Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) yeni genel direktörü Saadia Zahidi olacak.
Havacılık sektörünün dışından gelen Saadia Zahidi, 1 Kasım 2026 tarihinde göreve başlarken, kurumun dokuzuncu genel direktörü ve bu göreve getirilen ilk kadın ünvanını kazanacak.
3 Ağustos 2026 itibarıyla Hindistanlı taşıyıcı IndiGo’nun başına geçecek mevcut Genel Direktör Willie Walsh’ın görev süresi 31 Temmuz’da sona erecek.

Walsh’ın ardından 1 Kasım’a kadar IATA Mali İşler Direktörü ve Kurumsal Hizmetlerden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Sandrine Le Borgne, bu görevi vekâleten yürütecek.
Saadia Zahidi’nin seçilmesi, IATA’nın yakın dönem yönetim geleneği açısından dikkat çekici bir değişim anlamına geliyor.
Kurumun son genel müdürlerinin büyük bölümü, daha önce havayolu şirketlerinde üst düzey görevlerde bulunmuş isimler arasından seçilmişti. Zahidi ise havacılık sektörünün dışından geliyor.
Bununla birlikte Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu’nda (WEF) yirmi yılı aşkın bir deneyime sahip. Hâlen WEF Yönetim Kurulu üyesi ve genel müdür olarak görev yapan Zahidi, kurduğu Yeni Ekonomi ve Toplum Merkezi’ni de yönetiyor. Geleceğin Meslekleri, Küresel Cinsiyet Uçurumu, Geleceğin Büyümesi ve Başekonomistler Görünümü raporlarının hazırlanmasında önemli rol üstleniyor.
Ekonomi alanında eğitim alan Zahidi, Smith College mezunu. Uluslararası ekonomi yüksek lisansını Cenevre’deki Graduate Institute’ta, kamu yönetimi yüksek lisansını ise Harvard Üniversitesi’nde tamamladı. İsviçre ve Pakistan vatandaşlığı bulunuyor.
Atama, 370’ten fazla havayolunu ve küresel hava trafiğinin yaklaşık yüzde 85’ini temsil eden IATA’nın önceliklerinde de farklı bir vurguya yol açabilir. Zahidi’nin ekonomi, iş gücü, teknoloji ve sürdürülebilirlik alanlarındaki geçmişi, kuruma daha geniş bir bakış açısı kazandırabilir.
Gelgelelim yeni genel direktör, artan jeopolitik riskler, yüksek yakıt fiyatları, yeni uçak teslimatlarındaki sıkıntılar ve sürdürülebilir havacılık yakıtının sınırlı arzı gibi zorlu dosyalarla karşılaşacak.
Havayolu yönetimi deneyiminin bulunmaması başlangıçta soru işareti yaratsa da IATA’nın tercihi, sektörün karşı karşıya olduğu sorunların artık yalnızca havayolu işletmeciliği çerçevesinde ele alınamayacağına işaret ediyor.
