemini kullanıyor.

Yeni Uygulamaya Yönelik Elestiriler

Henüz yeni yeni başlayan bu proje hakkında yolculardan gelen en önemli eleştiri, gecikme sorununa çözümün, havalimanı yerine yolcu tarafında aranıyor oluşu.

Zira özellikle güvenlik kontrollerinde kaybedilen süre, bazı durumlarda yolcuları çileden çıkaracak boyuta ulaşabiliyor.

Bunun yanı sıra, RFID teknolojisi yerleştirilmiş biniş kartlarıyla, yolcuların havalimanı içerisindeki yerinin çok daha kesin ve kolay bir biçimde tespit edilip, kapıya gidiş çağrısının daha etkin bir biçimde yapılabileceğini söyleyenler de var.

Her geçen gün artan havayolu trafiği düşünüldüğünde, önümüzdeki on yılların havalimanlarının şimdikine göre çok daha farklı tasarlanması kaçınılmaz gibi görünüyor.

Abdullah Nergiz

Havacılık sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.