Bir Havalimanındaki “En Kirli” Yer Neresidir?

Her yıl uçakla seyahat eden milyarlarca yolcu havalimanlarını kullanıyor.

Özellikle büyük havalimanları adeta birer Birleşmiş Milletler Genel Kurulu görünümüne sahip.

Onlarca farklı milletten kişi, havayolu seyahatinin artık olağan hâle gelen telaşı içerisinde bir yerden diğerine koşuşturuyor.

Havalimanları bu yüzden aynı zamanda, bulaşıcı hastalıkların yayılması için son derece elverişli bir ortam sağlıyor.

Kasım 2002 – Temmuz 2003 döneminde Güneydoğu Asya’da ortaya çıkan solunum yetersizliği (SARS: severe acute respiratory syndrome) salgını, günümüzde bu gibi hastalıkların ne kadar kolay ve hızlı bir biçimde yayılabileceğine bir örnek teşkil etmişti.

SARS salgını sırasında bir çok kişi havayolu ile seyahat etmekten uzak durmu ve bunun sonucunda yolcu sayısında son derece sert bir düşüş meydana gelmişti.

Havayolu sektörü üzerinde SARS kadar olumsuz sonuçlara sebep olmasa da, 2009 yılında yaşanan domuz gribi vakaları gözlerin yine havalimanlarına dönmesine yol açmıştı.

Bugün artık önde gelen havalimanlarının bir çoğunda, ülkeye giriş yapan yolcuların ateşini anlık bir biçimde ölçebilen termal kameralar bulunuyor.

Yolculardan vücut ısısı 38,5 dereceyi geçenler tespit edilerek hemen karantina odasına götürülüyor. Gereken kontroller sonrasında bir virüs tespit edilmesi halinde yolcu, bir ambülansla hastaneye sevk ediliyor.

Geçtiğimiz Eylül ayının sonunda Newark Havalimanı’nda, Tel Aviv’den gelen bir yolcuda kızamık vakasına rastlanmıştı.

New Jersey Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, 28 Eylül 2018 tarihinde sabah saat 05:30 – 10:30 arasında havalimanının B terminalini kullanmış olan yolcu ve personelin, söz konusu kızamık virüsüne maruz kalmış olabileceği belirtilmiş ve bu kişilerin kızamık belirtilerine karşı dikkatli olmaları tavsiye edilmişti.

Benzer bir durum yine geçtiğimiz Ağustos ayında Southwest Airlines uçuşlarında yaşanmış ve dört farklı uçuştaki tüm yolcular kızamık riskini karşı uyarılmıştı.

Bir Havalimanındaki “En Kirli” Yer Neresidir?

İş böyle olunca insanın aklına ister istemez, havalimanlarının en kirli olabilecek noktalarından mümkün mertebe kaçınmak gerektiği geliyor.

Sizce bir havalimanındaki en kirli yer neresidir?

ABD’nin üç büyük havalimanında yapılan bir araştırmaya göre, self check-in kiosklarının ekranları, çok büyük bir farkla en kirli yer olarak tespit edildi.

Bu ekranlar, ortalama bir evdeki bir klozet kapağındakine nispeten tam 1.475 kat daha fazla bakteri barındırıyor.

Self check-in kiosklarının ekranlarındaki her 6,5 cm²’ye düşen ortalama bakteri miktarı, 253.857 CFU olarak ölçüldü.

(Colony Forming Units: Biyometride mikroorganizmaların makroskopik sayımında kullanılan ölçü birimi)

Bu sayının ortalama olduğunu ve söz konusu araştırmada incelenen kiosklardan bir tanesindeki CFU miktarının 1 milyonu aştığını hemen belirtelim.

Yolcuların terminal içerisinde oturduğu koltukların kolçakları (21.630 CFU) ve içme suyu musluklarının açma kapama düğmeleri (19.181 CFU), kiosk ekranlarını, havalimanlarındaki en kirli ikinci ve üçüncü noktalar olarak takip ediyor.

Kiosklardaki CFU miktarıın yüksekliğine dikkat!

Bununla birlikte, çok da telaş etmemek gerekiyor.

Kioskla işiniz bittiğinde ellerinizi yıkamanız veya dezenfekte edici bir jel veya mendille temizlemeniz, temas yoluyla bulaşabilecek bir çok hastalığı daha en baştan engelleyecektir.

Abdullah Nergiz

Ticarî havayolu sektöründe, hem havayolu hem de havalimanı tarafında 20 yıla yakın profesyonel tecrübesi bulunan Dr. Abdullah Nergiz, Türkiye'nin ilk havacılık blogu olan Havayolu 101'in kurucusu ve baş editörüdür. Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarını Türkiye sivil havacılık tarihi üzerine yapmış olan Nergiz, halen profesyonel kariyerinin yanı sıra özel bir üniversitede havacılıkla ilgili ders vermeye devam etmektedir.