Alaska Air Group, Hawaiian Airlines’ı satın almasının ardından başlattığı dönüşümü, premium ürünler ve uluslararası ortaklıklarla hızlandırıyor.
Şirket bu kapsamda, Alaska Airlines için “Aurora”, Hawaiian Airlines içinse “Leihōkū” adını verdiği yeni üst sınıf ürünlerini tanıttı.

Tamamen yatabilen ve mahremiyeti artırmak amacıyla bir de kapısı bulunan Aurora Suite koltuklarından Boeing 787-9’larda 34, gelecekte filoya katılacak 787-10’larda 40 adet bulunacak.
En az 25 adet Boeing 737-10 MAX ise kıtalararası bazı uçuşlarda kullanılmak üzere 12’şer Aurora Suite ile donatılacak.

Hawaiian Airlines’ın 24 uçaklık Airbus A330 filosunun iç mekânı da 2028’den itibaren tümüyle yenilenecek. Bu uçaklarda 22 Leihōkū Suite yer alırken, premium koltukların toplam kapasitedeki payı yüzde 30’dan yüzde 40’a çıkacak.
Grup ayrıca “Premium Reserve” adlı yeni bir premium ekonomi sınıfını devreye sokacak.

2028’de başlaması planlanan uygulama, Alaska’nın Boeing 787-9 ve 787-10’ları ile seçili 737-10 MAX’larını, ayrıca Hawaiian’ın A330’larını kapsayacak. Koltuk aralığı 38 inç olacak Premium Reserve bölümünde ayak ve baldır desteği, 16 inçlik 4K ekran ve geliştirilmiş ikram sunulacak.
Yatırım yalnızca uçak kabiniyle sınırlı kalmıyor.
Seattle’da 2027’nin sonlarında açılması planlanan yaklaşık 3.800 metrekarelik tesiste, 500 kişilik Alaska Lounge ile 200 kişilik Aurora Lounge yan yana bulunacak. Honolulu’da yaklaşık 1.200 metrekarelik Hawaiian Lounge’un, San Diego’da ise yaklaşık 1.300 metrekarelik Alaska Lounge’un 2028’de hizmete girmesi hedefleniyor.
Alaska Air Group, premium gelirlerin toplam içindeki payını 2030’a kadar yüzde 35’ten yüzde 40’ın üzerine çıkarmak istiyor.
Şirket aynı dönemde Seattle’dan hizmet verdiği kıtalararası noktaların sayısını yediden en az 15’e yükseltmeyi planlıyor. Havayolu 101’de daha önce ele aldığım Seattle – Roma hattı, bu küreselleşme stratejisinin ilk önemli adımlarından biriydi.
Planın diğer ayağında American Airlines bulunuyor.
Alaska, American’ın British Airways, Iberia, Finnair, Aer Lingus ve LEVEL ile kurduğu Atlantik ortak girişimine ve Japan Airlines ile yürüttüğü Pasifik ortak girişimine katılmak istiyor.
Bu yapı, şirketlerin uluslararası hatlarda tarife ve fiyatları birlikte planlayıp geliri paylaşabilmesine imkân veriyor. Lâkin süreç henüz tamamlanmış değil. ABD Ulaştırma Bakanlığından antitröst muafiyeti ve ilgili diğer ülkelerin düzenleyici onayları gerekiyor.
Alaska yönetimi, premium yatırımların hisse başına kâra üç ilâ dört dolar, faaliyet kâr marjına da iki ilâ üç puan katkı sağlayabileceğini hesaplıyor.
Gelgelelim bu beklenti, premium talebin korunmasına ve jet yakıtı fiyatlarının gerilemesine bağlı.
Dolayısıyla açıklanan program, Alaska’yı küresel bir havayoluna dönüştürme yolunda iddialı bir adım olsa da sonuçları ancak yeni kabinlerin, salonların ve ortaklıkların devreye girmesiyle ölçülebilecek.
